Arama

Yeni doğan çocuklar Hz. Peygamber (sav)'a getirilirdi. O da bunlara mübarek olmaları için dua eder, tahnikde bulunurdu."

Müslim, Edeb, 27 (2147); Ebu Davud, Edeb 116, (5106)
İsim Ve Künye Hakkında Müteferrik Hadisler | İSİM VE KÜNYE BÖLÜMÜ | Aişe

Hz. Fatıma (ra) oğlu Hasan (ra)'ı doğurduğu zaman, Resulullah (sav)'ı kulağına ezan okurken gördüm" (Tirmizi hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Rezin şu ziyadeyi kaydeder: "Kulağına ihlas süresini okudu, hurma ile tahnik etti ve ismini koydu.")

Ebu Davud, Edeb 116, (5105); Tirmizi, Edahi 17, (1514)
İsim Ve Künye Hakkında Müteferrik Hadisler | İSİM VE KÜNYE BÖLÜMÜ | Ebu Rafi

Hz. Ömer bir adama: "İsmin nedir?" diye sordu. Adam "Cemre (kor)" dedi. "Kimin oğlusun?" diye tekrar sordu. Adam: "İbnu Şihab (alev) deyince "Kimlerden?" dedi. Adam: "Humkalardan." "Eviniz nerede?" diye sordu. "Harretu'n-Nar'da" cevabını alınca, "hangisinde?" dedi. "Zatı Leza'da" cevabını alınca; Hz. Ömer (ra) "Ailene yetiş, yanıyorlar!" dedi. Gerçekten durum aynen Hz. Ömer'in dediği gibiydi"

Muvatta, İsti'zan 25 (2,973)
İsim Ve Künye Hakkında Müteferrik Hadisler | İSİM VE KÜNYE BÖLÜMÜ | Yahya İbnu Said

Resulullah (sav)'ın şöyle dediğim işittim: "İpek ve ibrişim elbise giymeyin. Altın ve gümüş kaplardan su içmeyin, onlarda yemek yemeyin. Zira bu iki şey dünyada onlar (kafirler), ahirette de sizin içindir."

Buhari, Et'ime 28, Eşribe 28, Libas 25; Müslim, Libas 4, (2067); Tirmizi, Eşribe 10 (1879); Ebu Davud, Eşribe 17 (3723); Nesai, Zinet 87, (8, 198, 199); İbnu Mace, Eşribe 17, (3414)
Kaplar | KAPLARLA İLGİLİ BÖLÜM | Huzeyfe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gümüş kaptan su içen, karnına cehennem ateşi dolduruyor demektir." Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle denir: "Kim altın veya gümüş bir kaptan içerse..."

Buhari, Eşribe 28; Müslim, Libas 1, (2065); Muvatta, Sıfatu'n-Nebi 11 (2, 924-925); İbnu Mace, Eşribe 17 (3413)
Kaplar | KAPLARLA İLGİLİ BÖLÜM | Ümmü Seleme

Biz Hz. Peygamber (sav)'le birlikte gazveye çıkmıştık. Savaş sonunda elde ettiğimiz ganimetler arasında müşriklerin kap-kacak ve su kapları da vardı. Biz bunları kullanıyorduk. Resulullah (sav) hiç bir zaman niye kullanıyorsunuz diye ayıplamadı."

Ebu Davud, Et'ime 46, (3838)
Kaplar | KAPLARLA İLGİLİ BÖLÜM | Cabir

Ben Hz. Peygamber (sav)'e "Ey Allah'ın Resulü, biz Ehli Kitab'ın yaşadığı bir yerdeyiz. Onların kap kacaklarından yiyip içebilir miyiz? diye sordum. Dedi ki: "Onlarınkinden başka kap-kacak bulabilirseniz onlarınkinden yemeyin. Başka birşey bulamazsanız onları yıkadıktan sonra kullanın." (Tirmizi hadisin sahih olduğunu söyledi. Metin Tirmizi'deki metindir)

Ebu Davud, Et'ime 46 (3839); Tirmizi, Siyer 11, (1560)
Kaplar | KAPLARLA İLGİLİ BÖLÜM | Ebu Sa'lebe el-Huşeni

Hz. Ömer (sav) sıcak su ile ve bir Hıristiyan kadının evinde onun su kabıyla abdest aldı. (Bu rivayeti Rezin tahric etti. Derim ki: Bunu Buhari bab başlığı olarak kaydetmiştir. Doğrusunu Allah bilir.)

Buhari, Vudu 43
Kaplar | KAPLARLA İLGİLİ BÖLÜM | İbnu Ömer

Hz. Peygamber (sav) birgün yere çubukla, kare biçiminde bir şekil çizdi. Sonra, bunun ortasına bir hat çekti, onun dışında da bir hat çizdi. Sonra bu hattın ortasından itibaren bu ortadaki hatta istinad eden bir kısım küçük çizgiler attı. Resulullah (sav) bu çizdiklerini şöyle açıkladı: Şu çizgi insandır. Şu onu saran kare çizgisi de eceldir. Şu dışarı uzanan çizgi de onun emelidir. (Bu emel çizgisini kesen) şu küçük çizgiler de musibetlerdir. Bu musibet oku yolunu şaşırarak insana değmese bile, diğer biri değer. Bu da değmezse ecel oku değer.

Buhari, Rikak 3; Tirmizi, Kıyamet 23, (2456); İbnu Mace, Zühd 27, (4231)
Ecel Ve Emel | EMEL VE ECEL BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) yere bir çizgi çizdi ve: "Bu insanı temsil eder" buyurdu. Sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek: "Bu da ecelini temsil eder" buyurdu. Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra "Bu da emeldir" dedi ve ilave etti: "İşte insan daha böyle iken (yani emeline kavuşmadan) ona daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir."

Buhari, Rikak 4; Tirmizi, Zühd 25, (2335); İbnu Mace, Zühd 27, (4232)
Ecel Ve Emel | EMEL VE ECEL BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) omuzumdan tuttu ve: "Sen dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol" buyurdu. İbnu Ömer (radıyallahu anh) hazretleri şöyle diyordu: "Akşama erdinmi, sabahı bekleme, sabaha erdinmi akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap." (Tirmizi'nin rivayetinde, "yolcu gibi ol sözünden sonra şu ziyade var: "Kendini kabir ehlinden added.")

Buhari, Rikak 2; Tirmizi, Zühd 25, (2334)
Ecel Ve Emel | EMEL VE ECEL BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) elindeki iki çakıl(dan birini yakına, diğerini uzağa) atarak: "Şu ve şu neye delalet ediyor biliyor musunuz?" dedi. Cemaat: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dediler. Buyurdu ki: "Şu (uzağa düşen) emeldir, bu (yakına düşen) de eceldir. (Kişi emeline ulaşmak için gayret ederken ulaşmadan oluverir)".

Tirmizi, Emsal 7, (2874)
Ecel Ve Emel | EMEL VE ECEL BÖLÜMÜ | Büreyde

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ecelini altmış yaşına kadar uzattığı kimselerden Cenab-ı Hakk, her çeşit özür ve bahaneyi kaldırmıştır." (Metin Buhari'den alınmıştır. Tirmizi'nin metni şu şekildedir: "Ümmetimin vasati ömrü 60-70 yıldır. Bunu aşabilenler azınlıkta kalacaklardır." Rezin der ki: "Çoklukla ölümün cereyan ettiği dönem 60-70 yaş arasıdır. Allah, kime ömründe 40'ına kadar mühlet verdi ise, ondan özrü kaldırmıştır.")

Buhari, Rikak 4; Tirmizi, Da'vat 113, (3545), Zühd 23 (2332); İbnu Mace, Zühd 27, (4236)
Ecel Ve Emel | EMEL VE ECEL BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Bir adam gelerek: "Ey Allah'ın Resulü iyi davranıp hoş sohbette bulunmama en ziyaade kim hak sahibidir?" diye sordu. Hz. Peygamber (sav): "Annen!" diye cevap verdi. Adam: "Sonra kim?" dedi, Resulullah (sav) "Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar: "Sonra kim?" dedi Resulullah (sav) yine: "Annen!" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: "Sonra kim?" Resulullah (sav) bu dördüncüyü: "Baban!" diye cevapladı."

Buhari, Edeb 2; Müslim, Birr 1, (2548)
Ebeveyne İyilik | BİRR (EBEVEYNE İYİLİK) BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Ceddi bulunan Küleyb el-Hanefi (ra)'den anlattığına göre, kendisi Resulullah (sav)'a gelerek sormuştur: "Ey Allah'ın Resulü kime karşı iyilik yapayım?" Hz. Peygamber (sav) şu cevabı vermiştir: "Annene, babana, kızkardeşine, oğlan kardeşine, bunu takip eden azadlına. Bu iyiliği de, üzerine vacib olan bir hakkın ödenmesi, yani, sıla-ı rahmin yerine getirilmesi olarak yapacaksın. (Nafile, ihtiyari, hasbi bir davranış tatavvu grubuna giren bir amel olarak değil)".

Ebu Davud, Edeb 129, (5140)
Ebeveyne İyilik | BİRR (EBEVEYNE İYİLİK) BÖLÜMÜ | Küleyb İbnu Menfa'a

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog