Arama

Lakabı Hımar olan bir adam vardı. Bu zat zaman zaman Resulullah (sav)'ı güldürürdü. Hz. Peygamber bu adamı, içki sebebiyle dövdürmüştü. Bir gün yine içki suçuyla getirildi. Resulullah emretti, celde uygulandı. Cemaatten birisi: "Allah'ım şu adama lanet et! Kaç sefer içki sebebiyle getirildi, bir türlü ıslah olmuyor" diye beddua etti. Resulullah ş (sav): "Ona lanet etmeyin. Allah'a yeminle söylüyorum, bu adam hakkında bildiğim bir şey varsa o da Allah ve Resulü'nü (samimiyetle) sevmiş olmasıdır" buyurdu. (Ebu Davud'da, Ebu Hüreyre (ra)'den kaydedilen bir rivayette: "Böyle söylemeyin, fakat şöyle deyin: "Ey Allahım, ona rahmet et, onun taksiratını affet!" buyurmuştur.)

Buhari, Hudud 5
Haddü'l Hamr | HUDUD BÖLÜMÜ | Ömer

İbnu Ömer'den naklettiğine göre, İbnu Ömer (ra) Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Kim şefaat ederek, Allah'ın haddlerinden birinin tatbik edilmesine mani olursa Aziz ve Celil olan Allah'a muhalefet etmiş olur. Kim bilerek batıl bir davayı kazanmaya çalışırsa ondan vazgeçinceye kadar Allah kendisine buğzeder. Kim mü'mine onda olmayan bir kötülüğü nisbet öderse, bundan tevbe edinceye kadar cehennemliklerin vücudlarından çıkan irinlerden hasıl olan çirkefin içine iskan eder. Kim haksız bir davaya yardımcı olursa, Allah'ın gazabını kazanmış olarak döner."

Ebu Davud, Akdiye 14, (3597, 3598)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Yahya İbnu Ebi Raşid

Anlattığına göre, hırsızı yakalayıp sultana götürmekte olan bir adama rastlar. Zübeyr adamı salıvermesi için lehinde şefaatte bulunur. Adam: "Hayır, sultana ulaştırıncaya kadar onu salmam" der. Zübeyr (ra) şu açıklamayı yapar: "Şefaat, sultana ulaşmadan önce caizdir. Sultana ulaştı mı, ondan sonra şefaat yapan da, şefaati kabul eden de mel'undur."

Muvatta, Hudud 29, (2, 835)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Zübeyr İbnu'l-Avvam

Mescide uyumak üzere ridasını yastık yaparak uzanmıştı. Uyurken bir hırsız gelip ridasını aldı. Ama Saffan (uyanarak) hırsızı yakaladı, doğru Hz. Peygamber (sav)'e götürdü. Resulullah (sav) derhal elinin kesilmesini emretti. Saffan: "Ey Allah'ın Resulü, ben bunu istememiştim, ridam ona sadaka olsun!" dedi. Resulullah (sav): "Onu bana getirmezden önce niye yapmadın?" diyerek, teklifi reddetti."

Ebu Davud, Hudud 14, (4394); Nesai, Sarik 4, (8, 68); Muvatta, Hudud 28, (2, 834)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Saffan İbnu Ümeyye

Resulullah (sav) dedi ki: "Elinizden geldikçe hadd cezalarını Müslümanlardan defedin. (Muteber) bir özrü varsa hemen salıverin. Zira imamın yanlışlıkla affetmesi yanlışlıkla ceza vermesinden daha hayırlıdır."

Tirmizi, Hudud 2, (1424)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Aişe

Eşlem kabilesinden Hezzal denen bir adam, bir başkasını Resulullah (sav)'a zina isnad ederek şikayet etti. Bu hadise: "Namuslu ve hür kadınlara (zina isnadıyla) iftira atan, sonra (bu babda) dört şahit getirmeyen kimselerin her birine de seksen deynek vurun." (Nur 4) ayetinin nüzülündan önce idi. Resulullah (sav) adama: "Ey Hezzal, onu ridan ile örtseydin, senin için daha hayırlı idi" dedi."

Muvatta, Hudud 3, (2, 821); Ebu Davud, Hudud 6, (4377)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | İbnu'l-Müseyyeb

Resulullah (sav): "Allah'ın haddlerinden bir hadd olmadıkça hiç kimse on kırbaçtan fazla dayağa mahkum edilemez" buyurdu.

Buhari, Hudud 42; Müslim, Hudud 40, (1708); Ebu Davud, Hudud 39, (4491); İbnu Mace, Hudud 32, (2601)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Hani' İbnu Niyar

Resulullah (sav) mescidde kısas infazını, şiir okunmasını ve haddierin tatbik edilmesini yasakladı.

Ebu Davud, Hudud 38, (4490)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Hakim İbnu Hizam

Resulullah (sav)'ın Ensari bazı sahabelerinden naklen anlatıyor: "Ensar'dan bir adam hastalandı ve çöktü, öyleki bir kemik bir deriye döndü. Bir ara Ashab'dan birine ait bir cariye hastanın yanına girmişti. Adam, ona müncezib oldu ve temasta bulundu. Bu sırada, kavminden kendisine geçmiş olsun ziyaretine gelenler oldu. Yaptığı işi onlara haber verdi ve: "Benim için Resulullah (sav)'a sorun, ben yanıma giren bir cariyeye temasta bulundum" dedi. Durumu Hz. Peygamber (sav)'e anlattılar ve ilaveten: "Hiç kimsede hastalığın bu derece şiddetlisini de görmedik. Adamı sana getirmeye kalksak kemikleri kırılıp dağılacaktır, bir kemik bir deriden başka bir şey değil!" dediler. Resulullah (sav) "Yüz tane hurma çubuğu alın, (bunları tek bir sopa halinde bağlayıp) adama bir kere vurun!" diye emretti.

Ebu Davud, Hudud 34, (4472); Nesai, Hudut 22, (8, 242); İbnu Mace, Hudud, 18, (2574)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Ebu Ümame İbnu Sehl İbni Huneyf

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir hadd cürmü işler de, cezası dünyada verilirse, Allah'ın adaleti kuluna ahirette ikinci sefer ceza vermeye müsaade etmez. Kim de bir hadd cürmü işlemiş, Allah da onun günahını örtmüş ve affetmiş ise, Allah'ın keremi affettiği şeyden dolayı ona dönüp ceza vermeye müsaade etmez"

Tirmizi, İman 11, (2628)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Ali

Resulullah (sav) buyurdular ki: " Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: Uyanıncaya kadar uyuyandan, ihtilam oluncaya kadar çocuktan, aklı erinceye kadar mecnundan." [Ebu Davud, diğer bir rivayette şu ziyadeyi kaydetmiştir: "...yaş sebebiyle aklı fesada uğrayandan..."]

Ebu Davud, Hudud 16, (4398, 4403); Tirmizi, Hudud 7, (1423); Nesai, Talak 21, (6, 156)
Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında | HUDUD BÖLÜMÜ | Ali

Babası vasıtasıyla dedesinden (ra) anlatıyor: "Resulullah (sav)'a, bir kadın gelerek: "Bu çocuğa karnım yuva, göğsüm içecek, kucağım da kundak olmuş iken, babası beni boşadı ve onu da benden koparıp almak istiyor!" diye şikayet etti. Hz. Peygamber (sav): "Sen evlenmedikçe, çocuğa ehaksın!" cevabını verdi."

Ebu Davud, Talak 35, (2276)
Hidane Hakkında | HİDANE BÖLÜMÜ | Amr İbnu Şuayb

Hz. Peygamber (sav) bir oğlan çocuğunu, baba veya annesini seçmede muhayyer bıraktı. Çocuk annesini seçti ve onun elinden tuttu. Annesi de çocuğu alıp götürdü.

Tirmizi, Ahkam 21, (1357); Ebu Davud, Talak 35, (2277); Nesai, Talak 52, (6, 185, 186); İbnu Mace, Ahkam 22, (2351)
Hidane Hakkında | HİDANE BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Zeyd İbnu Harise Mekke'ye gitmişti. (Uhud'da şehid düşen) Hz. Hamza'nın kızına uğradı, Cafer (ra): "Kızı yanıma ben alacağım, ona ben ehakkım, o benim amcamın kızıdır ve üstelik yanımda teyzesi var, teyze anne gibidir" dedi. Hz. Ali (ra) de: "Ona ben ehakkım, O amcamın kızıdır. Yanımda Resulullah (sav)'ın kızı Fatıma var. Fatıma ona ehaktır" dedi. Zeyd İbnu Harise (ra) atılarak: "Ona ben ehakkım, o erkek kardeşimin kızıdır, ben onun için yola çıktım ve yanına geldim" dedi. Resulullah (sav), kızı Cafer (ra)'in yanına almasına hükmetti ve: "Muhakkak ki, teyze annedir!" buyurdu.

Ebu Davud, Talak 35, (2278-2280); Buhari, Sulh 6, Megazi 43; Tirmizi, Birr 6
Hidane Hakkında | HİDANE BÖLÜMÜ | Ali

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu iki kişi dışında hiç kimseye gıbta etmek caiz değildir: Biri, Allah'ın kendisine verdiği hikmetle hükmeden ve bunu başkasına da öğreten hikmet sahibi kimse. Diğeri de Allah'ın kendisine verdiği malı hak yolda sarfeden zengin kimse."

Buhari, İlm 15, Zekat 5, Ahkam 3, İ'tisam 13; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 268, (816)
Hased Hakkında | HASEDLE İLGİLİ BÖLÜM | İbnu Mes'ud

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog