Arama

(Yemenli) Kela' kabilesinden bir grubun malı çalındı. Bunlar, bir kısım dokumacıları itham ettiler. Dokumacıları alarak Hz. Peygamber (sav)'ın ashabından olan Nu'man İbnu Beşir'e getirdiler. Nu'man onları bir kaç gün hapsetti, sonra salıverdi. (Şikayetçiler), Nu'man'a gelip: "Sen onları dayaksız, azarsız salıverdin, olur mu?" dediler. Nu'man onlara: "Ne istiyorsunuz? Onları dövmemi istiyorsamz döverim. Malınız çıkarsa alırsınız. Ama dövdüğüm halde malınız çıkmazsa, onlara vurduğum kadar da size vururum" dedi. "Yani hükmün bu mu?" dediler. Nu'man (ra): "(Hayır bu benim değil), Allah ve Resulü'nün (sav) hükmüdür'" cevabını verdi.

Ebu Davud, Hudud 10, (4382); Nesai, Sarik 2, (8,66)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Ezher İbnu Abdillah el'Harazi

(Bir gün) Resulullah (sav) beni çağırarak: "İnsanlara (kitleler halinde) ölüm gelip, ev, yani kabir köle mukabilinde temin edilince halin ne olacak?" buyurdu. Ben: "Allah ve Resulü bilir- veya Allah ve Resulü benim için neyi (uygun bulup) seçerlerse olur-" diye cevap verdim. Resulullah (sav): "Sana sabır tavsiye ederim -veya sabret-" buyurdu." Hammad der ki: "Nebbaşın (yani mezarları açarak kefenleri çalanların) eli kesilmelidir" diye hükmedenler bu hadisle amel ettiler. Çünkü, nebbaş ölünün evine girmiş olmaktadır".

Ebu Davud, Hudud 19 (4409)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Ebu Zerr

Resulullah (sav) "Hırsız , kendisine hadd tatbik edildi ise borçlandırılamaz" buyurdu.

Nesai, Sarik 17 (8, 93)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Abdurrahman İbnu Avf

Resulullah (sav) şöyle hükmetti: "Kişi çalınan malını, hırsızlık ittihamı yapılmayan kimsenin elinde görünce dilerse malını hırsıza ödemiş olduğu bedeli ona ödeyerek alır, dilerse, hırsızın peşine düşer". Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman (ra) böyle hükmettiler.

Nesai, Büyu' 96 (7,313)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Üseyd İbnu Hudayr

Büsr İbnu Ertat (ra) demiştir ki: "Resulullah (sav)'ı dinledim: "Seferde eller kesilmez" diyordu." (Tirmizi'deki rivayette "gazvede..." denmiştir.)

Tirmizi, Hudud 20, (1450); Ebu Davud, Hudud 18, (4408); Nesai, Sarik 16, (8, 91)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Cünade İbnu Ümeyye

İki kişi, üçüncü bir şahsın hırsızlık yaptığına dair şahitlikte bulundular. Bunun üzerine Hz. Ali (ra) adamın kolunu kesti. Bu iki kişi gidip bir müddet sonra diğer bir adamı getirip: "Biz hata etmişiz, hırsızlığı yapan o değilmiş (bu imiş)" dediler. Hz. Ali (ra) bunların şahidliğini iptal ederek (getirdikleri bu şahıs aleyhinde kabul etmedi. Ayrıca) onlara, önceki adamın diyetini yükledi ve: "Bilsem ki siz bu işi bilerek yaptınız, kollarınızı keserdim" dedi.

Buhari, Diyat 21 (Bab başlığında senetsiz olarak kaydedilmiştir)
Hadd-i Sirkat | HUDUD BÖLÜMÜ | Şa'bi

Resullullah (sav), hamr için, hurma dalları ve nalınlarla hadd vurdu. Hz. Ebu Bekir (ra) kırk darbeyle hadd vurdu

Buhari, Hudud 2, 4; Müslim, Hudud 37, (1706); Tirmizi, Hudud 13, (1343); Ebu Davud, Hudud 26, (4479)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | Enes

Hz. Ömer (ra), hamr için uygulanması gereken haddin miktarı hususunda (Ashabla) istişarede bulundu. Hz. Ali (ra): "Seksen sopa vurulmasını uygun görüyorum" dedi. "Çünkü kişi, içince sarhoş olur, sarhoş olunca hezeyana düşer (saçmalar), hezeyana düştü mü iftira atar. (İftiranın cezası ise 80 sopadır)." Böylece Hz. Ömer (ra) içki içenler için haddi 80 sopa takdir etti.

Muvatta, Eşribe 2, (2, 842)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | Sevr İbnu Zeyd el-Dili

Huneyn'de iken Hz. Peygamber (sav)'e şarap içen bir adam getirildi. Resulullah (sav) (tahkiren) yüzüne toprak saçtı. Sonra Ashab'a emretti, ayakkabılarıyla ve ellerinde bulunan (deynek, çubuk vs) başka şeylerle adama "Yeter, çekin ellerinizi deyinceye kadar vurdular. Resulullah (sav)'ın vefatından sonra Hz. Ebu Bekir (ra) de içki içenlere kırk darbe vurdurdu. Arkadan Hz. Ömer (ra) de halifeliğinin başlangıcında kırk sopa vurdurmaya devam etti. Ancak, hilafetinin sonunda (insanlar azıp fısk artınca) seksen sopa vurdurdu. Hz. Osman (ra) ise iki kere hadd uyguladı: Birini kırk, diğerini seksen yaptı. Hz. Osman'dan sonra Hz. Muaviye (ra) haddi seksende sabit kıldı.

Ebu Davud, Hudud 37, (4487,4488)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | Abdurrahman İbnu Ezher

İçki haddi için, Resulullah (sav) kırk, Hz. Ebu Bekir kırk, Hz. Ömer (ra) seksen sopa vurdular. Hepsi de sünnettir. (Bu bana daha hoş geliyor).

Müslim, Hudud 38, (1702); Ebu Davud, Hudud 36, (4480, 4481)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | Ali

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim (ısrarla) içki içerse dördüncü sefere kadar kamçılayın, sonra (devam ederse) öldürün." (Ebu Davud'un, Kabisa İbnu Züeyb (ra)'den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir: "Resulullah (sav)'a şarap içmiş bir adam getirildi. Hemen celde yapıldı, sonra tekrar getirildi, yine celde yapıldı, sonra tekrar getirildi, yine celde yapıldı, sonra tekrar getirildi yine celde yapıldı ve öldürme kaldırıldı. Artık, ölüm cezası bir ruhsat olarak kaldırılmıştı.")

Ebu Davud, Hudud 37, (4482); Tirmizi, Hudud 15, (1444)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) hamr hususunda kesin bir hadd takdir etmedi. Bir adam içmiş, sarhoş olmuştu. Caddede yalpa yaparken kendisine rastladı. Adamı hemen tutup Resulullah (sav)'a getirmek için harekete geçtiler. Adam, Abbas (ra)'nın evinin hizasına gelince boşanıp kaçtı ve Abbas'ın evine girerek ona iltica etti. Durum Resulullah (sav)'a anlatılmıştı. Güldü ve: "Yani o bunları (kaçma, girme ve iltica) yaptı mı?" dedi. Hakkında herhangi bir emir vermedi.

Ebu Davud, Hudud, 36 (4476)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Hz. Ali (ra)'yi dinledim, şunu söylemişti: "Ben hadd vurduğum kimselerden biri ölecek olsa, içimde üzüntü duymam, ancak içki sebebiyle hadd vurduğum ölürse onun üzüntüsünü hissederim. Çünkü o ölecek olsa (yakınlarına) diyet öderim. Zira Hz. Peygamber (sav) içkinin haddi ile ilgili (kesin bir miktarı) sünnet kılmadı, içki haddiyle ilgili miktarı biz takdir ettik."

Buhari, Hudud 4; Müslim, Hudud 38, (1707); Ebu Davud, Hudud 36, (4486)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | Umeyr İbnu Said en-Nehai

Raviye "Köle içki içecek olursa ona tatbik edilecek haddin miktarı nedir?" diye sorulmuştu, şöyle cevap verdi: "Bana ulaştığına göre, ona, hüre verilen cezanın yarısını uygulamak gerekir. Hz. Ömer, Hz. Osman ve İbnu Ömer (ra) içkide, kölelerine, hürlere tatbik ettikleri haddin yarısını tatbik ederlerdi."

Muvatta, Eşribe 3, (2, 842)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu Şihab

Hz. Ömer (ra), içki sebebiyle Rebia İbnu Ümeyye'yi Hayber'e sürdü. Oradan kaçıp Herakliyus'a giderek Hıristiyanlığa geçti. Hz. Ömer (ra) bu hadise üzerine: "Bundan böyle hiçbir Müslümanı sürmeyeceğim" dedi.

Nesai, Eşribe 47, (8,319)
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | Said İbnu'l Müseyyeb

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog