Arama

Ravilerden biri, bu hadisin baş kısmına şu ilavede bulundu: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nikahların en hayırlısı en kolayıdır."

Ebu Davud, Nikah 32, (2117)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | Ukbe İbnu Amir

Ravinin anlattığına göre ona, kocası ölen bir kadından soruldu, kocası ona mehir tesbit etmemiş, henüz kendisiyle gerdek de yapmamış. Kadına şu cevabı verdi: "Kadın mehrin tamamını alır (ne eksik, ne fazla) iddet bekler ve mirasa da iştirak eder. Ma'kıl İbnu Sinan söz alarak dedi ki: "Resulullah (sav)'ı işittim, Berva' Bintu Vaşık için bunun misli bir hüküm vermişti." Bu açıklamaya İbnu Mes'ud sevindi.

Ebu Davud, Nikah 32, (2114); Tirmizi, Nikah 44, (1145); İbnu Mace, Nikah 18, (1891); Nesai, Nikah 68, (6, 121)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Übeydullah İbnu Ömer'in bir kızı vardı. Annesi de Bintu Zeyd İbni'l-Hattab idi. Bu kız, Abdullah İbnu Ömer'in bir oğlunun nikahı altında idi. Oğlan, Zeyd İbnu'l-Hattab'ın kızıyla gerdek yapmadan vefat etti, üstelik henüz mehir de tesbit etmemişti. Kızın annesi, Abdullah'a gelerek kızın mehrini taleb etti. İbnu Ömer (ra), kadına: "Kızınıza mehir yoktur. Eğer mehir olsaydı onu asla tutmaz verirdim, aksi halde kıza zulmetmiş olurum" dedi. Kadın onun hükmünü kabul etmek istemedi. Aralarında, Zeyd İbnu Sabit (ra)'ı hakem yaptılar. O, kızın mehir hakkının bulunmadığına, fakat mirasa iştirak hakkı olduğuna hükmetti."

Muvatta, Nikah 10, (2, 527)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | Nafi'

Ravi demiştir ki: "Boşanan her kadının bir istifade (tazminat) hakkı vardır. Bu tazminattan, kendisine mehir tayin edildiği halde, temas vaki olmadan boşanan hariçtir. Böyle bir kadın, kendisi için tesbit edilen mehrin yarısını alır."

Muvatta, Talak 45, (2,573)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Hz. Ömer (ra): "Nikahda perdeler indirildi mi mehir vacib olur" diye hükmetti."

Muvatta, Nikah 12, (2, 5285)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | İbnu'l-Müseyyeb

Hz.Ali, Fatıma (ra)'yı nikahlayınca, hemen gerdek yapmak istedi. Resulullah (sav) ise, mehir olarak bir şeyler verinceye kadar buna mani oldu. Hz. Ali (ra): "Benim verecek bir şeyim yok!" demişti. Aleyhissalatu vesselam: "Ona zırhını ver!" buyurdu. Hz. Ali (ra) (bu maksadla) zırhını verdi, sonrada gerdek yaptı.

Ebu Davud, Nikah 36, (2125, 2126); Nesai, Nikah 76, (6, 129)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Resulullah (sav), bana, kocası kadına bir şey vermezden önce kadını kocasına göndememi emretti.

Ebu Davud, Nikah 36, (2128)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yerine getirilmeye en ziyade layık olan şart, fercleri helal kılmak üzere kabul ettiğiniz şartlardır."

Buhari, Nikah 52, Şurut 6; Müslim, Nikah 63, (1418); Ebu Davud, Nikah 63, (2139); Tirmizi, Nikah 31, (1127); Nesai, Nikah 42, (6, 92, 93)
Mehrin Ahkamı | MEHİR BÖLÜMÜ | Ukbe İbnu Amir

(Bir gün): "Ey Allah'ın Resulü! Biz, şu köpeklerle avlanıyoruz. Bunlardan bize helal olanı hangisidir?" diye sormuştum, şu açıklamayı yaptı: "Muallem (terbiye edilmiş) köpeğini besmele çekerek gönderdin mi, senin için tuttuğunu ye. Ancak köpek kendisi yemeye kalkmışsa onu yeme. Zira bu durumda ben, avı köpeğin kendisi için yakalamış olmasından korkarım. Eğer senin gönderdiğin köpeklere başka bir köpek karıştı da (hangisinin yakaladığı belli değilse) yine yeme."

Buhari, Büyu 3, Zebaih 1, 2, 3, 7, 8, 9, 10, Tevhid 13; Müslim, Sayd 1, (1929); Ebu Davud, Sayd 2, (2847-2851); Tirmizi, Sayd 1-7, (1465-1471); Nesai, Sayd 1-8, (7, 179-183), 19-23, (7, 193-195)
Kara Avı | AV BÖLÜMÜ | Adiyy İbnu Hatim

(Bir gün Resulullah (sav)'a) "Ey Allah'ın resulü! Biz Ehl-i Kitab'ın yaşadığı bir diyardayız. Onların kaplarından yiyebilir miyiz? Ve biz av memleketindeyiz; hem muallem (öğretilmiş) köpeğimle ve hem de yayımla avlanıyorum, muallem olmayan köpeğimle de avlandığım olur. Bunlardan hangisi benim için uygundur?" diye sordum. Buna şu cevabı verdi: "Ehl-i Kitapla ilgili sorundan başlayalım: "Başka bir kap bulabilirseniz, onların kabından yemeyiniz. Başka kap bulamazsanız, onları önce yıkayıp sonra içlerinden yemek yiyin. (Ava gelince), yayınla avladığın ve üzerine besmele çektiğin avını ye. Muallem köpeğinle avladığın ve üzerine besmele çekmiş bulunduğun avı da ye. Muallem olmayan köpeğinle avladığın hayvana yetişmiş, kesmiş isen onu da."

Buhari, Sayd 4, 10, 14; Müslim, Sayd 12-14, (1932); Ebu Davud, Sayd 2, (2850, 2855, 2856, 2857); Tirmizi, Sayd 1, (1464); Nesai, Sayd 4, (7, 181)
Kara Avı | AV BÖLÜMÜ | Ebu Salebe el-Huşeni

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Okunu attıktan sonra kaybetmiş olsan ve (üç gece) sonra (okun isabet ettiği ava) erişsen, bu av kokmadıkça onu yiyebilirsin."

Müslim, Sayd 9, (1931); Ebu Davud, Sayd 4, (2861); Nesai, Sayd 20, (7,193, 194); Buhari, Sayd 8
Kara Avı | AV BÖLÜMÜ | Ebu Sa'lebe

Sa'd İbnu Ebi Vakkas (ra)'a öğretilmiş (muallem) bir köpek avı öldürecek olursa, yenilip yenmiyeceği sorulmuştu: "Ye!" dedi, ondan sadece bir parça da kalmış olsa."

Muvatta, Sayd 7, (2,493)
Kara Avı | AV BÖLÜMÜ | Sa'd İbnu Ebi Vakkas

Bir adam dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, benim öğretilmiş köpeklerim var. Onlar hakkında bana fetva ver!" Aleyhissalatu vesselam: "Köpeğin senin için tuttuğu şeyi ye!" buyurdular. Adam: "Köpek, avı öldürmüşse?" dedi. "Öldürse de!" buyurdular. Yayım hakkında da bana fetva ver!" dedi. "Okunun sana geri getirdiğini ye!" buyurdu. "Avı gözden kaybetmişsem?" dedim. "Avı gözden kaybetsen de!" buyurdu, "yeter ki, av üzerinde senin okundan başka bir ok izine rastlamamış olasın. Veya onu kokmuş bulmamış olasın."

Nesai, Sayd 16, (7,191)
Kara Avı | AV BÖLÜMÜ | Amr İbnu Şu'ayb (an ebihi an ceddihi)

Resulullah (sav) parmakla çakıl atmayı yasakladı ve: "O, avı öldürmez, düşmanı paralamaz; ancak göz patlatır, diş kırar!" buyurdu.

Buhari, Edeb 122, Tefsir, Feth 5, Zebaih 5; Müslim, Sayd 54, (1954); Ebu Davud, Edeb 178, (5270); Nesai, Kasame 37, (8, 47)
Kara Avı | AV BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Muğaffel

Resulullah (sav), mecusi köpeğinin avladığı avın etini yemeyi yasakladı.

Tirmizi, Sayd 2, (1466)
Kara Avı | AV BÖLÜMÜ | Cabir

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog