Arama

Sa'd İbnu Ubade (ra), Resulullah (sav)'a gelerek sordu: "Senin hoşuna giden sadaka hangisidir." "Su!" cevabını verdi.

Ebu Davud, Zekat 41, (1679-1680)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Said İbnu'l Müseyyeb

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dilenci at üzerinde de gelse ona sadaka verin."

Muvatta, Sadaka 3, (2, 992)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Zeyd İbni Eşlem

Ebu Davud'daki bir rivayette: "Dilenci için bir hak vardır, at üzerinde gelse bile" buyurmuştur.

Ebu Davud, Zekat 33, (1666)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Zeyd İbni Eşlem

Resulullah (sav) buyurdular ki: 1. "Mal sadaka ile eksilmez." 2. "Allah affı sebebiyle kulun izzetini artırır," 3. "Allah için mütevazi olan bir kimseyi Allah yüceltir."

Müslim, Birr, 69, (2588); Tirmizi, Birr 82, (2030); Muvatta, Sadaka 12, (2,1000)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav), hurma mahsulünden her on vask miktara, fakirler için, bir salkım hurmanın mescide asılmasını emretti.

Ebu Davud, Zekat 32,(1662)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav), bir gün elinde asası olduğu halde çıktı. Adamın biri çürüklü bir hurma salkımı asmış idi. Aleyhissalatu vesselam salkıma değneğini dürtüyor ve: "Bu sadakanın sahibi, keşke bundan daha iyisini tasadduk etmek isteseydi. Bu sadakanın sahibi, Kıyamet günü çürük hurma yiyecek" diyordu.

Ebu Davud, Zekat 16, (1608); Nesai, Zekat 27, (5, 43, 44)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Avf İbnu Malik

Resulullah (sav)'a üstü başı yok, ayakları çıplak, sadece kaplan postu gibi çizgili bedevi peştamalı -veya abalarına- sarınmış, kılıçları boyunlarında asılı oldukları halde hepsi de Mudarlı olan bir grup geldi. Onların bu fakir ve sefil halini görmekten Resulullah (sav)'ın yüzü değişti. Odasına girdi, tekrar geri geldi. Hz. Bilal'e ezan okumasını söyledi. O da ezan okudu, sonra ikamet getirdi. Namaz kılındı. Aleyhissalatu vesselam namazdan sonra cemaate hitabetti ve: "Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratıp, ondan zevcesini halk eden ve ikisinden de pek çok erkek ve kadın var eden Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz görüp gözetmektedir." (Nisa 1) ayetini okudu. Bundan sonra Haşir süresindeki şu ayeti okudu: "Ey insanlar, Allah'tan korkun. Herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır" (Haşr 18). Resulullah sözüne devamla: "Kişi dinarından, dirheminden, giyeceğinden, bir sa' buğdayından, bir sa' hurmasından tasaddukta bulunsun. Hiçbir şeyi olmayan, yarım hurma da olsa mutlaka bir bağışta bulunmaya gayret etsin" buyurdu. Derken Ensar'dan bir zat, nerdeyse taşıyamayacağı kadar ağır bir bohça ile geldi. Sonra halk sökün ediverdi (herkes bir şey getirmeye başladı). Öyle ki, az sonra biri yiyecek, diğeri giyecek maddesinden müteşekkil iki yığının meydana geldiğini gördüm. Resulullah (sav) memnun kalmıştı, yüzünün yaldızlanmış gibi parladığını gördüm. Şöyle buyurdular: "İslam'da kim bir hayırlı yol açarsa, ona bu hayrın ecri ile, kendisinden sonra o hayrı işleyenlerin ecrinin bir misli verilir. Bu, onların ecrinden hiçbir şey eksiltmez de. Kimde İslam'da kötü bir yol açarsa, ona bunun günahı ile, kendinden sonra onu işleyenlerin günahı da verilir. Bu da onların günahından hiçbir eksilmeye sebep olmaz."

Müslim, Zekat 69, (1017); Nesai, Zekat 64, (5, 75-76)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Cerir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam: "Bu gece mutlaka bir sadaka vereceğim!" deyip, sadakasıyla çıktı. Fakat (farkına varmadan) onu bir hırsızın avucuna sıkıştırdı. Sabah olunca herkes: "Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş!" diye dedikodu yaptı. Adam: "Ya Rabbi bir hırsıza sadaka verdiğim için sana hamdediyorum" dedi ve ilave etti: "Ancak mutlaka bir sadaka daha vereceğim!" Yine sadakasıyla çıktı. (Gece karanlığından bu sefer de) bir zaniyenin avucuna sıkıştırdı, Sabahleyin herkes: "Bu gece bir zaniyeye sadaka verilmiş!"diye dedikodu yaptı. Adam: "Allah'ım bir hırsız ve zaniyeye sadaka verdiğim için sana hamdolsun! Ancak yine de bir sadakada bulunacağım!" dedi, Sadakasıyla birlikte sokağa çıktı. (Karanlıkta) bu sefer de bir zenginin eline sıkıştırdı, Sabahleyin herkes: "Bu gece bir zengine sadaka verilmiş!" diye dedikodu yaptı. Adam: "Allah'ım, bir hırsız, bir zaniye ve bir zengine sadaka verdiğim için sana hamdediyorum" dedi. (Bilahare rüyasında ona gelip şöyle denildi): "Senin sadakaların kabul edildi. Şöyle ki: (İhlasla yani Allah rızası için vermen sebebiyle) hırsızın hırsızlıktan vazgeçip iffete gelmesi, zaniyenin zinadan vazgeçmesin zenginin ibret alıp Allah'ın kendine verdiklerinden tasadduk etmesi umulur."

Buhari, Zekat 14; Müslim, Zekat 78, (1022); Nesai, Zekat 47, (5, 55-66)
Tasadduk Ve İnfaka Teşvik | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sadakanın en hayırlısı zenginlik halinde verilendir. Nafakasını vermek zorunda olduklarından başlar."

Buhari, Zekat 18, Nafakat 2; Ebu Davud, Zekat 39, (1676); Nesai, Zekat 63, (6, 62)
Sadakanın Ahkamı | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) bir gün sadaka (nafaka) vermeyi emretmişti. Bir adam: "Ey Allah'ın Resulü," dedi "yanımda bir dinarım var!" "Onu kendine tasadduk et (kendi nafakan için harca)!" buyurdu. Adam: "Yanımda bir dinar daha var(sav)?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu da çocuklarına tasadduk et" buyurdular. Adam tekrar: "Bir başka dinarım daha var(sav)?" deyince: "Onu da zevcene tasaddduk et!" emrettiler. Adam bu sefer: "Başka bir dinarım daha var(sav)?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu da hizmetçine tasadduk et!" deyince, adam tekrar atıldı: "Bir başka dinarım var(sav)?" Aleyhissalatu vesselam: "Onun nereye verileceğini sen daha iyi bilirsin" cevabını verdi.

Ebu Davud, Zekat 45, (1691); Nesai, Zekat 54, (5, 62)
Sadakanın Ahkamı | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) sadaka vermeyi emrettiği sırada mescide, düşük kıyafetli bir adam girdi. Halk bağışta bulundu. Resulullah (sav) adama iki parça giyecek verdi. Sonra halka tekrar: "Sadaka verin!" diye hitabetti. Derken o adam üzerindeki iki parçalık elbisenin bir parçasını çıkarıp (sadaka olarak) attı. Resulullah (sav): "Benim kılık kıyafetim düşük görerek iki parça giyecek verdiğim şu adamı siz de görüyor musunuz? "Sadaka verin!" dediğim zaman, kendisine az önce verdiğim iki parçadan birini çıkanp (sadaka olarak) attı. "(Resulullah adama yönelip): "Elbiseni al!" dedi ve adamı (niye böyle yapıyorsun? diye) azarladı.

Ebu Davud, Zekat 39, (1575); Nesai, Cuma 26, (3,106), Zekat 59, (5, 63)
Sadakanın Ahkamı | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Ebu Saidi'l-Hudri

Adamın biri yumurta büyüklüğünde bir altın getirip: "Ey Allah'ın Resulü, şunu bir madende ele geçirdim, bunu alın, tasadduk ediyorum! Bundan başka birşeyim de yok" dedi. Aleyhissalatu vesselam (memnuniyetsizliğini ifade için) ondan yüzünü çevirdi. Sonra adam Resulullah'ın sağ tarafından yaklaşıp aynı şeyleri söyledi. Efendimiz yine adamdan yüzünü çevirdi. Adam bu sefer sol tarafından yaklaştı, aynı şeyleri söyledi. Resulullah yine adamdan yüzünü çevirdi, sonra adam arka cihetinden yine yaklaşıp önceki sözlerini aynen tekrar etti. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam onu aldı ve adama attı. Eğer değseydi canını yakacaktı. Buyurdular ki: "Biriniz bütün sahib olduğu serveti getirip: "Bunu sadaka olarak veriyorum" diyor ve sonra da oturup halka avuç açıyor! Hayır. Sadakanın hayırlısı zengilikten sonrakidir."

Ebu Davud, Zekat 39, (1673)
Sadakanın Ahkamı | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eğer kadın, evin yiyeceğinden zarar vermeyecek şekilde infak ederse, kadın infak ettiği için, erkek de kazandığı için sevaba kavuşurlar, malı koruyan vekilharç için de aynı şekilde sevab vardır. Bunlardan birinin sevabı diğerinin sevabından hiçbir şey noksanlaştırmaz."

Buhari, Zekat 26, 17, 25, Büyu 12; Müslim, Zekat 80, (1024); Ebu Davud, Zekat 44, (1685); Tirmizi, Zekat 34, (671, 672); Nesai, Zekat 57, (5, 65)
Sadakanın Ahkamı | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav): "Kadın kocasının evinden, onun izni olmadan infak edemez!" buyurmuştu ki sordular: "Ey Allah'ın Resulü! yiyecek de mi veremez?" "Evet" buyurdular, "o mallarımızın en kıymetlisidir."

Tirmizi, Zekat 34, (670)
Sadakanın Ahkamı | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Ebu Ümame

Resulullah (sav): "Kadının ihsanda bulunması, ancak kocasının izniyle caizdir!" buyurdular.


Sadakanın Ahkamı | SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Amr İbni'l-As

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog