Arama

ibra etmek

erlassen

İbrani

Hebräer(in) [der

İbranice

hebräisch

ibraz

Zeigen, Vorlegung [die

ibraz etmek

produzieren, vorweisen, vorzeigen, zeigen

ibrazında

auf nach Sicht

ibre

Griffel, Nadel [die

ibret

Beispiel, Denkzettel [der

ibret verici

exemplarisch

ibrik

Kanne

innere(r, s); nach innen; Innere(s)

iç açıcı

erfreulich, lieblich

iç çamaşırı

Unterwäsche, Wäsche [die

iç deniz

Binnenmeer

iç eteklik

Unterrock

iç huzuru

Seelenfriede(n)

iç içe

ineinander

iç lastik

Schlauch

iç lastiksiz

schlauchlos

iç politika

Innenpolitik

iç savaş

Bürgerkrieg

iç sıkıntısı

Unruhe, Beklemmungen

iç ticaret

Binnenhandel

icabet

Zusage

icabet etmek

einer Sache Folge leisten, erhören, zusagen

icabı halinde

gegebenenfalls, nötigenfalls

icabında

allenfalls, äußerstenfalls, eventuell, gegebenenfalls, zur Not

icap

Bedarfsfall, Erfordernis [das

icap ederse

notfalls

icap etmek

nötig sein

icap ettirmek

benötigen

icar

Miete

icat

Erfindung

icat etmek

erfinden

içbükey

konkav

içecek

Getränk, Trunk [der

içecek kamışı

Trinkhalm

içeri almak

einlassen, vorlassen, zulassen

içeri bırakmak

einlassen, zulassen

içeri gelmek

hereinkommen

içeri getirmek

einbringen

içeri girmek

hereinkommen, hineingehen

içeri sokmak

hereinlassen

içerik

Gehalt, Inhalt [der

içerisinde

innen

içerisine

hinein

içeriye

herein, rein

içeriye almak

hereinlassen

içeriye dalmak

hereinstürzen

içeriye doğru

einwärts

içermek

beinhalten, einschließen, enthalten, implizieren, umfassen

içgüdü

Antrieb, Instinkt [der

içgüdüsel

instinktiv, triebhaft

içi boş

hohl, taub

içi dışı bir

ehrlich

içi fesat dolu

bösartig

içi rahat olmak

ein gutes Gewissen haben

içilir

genießbar, trinkbar

içilmez

ungenießbar

içim

Trunk

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog