Arama

Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Rabbin, koyun güden bir çobanın, bir dağın zirvesine çıkıp namaz için ezan okuyup sonra da namaz kılmasından hoşlanır ve Allah Teala hazretleri şöyle der: "Benim şu kuluma bakın! Ezan okuyor, namaz kılıyor, yani benden korkuyor. Kasem olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim."

Ebu Davud, Salat 272, (1203); Nesai, Ezan 26, (2, 20)
Namazın Fazileti | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ukbe İbnu Amir

İmam Malik (ra)'e ulaştığına göre, Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İstikamet üzere olun. (Bunun sevabını) siz sayamazsınız. Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır. (Zahiri ve batıni temizliği koruyarak) abdestli olmaya ancak mü'min riayet eder."

Muvatta, Taharet 36, (1, 34); İbnu Mace, Taharet 4, (277)
Namazın Fazileti | NAMAZ BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Resulullah (sav)'ı herhangi bir şey üzecek olursa namaz kılardı.

Ebu Davud, Salat 312, (1319); Nesai, Mevakit 46, (1, 289)
Namazın Fazileti | NAMAZ BÖLÜMÜ | Huzeyfe

Abdullah İbnu Selman, Resulullah (sav)'ın ashabından birisinden naklediyor: Hayberin fethedildiği gün bir adam Hz. Peygamber'e gelerek: "Ey Allah'ın Resulü, bugün ben öyle bir kar ettim ki böyle bir karı şu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamıştır" dedi. Efendimiz: "Bak hele! Neler de kazandın?" diye sordu. Adam: "Ben alıp satmaya ara vermeden devam ettim, öyle ki üçyüz okiyye kar ettim" dedi. Aleyhissalatu vesselam efendimiz: "Sana karların en hayırlısını haber vereyim mi?" diye sordu. Adam: "O nedir, ey Allah'ın Resulü?" dedi. Efendimiz açıkladı: "(Farz) namazdan sonra, kılacağın iki rekattir."

Ebu Davud, Cihad 180, (2785)
Namazın Fazileti | NAMAZ BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Selman

Bana kadın ve güzel koku sevdirildi, gözümün nuru namazda kılındı.

Nesai, İşretu'n-Nisa 1, (7,61)
Namazın Fazileti | NAMAZ BÖLÜMÜ | Enes

Ben Resulullah (sav) ile beraber gecelemiştim, kendisine abdest suyunu ve başkaca ihtiyaçlarını getirdim. Bana: "Dile benden (ne dilersen)!" buyurdu. Ben: "Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana: "Veya bundan başka birşey?" dedi. Ben: "Hayır, sadece bunu istiyorum!" dedim. "Öyleyse kendin için çok secde ederek bana yardımcı ol!" buyurdu.

Müslim, Salat 226, (489); Ebu Davud, Salat 312, (1320)
Namazın Fazileti | NAMAZ BÖLÜMÜ | Rebi'a İbnu Ka'b el'Eslemi

Resulullah (sav)'ın azadlısı Sevban (ra)'a rastladım. Kendisine: "Bana bir amel söyle de onu yapayım. Allah da onun sayesinde beni cennetine koysun" dedim. -Veya şöyle demişti: "Dedim ki: "..Allah nezdinde en hayırlı ameli bana bildir."- Sevban sükut etti. Sonra ben tekrar aynı şeyi sordum. O yine sükut etti. Ben üçüncü sefer sordum. Sonunda dedi ki: "Aynı şeyleri ben de Resulullah (sav)'a sormuştum. Bana şu cevabı vermişti: "Çokça secde yapman gerekir. Zira sen secde ettikçe, her secden sebebiyle Allah dereceni artırır, onun sebebiyle günahını döker." Ma'dan der ki: "Sonra Ebu'd-Derda'ya geldim. Aynı şeyi ona da sordum. O da Sevban'ın bana söylediğinin aynısını söyledi."

Müslim, Salat 225, 226, (488, 489); Nesai, Tatbik 81; Tirmizi, Salat 169, (388); İbnu Mace, İkamet 201, (1422-1424)
Namazın Fazileti | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ma'dan İbnu Ebi Talha el-Ya'meri

Bir adam, Resulullah (sav)'a: "Allah, kullarına kaç vakit namazı farz kıldı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Allah, kullarına beş vakit namazı farz kıldı" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: "Bunlardan önce veya sonra başka bir şey var mı?" "Allah kullarına beş vakti farz kıldı." Bu cevap üzerine adam, bunlar üzerine hiçbir ilavede bulunmayacağına, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacağına dair yemin etti. Resulullah (sav): "Bu adam sözünde durursa mutlaka cennete girecektir!" buyurdu." (Bu rivayeti, Müslim ve Tirmizi, Kitabu'l-İman'da mezkur, uzun bir hadis zımnında tahric ederler)

Müslim, İman, 10, (12); Tirmizi, Zekat 2, (619); Nesai, Salat 4, (1, 228, 229)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav)'ın Mirac'a çıktığı gece elli vakit namaz farz kılındı. Sonra bu azaltılarak beşe indirildi. Sonra da şöyle hitap edildi: "Ey Muhammed! Artık, nezdimde (hüküm kesinleşmiştir), bu söz değiştirilmez. Bu beş vakit, (Rabbinin bir lüftu olarak on misliyle kabul edilerek) senin için elli vakit sayılacaktır."

Buhari, Bed'ül-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menakıbu'l-Ensar 42; Müslim, İman 259, (162); Tirmizi, Salat 159, (213); Nesai, Salat 4, (1, 228, 229)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Enes

Allah, namazı peygamberinizin diliyle hazerde dört, seferde iki, korku halinde de dört rek'at olarak farz kılmıştır."

Müslim, Salat 5, (687); Ebu Davud, Salat 287, (1247); Nesai, Taksir 1, (3,118,119)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Allah namazı ilk defa farz ettiği zaman iki rek'at olarak farz etmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiği şekilde sabit tutuldu.

Buhari, Salat 1, Taksiru's-Salat 5, Menakıbu'l-Ensar 47; Müslim, Salatu'-Müsafirin 2, (685); Muvatta, Kasru's-Salat 8, (1, 146); Ebu Davud, Salat 270, (1198); Nesai, Salat 3, (1, 225)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Aişe

Kurban bayramında kılınan namaz iki rek'attir. Fıtır (Ramazan) bayramında kılınan namaz iki rek'attir, sefer namazı iki rek'attir, cum'a namazı da iki rek'attir. Bunlar Resulullah (sav)'ın lisanı üzere, tamamdır, kısaltma yoktur.

Nesai, Cum'a 37, (3,111), Taksir 1, (3,118), İdeyn 11, (3,183)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ömer

Abdullah İbnu Fudale, babası (Fudale'den) naklen anlatıyor; "Resulullah (sav)'ın bana öğrettikleri arasında: Beş vakit namaza devam edin! emri de vardı. Ben: "Bu beş vakit, benim meşguliyetlerimin bulunduğu anlardır. Bana (bunların yerine geçecek) cami (kapsamlı) bir şey emret, öyle ki onu yaptım mı, benden beş vakit namaz borcunun yerine geçsin!" dedim. Bunun üzerine: "Öyleyse Asreyn'e devam et!" buyurdu. Bu kelime bizim dilimizde yoktu. Bu sebeple: "Asreyn nedir?" diye sordum. "Güneş doğmazdan önceki namazla güneş batmazdan önceki namaz" buyurdu.

Ebu Davud, Salat 9, (428)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Fudale

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün." (Tirmizi'nin rivayetinde "Çocuğa namazı yedi yaşında öğretin, kılmadığı takdirde on yaşında dövün" şeklindedir.)

Ebu Davud, Salat 26, (494); Tirmizi, Salat 299, (407)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Sebretü'bnu Ma'bed

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Çocuklarınıza, onlar yedi yaşında iken namazı emredin. On yaşında olunca namaz(daki ihmalleri) sebebiyle onları dövün, yataklarını da ayırın."

Ebu Davud, Salat 26, (495,496)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Amr İbnu'l-As

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog