Arama

İbnu Ömer (ra) dedi ki: "Kim bir namazı unutur ve bunu imamın arkasında namaz kılarken hatırlarsa, imam selamı verince unutmuş olduğu namazı hemen kılsın, sonra da öbür namazı (kıldığını yeniden) kılsın."

Muvatta, Kasru's-Salat 77, (1, 168)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Nafi'

Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Kişiyle şirk arasında namazın terki vardır." (Metin Müslim'in metnidir. Tirmizi'nin metni şöyledir: "Küfürle iman arasında namazın terki vardır.")

Müslim, İman 134, (82); İbnu Mace, Salat 77, (1078)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Cabir

Tirmizi ve Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Kulla küfür arasında namazın terki vardır."

Tirmizi, İman 9, (2622); Ebu Davud, Sünnet 15, (4678)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Benimle onlar (münafıklar) arasındaki ahid (antlaşma) namazdır. Kim onu terkederse küfre düşer."

Tirmizi, İman 9, (2623); Nesai, Salat 8, (1, 231, 232); İbnu Mace, Salat 77, (1079)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Büreyde

Resulullah (sav)'ım Ashab'ı ameller içerisinde sadece namazın terkinde küfür görürlerdi."

Tirmizi, İman 9, (2624)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Şakik

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İkindi namazını kaçıran bir insanın (uğradığı zarar yönünden durumu), malını ve ehlini kaybeden kimsenin durumu gibidir."

Buhari, Mevakit 14; Müslim, Mesacid 200, (626); Muvatta, Vukutu's-Salat 21, (1, 11, 12); Tirmizi, İman 9, (2622); Ebu Davud, Sünnet 15, (4678); İbnu Mace, Salat 77, (1078)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Biz bulutlu bir günde Büreyde (ra) ile bir gazvede beraberdik. Dedi ki: "İkindi namazını erken kılın, zira Resulullah (sav): "Kim ikindi namazını terkederse ameli boşa gider" buyurdu.

Buhari, Mevakit 15, 34; Nesai, Salat 15, (1, 236)
Namazın Eda Ve Kazasının Vücubu Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu'l-Melih

Resulullah (sav)'a bir zat gelerek namaz vakitlerini sordu. Efendimiz ona hiçbir cevap vermedi. (Sabah vaktinde) şafak sökünce, henüz kimse kimseyi tanıyamayacak kadar ortalık karanlık iken Bilal'e emretti, sabah ezanını okudu. Sonra, güneş tam tepe noktasından batıya dönme (zeval) anında yine Bilal'e emretti, öğle ezanını okudu. Bu vakit için, -öbürlerinden daha iyi bilen- birisi: "Bu, gün ortası (nısfu'n-Nehar)" demişti. Sonra, güneş henüz yüksekte olduğu zaman emretti, Bilal akşam namazı için ezan okudu. Sonra ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca yatsı için emretti, Bilal yatsı ezanını okudu. Sonra ertesi gün, sabah namazını tehir etti, O kadar geciktirdi ki, kişinin, "sabah vakti çıktı veya çıkmak üzere" demesi anında namazı tamamladı. Sonra öğleyi tehir etti, öyle ki, öğle namazını dün ikindiyi kıldığımız ana yakın bir vakitte kıldı. Sonra ikindiyi tehir etti. Bir kimsenin, "Güneş (ikindi) kızıllığına büründü" diyebileceği bir vakitte namazdan çıktı. Sonra akşamı, nerdeyse ufuktan aydınlığın (şafak) kaybolduğu ana kadar tehir etti.


Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu Musa

Bir rivayette de şöyle gelmiştir: Akşamı, ikinci günde, ufuktaki aydınlığın kaybolmasından önce kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin ilk üçte birine kadar tehir etti. Sonra sabah oldu ve soru sahibini çağırdı: "İşte namazın vakti bu iki hudud arasındadır" buyurdu. (Metin Müslim'e aittir)

Müslim, Mesacid 178, (614); Ebu Davud, Salat 2, (395); Nesai, Muvakit 15, (1, 260, 261)
Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Sabah namazını kişi arkadaşının yüzünü tanıyamayacak -veya kişi yanındakini tanımayacak- kadar (ortalığın karanlık olduğu) bir anda kıldı. Sonra ikindiyi öylesine tehir etti ki, namazdan çıktığı zaman güneş sararmıştı..." Rivayetin sonunda Ebu Davud der ki: Bu hadisi rivayet edenlerden bazısı şöyle dedi: "sonra yatsıyı gece yarısına kadar tehir ederek kıldı."

Ebu Davud, Salat 2, (396)
Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Bir adam Resulullah (sav)'a namazların vaktinden sormuştu. Ona: "Şu (önümüzdeki) iki günde namazları bizimle kıl!" buyurdu. (O gün) güneş tam tepe noktasından (batıyor) kayınca ezan için Bilal'e emretti. O da öğle ezanını okudu. Sonra öğle için kamet okumasını emretti. Sonra güneş yüksekte, beyaz parlak iken emretti ve ikindi için kamet okudu. Sonra güneş batınca emretti, akşam için kamet okudu. Sonra ufuktaki aydınlık kaybolunca emretti, yatsı için kamet okudu. Sonra şafak sökünce emretti sabah için kamet okudu, ikinci gün olunca, Bilal'e ortalığın serinlemesini beklemeyi emretti. O da öğleyi, ortalık iyice serinleyinceye kadar geciktirdi. İkindiyi, güneş yüksekten, dünkü vakitten biraz sonra kıldı. Akşamı ufuktaki beyazlık kaybolmazdan az önce kıldı. Yatsıyı gecenin üçte biri geçtikten sonra kıldı. Sabahı ortalık iyice ağarınca kıldı. Sonra: "Namaz vakitlerinden soran kimse nerede?" diye sordu. Soru sahibi: "Benim ey Allah'ın Resulü!" dedi. "Namazlarınızın vakti" dedi, "gördüğünüz (iki vakit) arasındadır."

Müslim, Mesacid 176, 177, (613); Tirmizi, Salat 115, (152); Nesai, Mevakit 12, (1, 268)
Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | Büreyde

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cibril (as) bana, Beytullah'ın yanında, iki kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı. Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı, ikinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde herşeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı. Sonra Cibril (as) bana yönelip: "Ey Muhammed! Bunlar senden önceki peygamberlerin (as) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!" dedi."

Tirmizi, Salat 1, (149); Ebu Davud, Salat 2, (393)
Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Nesai'nin Hz.Cabir (ra)'den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir: "Sonra O'na (Cibril), Fecr (uzayıp ) sabah olunca daha yıldızlar parlak ve cıvıl cıvıl iken geldi. Dünkü yaptığını aynen yaptı, sabah namazını kıldı. Sonra da: "Namaz vakti, işte gördüğünüz bu iki namaz arasıdır" dedi."

Nesai, Mevakit 10, (1, 256)
Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | Cabir

Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "...öğleyi, güneş (tepeden batıya) meyledince kıldı. (Bu sırada) gölge ayakkabı bağı kadardı. Sonra ikindiyi, gölge ayakkabı bağının misli ve adam boyu olunca kıldı. Sonra akşamı, güneş batınca kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık kaybolunca kıldı. Sonra, sabahı, şafak sökünce kıldı. Sonra ertesi günün öğlesini, gölge, adam boyu olunca kıldı. Sonra ikindiyi, kişinin gölgesi iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, güneş batınca kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte birine veya yarısına doğru kıldı. Sonra sabahı kıldı ve ortalık ağardı."

Nesai, Mevakit 15, 7, 10, 17, (1, 251, 255, 261, 263)
Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bilesiniz, namazın bir ilk vakti bir de son vakti vardır. Öğle vaktinin evveli güneşin tepe noktasından batıya meyil (zeval) anıdır. Son vakti de ikindinin girdiği andır, ikindi vaktinin evveli, vaktinin girdiği andır. Vaktin sonu da güneşin sarardığı andır. Akşam vaktinin evveli, güneşin battığı andır. Vaktin sonu da ufuktaki aydınlığın (şafak) kaybolduğu andır. Yatsı vaktinin evveli, ufuğun kaybolduğu andır. Vaktin sonu da gecenin yarısıdır. Sabah vaktinin evveli fecrin (aydınlığı) doğmasıdır. Vaktin sonu da güneşin doğmasıdır."

Tirmizi, Salat 114, (151); Müslim, Mevakit 6, (1, 249, 250)
Namazın Vakitleri | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog