Arama

Ben dinarla deve satıyor, dinar yerine gümüş alıyordum. Bazanda gümüşle satıyor, onun yerine dinar alıyordum. Bu durumu Resulullah (sav)'e arzederek hükmünü sordum. "O andaki (aynı meclisteki) kıymetiyle olunca bunda bir beis yok" buyurdu."

Tirmizi, Büyu 24, (1242); Ebu Davud, Büyu 14 (3354-3355); Nesai, Büyu 50, (7, 281-282); İbnu Mace, Ticaret 51, (2262)
Riba İle İlgili Hükümler | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "...o günün fiyatıyla almanda bir beis yoktur, yeter ki aranızda (henüz ödenmeyen) bir miktar olduğu halde birbirinizden ayrılmış olmayasınız."

Ebu Davud, Büyu 14, (3354, 3355)
Riba İle İlgili Hükümler | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Anlattığına göre, kölesine, bir sa' buğday vererek pazara yollar ve: "Bunu sat, parasıyla arpa satın al der. Köle gider. Onu vererek bir sa'dan bir miktar fazla arpa satın alır. Köle dönünce, Ma'mer (ra) ona "Niye böyle yaptın? Çabuk git ve geri ver. Misli misline denk al. Zira ben, Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle diyordu: "Yiyecek yiyecekle misli misline denk olmalıdır." O zaman yiyeceğimiz arpa idi. Kendisine "Ama bu arpa onun misli değildir" dendi ise de: "Ben arpanın buğdaya benzemesinden korkarım" cevabını verdi.

Müslim, Müsakat 93, (1592)
Riba İle İlgili Hükümler | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ma'mer İbnu Abdillah İbni Nafi

İmam Malik'e ulaştığına göre, Süleyman İbnu Yesar demiştir ki; "Sa'd İbnu Ebi Vakkas'ın merkebinin yemi bitmiştL Kölesine: "Ailene ait buğdaydan bir miktar götür, ona mukabil arpa satın al, sakın mislinden fazla almayasın" dedi.

Muvatta, Büyu 50,52, (2,645)
Riba İle İlgili Hükümler | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Ebu Ayyaşın - ki ismi Zeyd'dir - anlattığına göre: "Sa'd İbnu Ebi Vakkas (ra)'a, beyaz buğday mukabilinde kabuksuz arpa satın almanın hükmünü sorar. Sa'd (ra) kendisine: "Hangisi daha kıymetli? diye sorar. Zeyd: "Beyaz buğday" der. Sa'd onu bu işten men eder ve der ki: "Ben Resulullah (sav)'ı kuru hurmayı taze hurma mukabilinde satın alma hakkında sorulduğu zaman işitmiştim. Resulullah (sav) bunu sorana: "Taze hurma kuruyanca ağırlığını kaybeder mi?" dedi. Adam "evet" cevabını verince, Resulullah (sav) onu bu işten men etmişti."

Tirmizi, Büyu 14, (1225); Ebu Davud, Büyu 18, (3359); Muvatta, Büyu 22, (2, 624); Nesai, Büyu 36, (7, 269); İbnu Mace, Ticarat 53, (2264)
Riba İle İlgili Hükümler | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ebu Ayyaşın

Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde: "Hz. Peygamber (sav), taze hurmayı kuru hurma ile veresiye satmayı yasakladı" denir."

Ebu Davud, Büyu 18, (3360)
Riba İle İlgili Hükümler | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Bir köle gelerek Hz. Peygamber (sav)'a hicret etmek üzere biat etti, Resulullah (sav) onun köle olduğunu sezemedi. Arkadan efendisi onu aramaya geldi. Resulullah (sav) ona: "Onu bana sat" buyurdu ve köleyi iki siyah köle mukabilinde satın aldı."

Müslim, Musakat 123, (1602); Tirmizi, Siyer 36, (1596); Ebu Davud, Büyu 17, (3358); Nesai, Bey'a 66, (7, 292-293); İbnu Mace, Cihad 41
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Cabir

Hz. Peygamber (sav) raviye, kendisine bir ordu hazırlamasını emretmiştir. Mevcut develer (askerlere) yetmedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) (devesi olmayanlar için, bilhere) hazine develerinden ödenmek üzere deve te'min etmesini emretti. (Böylece Abdullah) zekat yoluyla hazineye gelecek develerden iki adedi karşılığında bir deve temin ediyordu."

Ebu Davud, Büyu 16, (3357)
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Amr İbni'l-As

Anlattığına göre, "devesini yirmi küçük deve mukabilinde veresiye olarak satmıştır"

Muvatta, Büyu 59, (2, 652)
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ali İbnu Ebi Talib

İbnu Ömer, satıcının zimmetinde bulunan bir binek devesini, Rebeze'de bulunan dört küçük deve mukabilinde satın almıştır." (Buhari, bu hadisi bab başlığında senetsiz olarak kaydetmiştir)

Buhari, Büyu 108; Muvatta, Büyu 60, (2, 652)
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "İki hayvan, veresiye olarak bir hayvana mukabil satılamaz. Peşin satılırsa bunda bir beis yok."

Tirmizi, Büyu 21, (1238); İbnu Mace, Ticarat 56
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Cabir

Hz. Peygamber (sav) hayvanın hayvanla veresiye satışını yasaklamıştır." (Tirmizi, hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

Tirmizi, Büyu 21, (1237); Ebu Davud, Büyu 15; Nesai, Büyu, 65, (7, 292); İbnu Mace, Ticarat 56, (2271)
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Semüre İbnu Cündeb

Said İbnu'l-Müseyyeb derdi ki: "Hayvanda riba yoktur. Hz. Peygamber (sav) hayvan satışını üç hususta yasakladı: el-Mezamin, el-Melakih ve Habelu'l-habele. Mezamin: Dişi devenin karnındaki yavru demektir. Melakih: Erkek devenin belinde bulunan (ve dişiyi dölleyen) şey demektir. Habelu'l-habele: "Hamile develerin hamile kalması) yani, dişi develerin karnındaki ceninin doğuracağı yavrunun satımı. (İmam Malik, bu tabirleri, yukarıdaki gibi açıklamıştır. Ancak garib kelimeleri açıklayan lugatci ve fakihler nezdinde, mezamin ve melakih kelimeleri aksi manaları ifade etmektedir.)

Muvatta, Büyu 63, (2,654)
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Şihab

İmam Malik'e ulaştığına göre, bir adam İbnu Ömer (ra)'e gelerek: "Ben birisine bir borç verdim. Bana, bunu daha üstün bir şekilde iadesini şart koştum" dedi ve hükmünü sordu, İbnu Ömer (ra): "Bu ribadır" diye cevap verdi ve şu açıklamada bulundu: "Borç verme işi üç şekilde cereyan eder. 1- Borç vardır, bunu vermekle sadece Allah'ın rızasını düşünürsün. Karşılığında sana rıza-yı ilahi vardır. 2- Borç vardır, bununla arkadaşını memnun etmek istersin. 3- Borç vardır, temiz bir malla pis bir şey almak için bu borcu verirsin. İşte bu ribadır." Adam: "Öyleyse bana ne emredersiniz, ey Ebu Abdirrahman?" diye sordu. İbnu Ömer şu açıklamada bulundu: "Akdi yırtmanı tavsiye ederim. Borçlu, verdiğin miktarı aynen iade öderse alırsın, Verdiğinden daha az iade eder, sen de alırsan sevap kazanırsın. Eğer sana, daha iyi birşeyi gönül hoşluğu ile verirse, bu sana bir teşekkürdür, böylece teşekkürünü ifade ediyor demektir. Sana ayrıca, ona vade tanıdığın için sevap vardır."

Muvatta, Büyu 92, (2, 681-682)
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

İbnu Ömer (ra) bir miktar borç para aldı. Bunu sahibine daha iyi bir şekilde ödedi. Borç veren adam: "Bu verdiğimden efdaldir (fazladır) diyerek almak istemedi. İbnu Ömer adama: "Biliyorum, ancak için bu şekilde rahat edecek" dedi.

Muvatta, Büyu 90, (2, 681)
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Mücahid

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog