Arama

Resulullah (sav): "Kadına dübüründen temas eden mel'undur" buyurdular."

Ebu Davud, Nikah 46, (2162)
Livata Ve Hayvana Temasın Haddi | HUDUD BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala hazretleri, erkeğe temas eden veya kadınlara arka uzvundan temas eden erkeğe (kıyamet günü rahmet nazarıyla) bakmaz."

Tirmizi, Rada 12, (1165)
Livata Ve Hayvana Temasın Haddi | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Resulullah (sav): "Kim bir hayvana temas öderse onu öldürün, hayvanı da beraber öldürün" buyurdu. İbnu Abbas'a: "Hayvanın günahı ne (o niçin öldürülsün?)" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "(Bu hususta Resulullah'tan bir şey işitmedim). Tahminimce eti yenmesin veya ondan istifade edilmesin diyedir. Zira ona, bu muamele yapılmıştır." (Ebu Davud ve Tirmizi'de şu rivayet de gelmiştir: "Hayvana temas edene bir hadd takdir edilmemiştir.")

Ebu Davud, Hudud 30, (4464); Tirmizi, Hudud 23, (1454)
Livata Ve Hayvana Temasın Haddi | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Maruz kaldığım iftiradan beni temize çıkaran vahiy indiği zaman, Resulullah (sav) minbere çıkıp, durumu hatırlattı ve ilgili ayeti (Nur 11-23) tilavet buyurdu. Minberden inince iki erkek ve bir kadına kazf haddi vurulmasını emretti. Ve derhal icra edildi. Burada hadd icra edilen şahıslar Hassan İbnu Sabit, Mistah İbnu Üsase ve Hamna Bintu Cahş (ra) idi."

Ebu Davud, Hudud 35, (4474, 4475)
Kazf (İftira) Haddi | HUDUD BÖLÜMÜ | Aişe

Ömer İbnu Abdilaziz (ra) iftira sebebiyle bir köleye seksen sopa vurdu. Ebu'z-Zinad der ki: "Bu hüküm hakkında, Abdullah İbnu Amir İbni Rebia'ya sordum. Bana şu cevabı verdi: "Ben, Osman İbnu Affan ve arkadan gelen diğer halifelerin zamanlarına yetiştim, hiç birisinin iftira sebebiyle köleye kırktan fazla vurduğunu görmedim!"

Muvatta, Hudud 17, (2,828)
Kazf (İftira) Haddi | HUDUD BÖLÜMÜ | Ebu'z-Zinad

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir insan diğer bir insana: "Ey Yahudi" diye hitab edecek olursa ona yirmi sopa vurun. "Ey muhannes (kadınlaşmış)" diyecek olursa yine o kadar ceza verin. Nikahı haram olan birine, bunu bilerek muvakaa (aşk-ı memnu) yaparsa öldürün."

Tirmizi, Hudud 28, (1462)
Kazf (İftira) Haddi | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Resulullah (sav) zamanında, hırsızın eli, bir deri kalkanın değerinden daha düşük bir eşya için kesilmezdi. Kalkan, türs veya hacefe diye iki çeşitti, ikisinin de belli bir değeri vardı."

Buhari, Hudud 13; Müslim, Hudud 5, (1684); Muvatta, Hudud 24, (2, 832); Tirmizi, Hudud 16, (1445); Ebu Davud, Hudud 11, (4383); Nesai, Sarik 9, (8, 77-81)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav) üç dirhem kıymetindeki bir kalkanı çalan hırsızın elini kesti.

Buhari, Hudud 13; Müslim, Hudud 6, (1684); Muvatta, Hudud 24, (2, 832); Tirmizi, Hudud 16, (1446); Ebu Davud, Hudud 11, (4484); Nesai, Sarik 9, (8, 77-82)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Allah, bir yumurta çalıp da eli kesilen, bir ip çalıp da eli kesilen hırsıza lanet etsin." A'meş der ki: "Buradaki yumurtadan maksadın demir topağı olduğu, bazı iplerin de üç ve daha fazla dirhem ettiği kanaatinde idiler."

Buhari, Hudud 13, 7; Müslim, Hudud 7, (1687); Nesai, Sarik 1, (7, 65)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav)'a bir hırsız getirildi. Suçunu itiraf etmişti. Ancak çaldığı eşya beraberinde bulunmadı. Resulullah (sav), (hadden kurtarmak maksadıyla): "Senin çaldığını zannetmiyorum" dedi. Hırsız: "Hayır çaldım" diye te'yid etti. (Resulullah) sözlerini aynı şekilde iki veya üç kere tekrar etti. Sonunda, elinin kesilmesini emretti ve kesildi. Sonra hırsız Resulullah (sav)'a getirildi. Efendimiz: "Allah'a tevbe ve istiğfarda bulun!" diye nasihat etti. Adamcağız: "Allah'a tevbe ediyor, O'ndan mağfiret diliyorum" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) da: "Allahım, onu mağfiret et!" diyerek üç kere duada bulundu."

Ebu Davud, Hudud 8, (4380); Nesai, Sarik 3, (8, 67)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Ümeyye el-Mahzumi

Hırsızlık yapan Mahzumlu kadının durumu Kureyşlileri fazlasıyla üzdü. "Bu kadın hakkında Resulullah (sav) nezdinde kim müessir bir şefaatte bulunabilir?" diye adam aradılar. "Bu işe, sadece Resulullah (sav)'ın çok sevdiği Üsame İbnu Zeyd (ra) cür'et edebilir" dediler. Üsame (huzura çıkarak), Resulullah (sav)'a şefaat talebinde bulundu. Efendimiz: "Allah'ın hududundan bir hadd hususunda şefaat mi taleb ediyorsun?" diye çıkıştı. Sonra kalkıp cemaate şu hitabede bulundu: "Sizden öncekileri helak eden şey şudur: İçlerinden şerefli birisi hırsızlık yaptı mı onu terkedip (ceza vermezlerdi). Aralarında kimsesiz zayıf birisi hırsızlık yapınca derhal ona hadd tatbik ederlerdi. Allah'a yemin olsun! Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsa mutlaka onun da elini keserdim." (Ebu Davud ve Nesai'nin, İbnu Ömer (ra)'den kaydettikleri bir rivayette şöyle denmiştir: "Mahzum kabilesinden bir kadın, mal istiare ederdi." Nesai'de şu ziyade mevcuttur: "Mahzumlu kadın (tanınmış komşularının) diliyle bazı malları ariyet olarak almıştı.")

Buhari, Hudud 11, 12, 14, Şehadat 8, Enbiya 50, Fedailu'l-Ashab 18, Megazi 52; Müslim, Hudud 8, 1688; Tirmizi, Hudud 9, (1430); Ebu Davud, Hudud 4, (4373, 4374); Nesai, Sarik 5, (8. 74, 75)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav)'a dalındaki meyveden sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "İhtiyaç sahibi olmak kaydıyla, eteğine almaksızın, sadece yiyene bir şey gerekmez." (Ebu Davud ve Nesai'de şu ziyade mevcuttur: "Kim ağaçtan beraberinde meyve götürürse, aldığının bedelini iki katıyla borçlanır ve ayrıca ceza da çeker. Kim de kurutma yerine getirilmiş olan meyveden bir şeyler çalar ve bunun miktarı da bir kalkanın değerine ulaşırsa kolunun kesilmesi gerekir. Kim de bu miktardan az çalarsa aldığı miktarın iki misli borç öder ve ayrıca ceza çeker." Nesai'de şu ziyade vardır: "Meradan çalınan koyun için el kesilmez. Eğer bu hayvan ağılda idiyse kalkan değerinde olanı için el kesilir.)

Tirmizi, Büyu 54, (1289); Ebu Davud, Hudud 12, (4390); Nesai, Sarik 11-12, (8, 84-86)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Amr İbni'l-As

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hurma özü için, ağacın başındaki meyve için, dağda otlayan (ağıla girmemiş) koyun için, ihanet edilen emanet için, yağmalanılan için, kapıp kaçırılan için el kesilmez."[Rezin ilavesidir.]

Rezin
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav)'a bir hırsız getirilmişti. "Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam sadece çaldı" denildi. Bunun üzerine "Öyleyse (elini) kesin!" dedi ve derhal eli kesildi. Sonra aynı adam ikinci sefer getirildi. Yine: "Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" dendi. Bunun üzerine "Öyleyse kesin!" dedi ve derhal (sol ayağı) kesildi. Sonra üçüncü sefer getirildi ve hırsızlık yaptığı söylendi. Hz. Peygamber: "Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" denildi. Bunun üzerine: "(Sol elini) kesin!" diye emretti. Sonra aynı adamı dördüncü kere getirdiler. "Öldürün onu!" buyurdu. Kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" dediler. Bunun üzerine "(Sağ ayağını da) kesin!" diye emir buyurdu. Aynı adam beşinci sefer getiririldi. Hz. Peygamber (sav): "Öldürün onu" diye emretti. Hz. Cabir (ra) der ki: "Adamı götürüp öldürdük. Sonra sürüyerek götürüp bir kuyuya attık. Üzerini de taşla doldurduk."

Ebu Davud, Hudud 20, (4410); Nesai, Sarik 15, (890,91)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Cabir

Resullah (sav): "Köle hırsızlık yaparsa, onu bir mangıra da olsa satın gitsin" buyurdular."

Ebu Davud, Hudud 22, (4412); Nesai, Sarik 16, (8,91)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog