Arama

Anlattığına göre, "Bir mükateb ona gelerek: "Kitabet borcumu ödemekten aciz kaldım, bana yardım et" dedi. Ona şu cevabı verdi: "Sana, Resulullah (sav)'ın bana öğretmiş bulunduğu bir duayı öğreteyim. (Onu okuduğun takdirde) Sıyr dağı kadar borcun da olsa, Allah onu sana bedel öder. Şöyle diyeceksin: "Allah'ım, yeterince helalinden vererek beni haramından koru. Lütfunla ver, başkasına muhtaç etme."

Tirmizi, Da'avat 121, (3558)
Sebebe Ve Vakte Bağlı Olmayan Dualar | DUA BÖLÜMÜ | Ali

Hz. Peygamber (sav) şöyle istiaze ederlerdi: "Allah'ım! Aczden, tembellikten, korkaklıktan, düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, cimrilikten sana sığınırım. Keza, kabir azabından sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım."

Buhari, Da'avat 38, 40, 42, Cihad 25; Müslim, Zikr 52, (2706); Tirmizi, Da'avat 71, (3480, 3481); Ebu Davud, Salat 367, (1540, 1541), Huruf 1, (3972); Nesai, İstiaze 6, (8, 257, 258)
İstiaze | DUA BÖLÜMÜ | Enes

Hz. Peygamber (sav) şu duayı okurlardı: "Allah'ım! Cüzzamdan, barastan (alaten), delilikten ve hastalıkların kötüsünden sana sığınırım."

Ebu Davud, Salat 367, (1554); Nesai, İstiaze 36, (8, 271)
İstiaze | DUA BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) şu duayı okurlardı: "Allah'ım, huşu duymaz bir kalbten sana sığınırım, dinlenmeyen bir duadan sana sığınırım, doymak bilmeyen bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden, bu dört şeyden sana sığınırım."

Tirmizi, Da'avat 69, (3478); Nesai, İstiaze 2, (8, 255)
İstiaze | DUA BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Amr İbni'l-As

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Belanın ezmesinden, helakin gelmesinden, kötü kazadan, düşmanların şamatasından Allah'a istiaze edin."

Buhari, Kader 13, Da'avat 28; Müslim, Zikr 53, (2707); Nesai, İstiaze 34, (8, 269, 270)
İstiaze | DUA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) şöyle dua ederdi: "Allahım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım." (Bir rivayette şöyle denmiştir: "Allahım! Açlıktan sana sığınırım, çünkü o pek fena yatak arkadaşıdır. Hıyanetten de sana sığınırım, çünkü o ne kötü huydur.")

Ebu Davud, Salat 367, (1546); Nesai, İstiaze 21, (8, 264)
İstiaze | DUA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac gecesi cinlerden bir ifrit gördüm. Elinde ateşten bir şule olduğu halde beni takip ediyordu. Nazarımı her atışımda onu görüyordum. Cibril (as) bana: "İstersen sana bir dua öğreteyim, onu okursan, şulesi söner ve ağzının üstüne düşer" dedi." Resulullah (sav): "Pekala!" dedi. Cibril (as) de "Şunu oku!" buyurdu: "Allah'ın kerim olan rızası için, eksiksiz, mükemmel kelimatullah hakkı için -ki hiç kimse muttaki olsun, facir olsun onu aşıp daha güzelini söyleyemez- (bela olarak) semadan inen, semaya yükselen, (ve ceza gerektiren) şerlerden, yeryüzünde yarattığı şerden, yer(in altın)dan çıkan şerden, gece ve gündüz fitnelerinden, gece ve gündüz gelen musibetlerden Allah'a sığınırım. Ey Rahman, hayır getiren hadiseler hariç."

Muvatta, Şi'r 10, (2, 950, 951)
İstiaze | DUA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki haslet -veya iki hallet - vardır ki onları Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki şey kolaydır. Kim onlarla amel ederse, azdır da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhanallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir." (Abdullah der ki:) "Ben Resulullah (sav)'ın bunları söylerken parmaklarıyla saydığını gördüm. Resulullah devamla buyurdular: "Bunlar beş vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin beş yüzdür, "ikinci haslet" ise yatağa girince Allah'a yüz kere teşbih, tekbir ve tahmid'de bulunmanızdır. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin beş yüz eder.)" Resulullah (sav) sözlerine şöyle bir soru ile devam etti: "Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin beş yüz günah işler?" "Bunları niye söylemiyelim ey Allah'ın Resulü?" dediler. Şu cevabı verdi: "Şeytan, namazda iken her birinize gelir: "Şunu şunu hatırla" der, ve namazdan çıkıncaya kadar devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihatı terk bile eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (zikir yapmasına imkan vermeden) uyutmaya çalışır ve uyutur da."

Tirmizi, Da'avat 25, (3407); Ebu Davud, Edeb 209, (5065); Nesai, Sehv 90, (3, 74)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Amr İbni'l-As

Bir adam gelerek- "Ey Allah'ın Resulü!" dedi, "ben Kur'an'dan bir parça seçip alamıyorum. Bana kifayet edecek bir şeyi siz bana öğretseniz!" "Öyleyse," buyurdu, "Sübhanallah velhamdülülah, ve lailahe illallah, vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa biliah. (Allah'ım seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür, güç kuvvet Allah'tandır) de!" "Ey Allah'ın Resulü!" dedi, "bu zikir Allah içindir. (O'nu senadır), kendim için dua olarak ne söyleyeyim?" "Şöyle dua et: "Allahım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!" Adam (dinleyip, kalkınca) ellerini sıkıp göstererek: "Şöyle (sımsıkı belledim!)" dedi, Resulullah (sav), bunun üzerine: "İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!" buyurdu. (Hadis Ebu Davud'da tam olarak, Nesai'de kısmi olarak rivayet edilmiştir)

Ebu Davud, Salat 139, (832); Nesai, İftitah 32, (2, 143)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | İbnu Ebi Evfa

Resulullah (sav) ölümünden önce şu duaları çok tekrar ederdi: "Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh. (Allahım seni hamdinle tesbih ederim, mağfiretini diler, günahlarıma tevbe ederim.)" Ben kendisinden bunun sebebini sordum. Şu açıklamayı yaptı: "Rabbim bana bildirdi ki, ben ümmetim hakkında bir alamet göreceğim. Ben onu görünce Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh zikrini artırdım. Bu gördüğüm, iza cae nasrullahi ve'l-fethu... süresidir."

Buhari, Tefsir, Nasr, Ezan 123,139, Megazi 50; Müslim, Salat 220, (484)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sübhanallahi, velhamdu lillahi, veld ilahe illallahu vallahu ekber (Allah'ı tesbih ederim, hamdler Allah'adır, Allah'tan, başka ilah yoktur. Allah en büyüktür) demem, bana, üzerine güneşin doğduğu şeyden (dünyadan) daha sevgilidir."

Müslim, Zikr 32, (2696); Tirmizi, Da'avat 139, (3591)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac sırasında İbrahim (as)'le karşılaştım. Bana: "Ey Muhammed, ümmetine benden selam söyle. Ve haber ver ki: Cennetin toprağı temiz, suyu tatlıdır. Burası (suyu tutacak şekilde) düz ve boştur. Oraya atılacak tohum da sübhanallah, velhamdülillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber cümlesidir."

Tirmizi, Da'avat 60, (3458)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Ebu Bekri's-Sıddik'ın azadlısı Yüseyre (ra) -ki ilk muhacirlerden idi- anlatıyor: "Resulullah (sav) bize dedi ki: "Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunları parmaklarla sayın. Zira parmaklar (Kıyamet günü nelerde kullanıldıklarından) suale maruz kalacaklar ve konuşturulacaklardır."

Tirmizi, Da'avat 131, (3577); Ebu Davud, Salat 359, (1501)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | Yüseyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İstiğfar eden kimse günde yetmiş kere de tevbesinden dönse günahta musır sayılmaz."

Tirmizi, Da'avat 119, (3554); Ebu Davud, Salat 361, (1514)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | Ebu Bekri's-Sıddik

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki, bazan kalbime gaflet çöker. Ancak ben Allah'a günde yüz sefer istiğfar eder (affımı dilerim)."

Müslim, Zikr 41, (2702); Ebu Davud, Salat 361, (1515)
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkale | DUA BÖLÜMÜ | el-Eğarru'l-Müzeni

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog