Arama

[Resulullah (sav)] sağına, "esselamu aleyküm ve rahmetullah ve berekatuhu" diyerek, soluna da "es-selamu aleyküm ve rahmetullah" diyerek selam verirdi." Yine Ebu Davud'da Semüre İbnu Cündeb'ten gelen bir rivayette: "...sonra kendinize ve imamınıza selam verin" buyurulmustur."

Ebu Davud, Salat 189, (997), 182, (875)
Selam | NAMAZ BÖLÜMÜ | Vail İbnu Hucr

Resulullah (sav) ile beraber namaz kılınca, ellerimizle (işaret ederek): "Esselamu aleyküm ve rahmetullah" demiştik -ve eliyle de iki tarafına işaret etti. -Resulullah (sav) bunun üzerine: "Ellerinizle neye işaret ediyorsunuz? Niye ellerinizi hırçın atların kuyruğu gibi (kıpırdak) görüyorum? Namazda sakin olun. Herbirinizin ellerini dizlerine koyup, sonra sağındaki ve solundaki kardeşine selam vermesi yeterlidir!"

Müslim, Salat 119, (430); Ebu Davud, Salat 189, (998, 999, 1000); Nesai, Sehiv 5, (3, 4, 5)
Selam | NAMAZ BÖLÜMÜ | Cabir İbnu Semüre

Resulullah (sav) selam verince: "Allahümme ente's-selam ve minke's-selam. Tebarekte ya ze'l-celali ve'l-ikram" diyecek kadar otururdu." Bu cümlenin manası: "Ey Allah'ım! Sen selamsın (her çeşit ayıp, kusur ve afetlerden uzaksın), insanların mazhar olduğu selamet sendendir. Ey Celal ve ikram sahibi Rabbimiz! Senin şanın yücedir" demektir.

Müslim, Mesacid 136, (592); Tirmizi, Salat 224, (298)
Selam | NAMAZ BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav) imamın selamına selamla mukabele etmemizi, birbirimizi sevmemizi, birbirimize selam vermemizi emretti.

Ebu Davud,Salat 190, (1001)
Selam | NAMAZ BÖLÜMÜ | Semüre İbnu Cündeb

Kendisi, Resulullah (sav)'ın Ashabından on kişilik bir grupla oturuyor idi. Resulullah'ın namazını zikrettiler. Bunun üzerine: "Ben içinizde Aleyhissalatu vesselam'ın namazını en iyi bilen kimseyim!" "Nasıl olur. Allah'a yemin olsun, sen O'na bizden daha çok tabi olmuş bizden önce onun sohbetine katılmış değilsin!" dediler. O: "Herşeye rağmen!" deyip (ısrar edince): "Peki (Efendimizin nasıl namaz kıldığını) arzet görelim" dediler. O da anlattı: "Aleyhissalatu vesselam, namaza kalkınca kollarını omuzları hizasına kadar kaldırırdı. Bütün kemikleri mutedil şekilde yerlerinde istikrarını bulunca tekbir getirir, sonra kıraatte bulunur, sonra tekrar tekbir getirir, ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır, sonra rükuya gider ve el ayalarını dizlerinin üzerine koyar, sonra o durumda mutedil bir vaziyet alır, başını ne aşağı kırar ne de yukarı kaldırır, sonra başını kaldırıp: "Semi'allahu li-men hamideh (Allah kendisine hamdedeni işitir)!" der, sonra ellerini tekrar omuzlarının hizasma kadar mutedil şekilde kaldırır, sonra: "Allahu ekber!" deyip yere eğilir, ellerini yanlarına açar, sonra başını kaldırır, sol ayağını büker, üzerine oturur, secde edince ayaklarının parmaklarını açar, sonra secde eder, sonra: "Allahu ekber!" der, başını kaldırır, sol ayağını büker, her kemik yerine gelinceye kadar sol ayağının üzerine oturur. Sonra aynı şeyleri diğer (rek'at)de yapardı. Sonra iki rek'ati (tamamlayıp) kalkınca, iftitah tekbirinde olduğu gibi tekbir getirir, ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırır. Sonra aynı şeyleri namazın geri kalan kısmında da yapardı. Selam vereceği son rek'atin secdesi olunca sol ayağını (mak'adının altından sağ tarafına) çıkarır ve sol tarafı üzerine yere çökerek otururdu." (Onun bu açıklamasmı dinleyince yanındakiler:) "Doğru söyledin, Resulullah (sav) böyle namaz kılardı!" dediler."

Ebu Davud, Salat 117, (730-735); Tirmizi, Salat 227, (304, 305) [Hadis Buhari'de muhtasar olarak gelmiştir (Ezan 145)]
Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu Humeyd es-Saidi

Biz mescidde iken bedevi kılıklı bir adam çıkageldi. Namaza durup, hafif bir şekilde (yani rükunleri, teşbihleri kısa tutarak) namaz kıldı. Sonra namazı tamamlayıp Resulullah (sav)'a selam verdi: Efendimiz: "Üzerine olsun. Ancak git namaz kıl, sen namaz kılmadın!" buyurdu. Adam döndü (tekrar) namaz kılıp geldi, Resulullah'a selam verdi. Aleyhissalatu vesselam selamına mukabele etti ve: "Dön namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!" dedi. Adam bu şekilde iki veya üç sefer aynı şeyi yaptı, her seferinde Aleyhissalatu vesselam: "Dön namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!" dedi. Halk korktu ve namazı hafif kılan kimsenin namaz kılmamış sayılması herkese pek ağır geldi. Adam sonuncu sefer: "Ben bir insanım isabet de ederim, hata da yaparım. Bana (hatamı) göster, doğruyu öğret!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Tamam. Namaza kalkınca önce Allah'ın sana emrettiği şekilde abdest al. Sonra (ezan okuyarak) şehadet getir, ikamet getir (namaza dur). Ezberinde Kur'an varsa oku, yoksa Allah'a hamdet, tekbir getir, tehlil getir, sonra rükuya git. Rüku halinde itmi'nana er (azaların rükuda mutedil halde bir müddet dursun). Sonra kalk ve kıyam halinde itidale er, sonra secdeye git ve secde halinde itidale er, sonra otur ve bir müddet oturuş vaziyetinde dur, sonra kalk. İşte bu söylenenleri yaparsan namazını mükemmel (kılmış olursun). (Bundan bir şey) eksik bırakırsan namazını eksilttin demektir." Ravi der ki: "Resulullah (sav)'ın bu sonuncu sözü Ashab'a önceki: (Dön, namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!) sözünden daha kolay (ve rahatlatıcı) oldu. Zira (bu söze göre), sayılanlardan bir eksiklik yapan kimsenin namazında eksiklik oluyor ve fakat tamamı heba olmuyordu.

Tirmizi, Salat 226, (302); Ebu Davud, Salat 148, (857-861); Nesai, İftitah 105, (2,193), 167, (2, 225)
Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler | NAMAZ BÖLÜMÜ | Rifaa İbnu Rafi'

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namazın anahtarı temizliktir, (Namaz dışı şeylerle meşguliyeti) haram kılan şey iftitah tekbiridir, (namaz dışı meşguliyeti) helal kılan şey (de sondaki) selamdır."

Ebu Davud, Taharet 31, (61); Tirmizi, Taharet 3, (3)
Namazın Evsafını Bildiren Bazı Hadisler | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ali

Resulullah (sav)'ın öğle ve ikinci namazındaki kıyamlarını(n uzunluğunu tahmin ve) takdir ederdik. Öğledeki ilk iki rek'atin uzunluğunu Elif-lam-mim Tenzilü's-Secde suresini okuyacak) kadar tahmin ettik. Sonra iki rek'atin uzunluğunu da bunun yarısı kadar takdir ettik. İkindinin ilk iki rek'atinin kıyamının uzunluğunu, öğlenin son iki rek'atinin uzunluğu kadar takdir ettik, ikindinin son iki rek'atinin uzunluğunu da bunun yarısı kadar."

Müslim, Salat 156, (452); Ebu Davud, Salat 130, (804); Nesai, Salat 16, (1, 237)
Namazın Uzunluğu Ve Kısalığı Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu Said

Öğle namazı başlardı, bu anda bir kimse Baki'ye gider, ihtiyacını görür, sonra abdest alır, gelir ve uzunluğu sebebiyle Resulullah'ın birinci rek'atine yetişirdi.

Müslim, Salat 161, (454); Nesai, İftitah 66, (2, 164)
Namazın Uzunluğu Ve Kısalığı Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu Said

Bir gece Resulullah (sav) ile birlikte namaz kıldım. Öylesine namazı uzattı ki, içimden çirkin bir şey yapmak geçti. "Ne yapmak istemiştin?" diye sordular. Dedi ki: "Oturup O (sav)'nu terketmeyi düşündüm."

Buhari, Teheccüd 9; Müslim, Müsafirin 204, (773)
Namazın Uzunluğu Ve Kısalığı Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namaz ikişer ikişer kılınır. Her iki rek'atte bir teşehhüd vardır. Namazda huşu duyulur (tazarruda bulunulur), temeskün (tezellül) izhar edilir. Ellerini kaldırırsın." Şöyle de dedi: "Ellerini, içleri kendi yüzüne dönük olarak Rabbine kaldırır, isteklerini (ısrarla tekrarla söyleyerek) istersin: "Ya Rabbi! Ya Rabbi! Ya Rabbi!..." Kim bunu yapmazsa namazı eksiktir."

Tirmizi, Salat 283, (385)
Namazın Uzunluğu Ve Kısalığı Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Fadi İbnu'l-Abbas

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi vardır, namazını kılar bitirir de, kendisine namazın sevabının onda biri yazılır. Kişi vardır, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda biri, beşte biri, dörtte biri, üçte biri, yarısı yazılır."

Ebu Davud, Salat 128, (796)
Namazın Uzunluğu Ve Kısalığı Hakkında | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ammar İbnu Yasir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah temizlik olmayan namazı kabul etmez, hıyanetle kazanılan paradan verilen sadakayı da kabul etmez."

Müslim, Taharet 1, (224); Tirmizi, Taharet 1, (1)
Namazın Sekiz Şartı - Hadesten Teharet | NAMAZ BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, sizlerin namazını hades vaki olunca yeniden abdest almadıkça kabul etmez."

Ebu Davud, Taharet 31, (60); Tirmizi, Taharet 56, (76)
Namazın Sekiz Şartı - Hadesten Teharet | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Abdesti olmayanın namazı da yoktur. Üzerine besmele çekmeyenin abdesti yoktur."

Ebu Davud, Taharet 48, (101, 102); İbnu Mace, Taharet 41, (399); Tirmizi, Taharet 20, (25)
Namazın Sekiz Şartı - Hadesten Teharet | NAMAZ BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog