Arama

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç şey reddedilmez: Minder, yağ ve koku."

Tirmizi, Edeb 37, (2791)
Koku Ve Yağ | ZİNET BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

İbnu Ömer (ra) buhur yaktığı zaman saf öd ve kafurla karışık öd kullanır ve şunu söylerdi: "Resulullah (sav) da böyle yapardı."

Müslim, Elfaz 21, (2264); Nesai, Zinet 38, (8, 156)
Koku Ve Yağ | ZİNET BÖLÜMÜ | Nafi'

Resulullah (sav) bir hadis-i kudside, Allah Teala hazretlerinin şöyle söylediğini haber verdi: "Sen infak et, ben de sana infak edeyim." Efendimiz devamla dedi ki: "Allah'ın eli (yedullah) doludur. Gece ve gündüz (boyu yapılan) arkası kesilmez infaklar onu azaltmaz. Arz ve semavatın yaratılaşından beri Allah'ın infak ettiklerini düşünün! Bunlar, O'nun elindekinden hiçbir şey eksiltmemiştir. O'nun Arş'ı suyun üzerindeydi. Elinde mizan da var, alçaltır, yükseltir."

Buhari, Tevhid 22,35, Tefsir, Hud 2, Nafakat 1; Müslim, Zekat 37, (993); Tirmizi, Tefsir, (3048)
Sehavet Ve Kerem | SEHAVET VE KEREM BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) yarın için hiçbir şey biriktirmezdi.

Tirmizi, Zühd 38, (2363)
Sehavet Ve Kerem | SEHAVET VE KEREM BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) Huneyn dönüşü yol alırken bedeviler ısrarla (ganimetin taksimini) taleb ediyorlardı. Öyle ki bir ara, Resulullah (sav)'ı bir semure ağacına doğru sıkıştırdılar ve ridasını kaptılar. Bunun üzerine durup şunu söyledi: "Ridamı verin, şu taşlar sayısınca koyun olsa, ben yine de onu aranızda taksim ederdim. Ve sonra görürdünüz ki, ben ne cimriyim, ne yalancıyım, ne de korkağım."

Buhari, Cihad 24, Humus 19
Sehavet Ve Kerem | SEHAVET VE KEREM BÖLÜMÜ | Cübeyr İbnu Mut'im

Resulullah (sav) bize ikindi namazı kıldırmış idi. (Selam verince) acele ile cemaati yarıp evine girdi. Halk onun bu telaşesinde hayrete düşmüştü. Ancak geri dönmesi gecikmedi. Gelince, (halkın merakını yüzlerinden anlayan Hz. Peygamber şu açıklamayı yaptı): "Yanımda kalan birkısım altın vardı (namazda) onu hatırladım. Beni alıkoyacağından korktum ve hemen gidip dağıttım."

Buhari, Ezan 155, Amel fi's-Salat 18, Zekat 20, İsti'zan 36; Nesai, 104 (3, 84)
Sehavet Ve Kerem | SEHAVET VE KEREM BÖLÜMÜ | Ukbe İbnu'l-Haris

Muhacirler Medine'ye geldikleri vakit ellerinde hiçbir şey yoktu. Ensar ise arazi ve akar sahibi kimselerdi. Her yıl mallarını, ürünlerinin yarısını onlara vermek, bunlar da çalışma ve bakım işlerini üzerlerine almak şartıyla anlaştılar. Enes'in annesi kendine ait olan bir hurmalığı Resulullah (sav)' verdi. Resulullah (sav) Hayberlilerle savaşıp orayı fethettikten sonra muhacirler, bağlarını ensar'a iade ettiler. Resulullah (sav) da zikri geçen hurmalığı Enes'in annesine iade etti.

Buhari, Hibe 35; Müslim, Cihad 70, (1771)
Sehavet Ve Kerem | SEHAVET VE KEREM BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) hep perşembe günleri yola çıkardı. Perşembe dışında yola çıktığı nadirdi.

Ebu Davud, Cihad 84, (2605); Buhari, Cihad 103
Yola (Sefere) Çıkış Günü | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | Kab İbnu Malik

Resulullah (sav) şöyle dua ederdi: "Allah'ım, ümmetime erkenciliği mübarek kıl." Nitekim, Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz bir seriyye veya bir ordu göndereceği zaman, onu günün erken saatinde yola çıkarırdı. (Sahr tüccardı, o da ticarete günün ilk saatinde çıkardı. Böylece zengin oldu ve malı arttı.)

Ebu Davud, Cihad 85 (2606); Tirmizi, Büyu 6, (1212)
Yola (Sefere) Çıkış Günü | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | Sahr İbnu Vedda el-Gamidi

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar yalnızlıktaki (mahzuru) benim kadar bilselerdi, hiçbir atlı tek başına bir gececik olsun yol yapmazdi."

Buhari, Cihad 135; Tirmizi, Cihad 4, (1673)
Yol Arkadaşı | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şeytan tek başına olanla, iki kişi beraber olana sıkıntı verir.Eğer üç kişi olurlarsa onlara sıkıntı veremez."

Muvatta, İsti'zan 36, (2, 978)
Yol Arkadaşı | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | Said İbnu'l- Müseyyeb

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir atlı bir şeytandır, iki atlı iki şeytandır, üç atlı bir gruptur."

Muvatta, İsti'zan 25, (2, 978); Ebu Davud, Cihad 86, (2607); Tirmizi, Cihad 4, (1674)
Yol Arkadaşı | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | Amr İbnu Şuayb (an ebihi an ceddihi)

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir sefere üç kişi beraber çıkınca birini emir (başkan) yapsınlar."

Ebu Davud, Cihad 87, (2609)
Yol Arkadaşı | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Münbit yerde sefer yaptığınız zaman, deveye arzdaki hissesini verin. Çorak yerde sefer yaptığınız zaman da orada yürümeyi hızlandırın ilikleri kurumasın. Mola verdiğiniz zaman yoldan sakının çünkü orası geceleyin haşeratın sığınağıdır." (Ebu Davud'da "hissesini verin" dendikten sonra "mutad mola yerlerini (konaklamadan yürüyüp) geçmeyin" ibaresini ilave etmiştir.)

Müslim, İmaret 178, (1926); Tirmizi, Edeb 75, (2862); Ebu Davud, Cihad 63, (2529)
Yürüme Ve Konaklama | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

[Merfu olarak (yani Hz. Peygamber (sav)'in sözü olarak)- rivayet ediyor:] Resulullah buyurdular ki: "Allah refikdir, (yumuşaklık, kolaylık, müsamaha sahibi). Bu sebeple rıfkı sever, rıfk sebebiyle razı olur, rıfk (sahibin)'a mahsus bir yardımı vardır ki, şiddet sahipleri bu yardımı göremez. Öyleyse bu, dili olmayan hayvanlara bindiğiniz zaman bunlara konaklama yerlerinde mola verin. Eğer geçtiğiniz arazi çoraksa, oradan hayvanın iliğini kurutmadan çıkın. Gece yürüyüşünü tercih edin. Zira geceleyin arz, gündüzleyin dürülmeyecek şekilde dürülür. Yol üzerine (geceleyin) konaklamaktan kaçının. Çünkü o, hayvanların yolu, yılanların sığınağıdır."

Muvatta, İsti'zan 38, (2, 979)
Yürüme Ve Konaklama | SEFER (YOLCULUK) VE ADABI BÖLÜMÜ | Halid İbnu Ma'dan

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog