Arama

Amr İbnu'ş-Şerid, babasından (ra) anlatıyor: "Ben oturduğum sırada, Resulullah (sav) bana uğradı. O sırada sol elimi sırtımın gerisine koymuş, (sağ) elimin kabası üzerine dayanmıştım. Bana: "Gadaba uğramışların oturuşuyla mı oturuyorsun" dediler.

Ebu Davud, Edeb 26, (4848)
Meclis (Oturma) Adabı | SOHBET BÖLÜMÜ | Amr İbnu'ş-Şerid

Resulullah (sav) oturdu mu, etrafına biz de otururduk. Kalkar, (fakat geri) dönmeyi arzu ederse ayakkabılarını veya üzerinde olan (rida, sarık gibi) bir şeyi çıkarır (yerine koyar)dı. Böylece ashabı (geri geleceğini) bilir ve yerlerinde otururlardı.

Ebu Davud, Edeb 30, (4854)
Meclis (Oturma) Adabı | SOHBET BÖLÜMÜ | Ebu'd-Derda

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz güneşte olunca -bir rivayette gölgede olunca- gölge ondan kalkar da, yarısı gölgede kalacak olursa oradan kalksın."

Ebu Davud, Edeb 15, (4821)
Meclis (Oturma) Adabı | SOHBET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Kays, babasından naklediyor: "(Bir seferinde mescide) gelmişti, ki, Resulullah (sav) hutbe irad ediyordu. (Konuşmayı dinlemek üzere) güneşe dikildi. Ancak Resulullah (sav) , kendine gölgede durmasını emretti ve gölgeye geçti.

Ebu Davud, Edeb 15, (4822)
Meclis (Oturma) Adabı | SOHBET BÖLÜMÜ | Kays

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi ya sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın."

Buhari, Büyu 38, Zebaih 31; Müslim, Birr 146, (2628)
Arkadaşın Vasfı | SOHBET BÖLÜMÜ | Ebu Musa

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu üçü hariç bütün meclisler emniyettedir; "Haram kan dökülen meclis, haram ferc bulunan meclis, haksız mal taksimi yapılan meclis."

Ebu Davud, Edeb 37, (4869); Buhari, Büyu 38, Zebaih 31; Müslim, Birr 146, (2628)
Arkadaşın Vasfı | SOHBET BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav) beni, bir ihtiyacı için göndermişti. Bu yüzden anneme dönmekte geciktim. Eve gelince annem: "Niçin geciktin?" diye hesaba çekti. "Resulullah", dedim, "beni bir iş için göndermişti." "Ne işiydi o?" diye annem sordu. "O sırdır söyleyemem!" deyince, annem: "Resulullah (sav)'ın sırrını sakın kimseye açmayasın!" dedi. (Metin Müslim'e aittir.)

Buhari, İsti'zan 46; Müslim, Fedailu's-Sahabe 145, (2482)
Arkadaşın Vasfı | SOHBET BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim yed'i kudretinde olan zata yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız! Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yaygınlaştırın!"

Müslim, İman 93, (54); Ebu Davud, Edeb 142, (5193); Tirmizi, İsti'zan 1, (2589)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkatte mü'minlerin misali, bir bedenin misalidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona iştirak ederler."

Buhari, Edeb 27; Müslim, Birr 66, (2586)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Nu'man İbnu Beşir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin."

Ebu Davud, Edeb 122, (5124); Tirmizi, Zühd 54, (2393)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Mikdam İbnu Madikerib

Resulullah (sav)'ın yanında bir adam vardı. Derken oradan birisi geçti (Aleyhissalatu vesselam'ın yanındaki): "Ey Allah'ın Resulü!" dedi, "ben şu geçeni seviyorum." "Pekiyi kendisine haber verdin mi?" diye Aleyhissalatu vesselam sordu. "Hayır!" deyince, "Ona haber ver!" dedi. Adam kalkıp, gidene yetişti ve: "Seni Allah için seviyorum!" dedi. Adam da: "Kendisi adına beni sevdiğin Zat da seni sevsin!" diye mukabelede bulundu.

Ebu Davud, Edeb 122, (5125)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse, bir başkasıyla kardeşleştiği zaman, ilk iş ismini, babasının ismini ve kimlerden olduğunu sorsun. Çünkü böyle yapmak, sevginin artmasına daha uygundur."

Tirmizi, Zühd 54, (2394)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Yezid İbnu Nu'ame ed'Dabi

Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Dostunu severken ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap, günün birinde dostun olabilir."

Tirmizi, Birr 60, (1998)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve Celil olan Allah Teala hazretleri Kıyamet günü şöyle diyecek: "Benim celalim adına sevişenler nerede? Gölgemden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı şu günde onları gölgemde gölgelendireyim."

Müslim, Birr 37, (2566); Muvatta, Şi'r 13, (2952)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri buyuruyor ki: "Benim celalim adına birbirlerini sevenler var ya! Onlar için nurdan öyle minberler vardır ki, peygamberler ve şehidler bile onlara gibta ederler."

Tirmizi, Zühd 53, (2391)
Karşılıklı Muhabbet | SOHBET BÖLÜMÜ | Mu'az İbnu Cebel

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog