Arama

Resulullah (sav)'ın yanında bir adamın çok ibadet ettiğinden, bir diğerinin de vera sahibi olduğundan bahsedilmişti. Efendimiz: "Vera'ya denk olacak onunla tartılabilecek bir şey yoktur!" buyurdu.

Tirmizi, Kıyamet 61, (2521)
Zühd Ve Fakrın Medhi Ve Bunlara Teşvik | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi mahzurlu olan şeyden korkarak mahzursuz olanı terketmedikçe gerçek takvaya ulaşamaz."

Tirmizi, Kıyamet 20, (2453)
Zühd Ve Fakrın Medhi Ve Bunlara Teşvik | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Atiyye es-Sa'di

Bazı aylar olurdu, hiç ateş yakmazdık, yiyip içtiğimiz sadece hurma ve su olurdu. Ancak, bize bir parçacık et getirilirse o hariç." (Diğer bir rivayette: "Resulullah ölünceye kadar Muhammed ailesi buğday ekmeğini üst üste üç gün doyuncaya kadar yememiştir" denmiştir. Bir diğer rivayette: "Muhammed (as) bir günde iki sefer yedi ise, biri mutlaka hurma idi" denmiştir)

Buhari, Et'ime 23, Rikak 17; Müslim, Zühd 20-27, (2970-2973); Tirmizi, Zühd 38, (2357, 2358), 35, (2473)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav) ve ailesi üst üste pek çok geceleri aç geçirirler ve akşam yemeği bulamazlardı. Ekmekleri çoğunlukla arpa ekmeği idi."

Tirmizi, Zühd 38, (2361)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Hz. Ömer (ra) insanların nail oldukları dünyalıktan söz etti ve dedi ki: "Gerçekten ben Resulullah (sav)'ın bütün gün açlıktan kıvrandığı halde, karnını doyurmaya adi hurma hile bulamadığını gördüm."

Müslim, Zühd 36, (2978)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Nu'man İbnu Beşir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki, Allah hakkında benim korkutulduğum kadar kimse korkutulmamıştır. Allah yolunda bana çektirilen eziyet kadar kimseye eziyet çektirilmemiştir. Zaman olmuştur otuz gün ve otuz gecelik bir ay boyu, Bilal ile benim yiyeceğim, Bilal'in koltuğunun altına sıkışacak miktarı geçmemiştir." (Tirmizi, hadisin sahih olduğunu belirtir ve ilave eder: "Bu durum Resulullah (sav)'ın (amcası Ebu Talib öldüğü zaman, Taifte yeni bir hami bulmak ümidiyle, müşriklerden) kaçarak Hz. Bilal (ra)'le Mekke'den çıktığı zamanla ilgilidir.")

Tirmizi, Kıyamet 35, (2474)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav)'a arpa ekmeği ile kokusu değişmiş erimiş yağ getirmiştim. (Bir seferinde) şöyle söylediğini işittim: "Muhammed ailesinde, dokuz kadın bulunduğu bir zamanda, ne bir sa' hurma, ne de bir sa' hububat gecelememiştir."

Buhari, Rehn 1, Büyu 14; Tirmizi, Büyu 7, (1215); Nesai, Büyu 50, (7, 288)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Enes

Evimden soğuk bir günde çıktım. Çok açtım, (yiyecek) bir şey arıyordum. Bir yahudiye rastladım, bahçesinde çıkrıkla sulama yapıyordu. Duvardaki bir açıklıktan adama baktım. "Ne istiyorsun ey bedevi, kovasını bir hurmaya bana su çeker misin?" dedi. Ben de: "Evet! ama kapıyı aç da gireyim!" dedim. Adam kapıyı açtı, ben girdim, bir kova verdi. Su çekmeye başladım. Her kovada bir hurma verdi, iki avucum hurma ile dolunca kovayı bıraktım ve bu bana yeter deyip hurmaları yedim, sudan içip sonra mescide geldim.

Tirmizi, Kıyamet 35, (2475)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Ali

Resulullah (sav) bir gün (veya gece mutad olmayan bir saatte) mescide geldi. Orada Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (ra)'e rastladı. Onlara (bu saatte) niye geldiklerini sordu. "Bizi evden çıkaran açlıktır!" dediler. Resulullah da: "Beni de evde çıkaran açlıktan başka bir şey değil!" buyurdu. Hep beraber Ebü'l'Heysem İbnu'l Teyyihan'a, gittiler. O, bunlar için arpadan ekmek yapılmasını emretti. Ekmek yapıldı. Sonra kalkıp bir koyun kesti. Yanlarında bir hurma ağacında asılı olan tatlı suyu indirdi. Derken yemek geldi, yediler ve o sudan içtiler. Resulullah (sav): "Şu günün nimetinden (Kıyamet günü) hesap sorulacak! (Açlık sizi evinizden çıkardı. Bu nimetlere nail olduktan sonra dönüyorsunuz!" buyurdu.

Müslim, Eşribe 140, (2038); Muvatta, Sıfatu'n Nebi 28, (2, 932); Tirmizi, Zühd 39, (2370)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Gerçekten ben kendimi, Resulullah (sav) ile birlikte olan yedi kişiden yedincisi olarak görmüşümdür. Huble yaprağından başka yiyeceğimiz yoktu. Öyle ki avurtlarımız yara oldu.

Müslim, Zühd 15, (2967)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Utbe İbnu Gazvan

Resulullah (sav)'a açlıktan şikayet ettik ve karınlarımızı açıp gösterdik. Herkeste bir taş vardı. Resulullah (sav) da karnını açtı, O'nda iki taş vardı.

Tirmizi, Zühd 39, (2372)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Ebu Talha

Resulullah (sav) halka namaz kıldırırken, bazı kimseler açlık sebebiyle kıyam sırasında yere yıkılırlardı. Bunlar Ashab-ı Suffe idi. (Medine'de misafireten bulunan) bedeviler, bunlara delirmiş derlerdi. Efendimiz namazdan çıkınca yanlarına uğrar ve: "Eğer (bu çektiğiniz sıkıntı sebebiyle) Allah indinde elde ettiğiniz mükafaatı bilseydiniz, fakirlik ve ihtiyaç yönüyle daha da artmayı dilerdiniz" derdi.

Tirmizi, Zühd 39, (2369)
Resulullah (sav) Ve Ashabının Yaşayışlarında Fakr | ZÜHD VE FAKR BÖLÜMÜ | Fudale İbnu Ubeyd

Resulullah (sav) (iran Kisrasına göndermek için) bir mektub yazmıştı. Kendisine: "Onlar mühürlü olmayan mektubu okumazlar" denildi. Bunun üzerine gümüş bir mühür yaptırdı. Üzerine Muhammed Resulullah cümlesini kazdırdı. Cemaate de: "Ben bir mühür yaptırdım. Üzerine Muhammed Resulullah kazdırdım, kimse bunu yüzüğüne kazdırmasın" buyurdu. (Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) sağ (eli) ne gümüş bir yüzük taktı. Kaşı Habeşi idi. Karşı avucunun içine geliyordu.)

Buhari, Libas 46, 50, 51, 54, 55; Müslim, Mesacid 222, (640), Libas 55-63, (2092-2095); Ebu Davud, Hatim 1-2, (4214-4217, 4221); Tirmizi, İstizan 25, (2719), Libas 14-17, (1739-1748); Nesai, Zinet 48-82, (8,173-195); İbnu Mace, Libas 39, (3639), 41, (3645)
Takılar Hakkında | ZİNET BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) kendisine altından bir yüzük yaptırdı. Bunun üzerine halk da altın yüzükler yaptırdı. Bilahare aleyhissalatu vesselam minbere çıkıp oturdu, yüzüğü çıkardı ve: "Vallahi bunu ebediyen takmıyacağım!" dedi. Halk da yüzüklerini çikarıp attılar. (Bir rivayette şu ziyadeyi yaptı: "Yüzüğü sağ eline takmıştı." Bir diğerinde de şu ziyade vardır: "Resulullah (sav) gümüşten bir mühür edindi, eline takmıştı. Sonra Hz. Ebu Bekir'in eline intikal etti, sonra Hz. Ömer'e, sonra da Hz. Osmana (ra)'a intikal etti. Eriş kuyusuna düşünceye kadar onun elinde kaldı. Üzerindeki yazı Muhammed Resulullah idi.")

Buhari, Libas 45, 46, 50, 53, Eyman 6, İ'tisam 4; Müslim, Libas 53, 55, (2091); Muvatta, Sıfatu'n-Nebi 37, (2, 936); Ebu Davud, Hatem 1-2, (4218, 4219, 4220); Tirmizi, Libas 16, (1741); Nesai, Zinet 43, 53, (8, 165, 178); İbnu Mace, Libas 40, (3642-3644)
Takılar Hakkında | ZİNET BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav)'ın yanına, parmağında demir yüzük bulunan bir adam uğramıştı. (Yüzüğü görünce): "Niye bazılarınızın üzerinde ateş ehlinin süsünü görüyorum!" buyurdu. Adam derhal onu çıkarıp attı. Sonra parmağında sarı renkli (pirinç) yüzük taşıyor olduğu halde geldi. Bu sefer "Niye sende putların kokusunu hissediyorum?" dedi. Bilahare adam altın yüzük takmış olarak geldi. Bu sefer de: "Sende niye cennet ehlinin süsünü görüyorum?" dedi. Bunun üzerine adam: "Öyleyse yüzüğüm neden olsun?" diye sordu. "Gümüşten" dedi, "ancak ağırlığı bir miskale ulaşmasın."

Tirmizi, Libas 43, (1786); Ebu Davud, Hatem 4, (4223); Nesai, Zinet 47, (8, 172)
Takılar Hakkında | ZİNET BÖLÜMÜ | Büreyde

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog