Arama

için

für, damit, pro, zu

için için

innerlich

için için yanmak

glimmen, schwelen

içinde

in, innen, innerhalb, binnen, drinnen, einbegriffen, einschließlich, inklusive, unter

içindeki

Inhalt

içindekiler

Gehalt, Übersicht [die

içinden

hindurch, durch, quer

içine

hinein, in, rein, unter

içine akıtmak

eingießen

içine akmak

einlaufen, einfließen

içine almak

einbeziehen, einnehmen, enthalten, fassen, implizieren

içine atmak

einwerfen

içine çekmek

aufsaugen, hineinziehen, inhalieren

içine doğma

Ahnung

içine doğmak

ahnen, jdm schwant etw

içine etmek

verpfuschen, versalzen

içine işlemek

durchschlagen, schwernehmen

içine kapanık

verschlossen

içine kapanıklık

Verschlossenheit

içine kapanmak

abkapseln

içine koymak

einlegen, einsetzen, einstellen, hineinlegen

içine kurt düşmek

stutzen

içine sokmak

eindrücken, einstecken, hineinstecken

içine yerleştirmek

einbauen

içini açmak

sich jdm anvertrauen, jdm eröffnen

içini çekmek

seufzen, stöhnen

içini dökmek

sich jdm anvertrauen

içirmek

durchtränken, einflößen, eingeben

içişleri

innere Angelenheiten

içişleri bakanı

Innenminister

içişleri bakanlığı

Innenministerium

içki

Getränk

içki âlemi

Sauferei

içki bağımlılığı

Trunksucht

içki düşmanı

Abstinenzler

içki fabrikası

Brennerei

içki içmek

picheln, etwas trinken

içki mahmurluğu

Kater, Katzenjammer [der

içki satan yer

Ausschank

içki satışı

Ausschank

içki satma ruhsatı

Schankerlaubnis, Schankkonzession [die

içki yasağı

Alkoholverbot

içkici

Säufer, Trinker [der

içkicilik

Sauferei

içkili

mit Alkoholausschank; angetrunken

içkili araba kullanma

Trunkenheit am Steuer

içli

empfindlich, rührselig, sensibel, sentimental

içli dışlı

intim, nahestehend, vertraut

içli dışlı olmak

befreundet sein

içlilik

Empfindlichkeit, Sentimentalität [die

içme

Genuß, Kurort [der

içme suyu

Trinkwasser

içmek

trinken, genießen, sich einverleiben, saufen; (sigara) rauchen

içmeler

Heilbad

içmimar

Tapezierer

içoğlanı

Knappe, Page [der

icra

Ausführung, Ausübung [die

icra etmek

ausführen, ausüben, durchführen, vollstrecken, vollziehen, vornehmen, vortragen

icra memuru

Gerichtsvollzieher

icraat

Leistung

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog