Arama

Resulullah (sav): "İki lanetten korkun." buyurdular. Ashab: "İki lanet de nedir?" diye sorunca, açıkladılar: "İnsanların yollarına abdest bozanla, gölgelerine abdest bozanlardır."

Müslim, Teharet 68, (269); Ebu Davud, Taharet 14, (25)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Ebu Davud, Hz. Muaz (ra)'dan şu rivayeti kaydetmiştir: "Lanete sebep olan üç yere abdest bozmaktan kaçının: Su yollarına, işlek yollara ve gölgeliklere."

Ebu Davud, Taharet 14, (26)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Muaz

Resulullah (sav) (yer üzerindeki haşerat) deliklerine akıtmayı yasakladı. Katade'ye: "Bu deliklere akıtmak niye mekruh kılındı?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Bunların cinlere ait meskenler olduğu söyleniyordu."

Ebu Davud, Taharet 16, (29); Nesai, Taharet 30, (1,33,34)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Sercis

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse hamam yaptığı yere akıtmasın. Zira vesveselerin çoğu bu yüzden hasıl olur." (Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "...sonra dönüp içinde yıkanacaktır."

Ebu Davud, Taharet 15 (27); Tirmizi, Taharet 17, (21); Nesai, Taharet 32, (1, 34)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Mugaffel

Resulullah (sav)'ın karyolasının altında bulundurduğu hurma kütüğünden bir çanağı vardı. Geceleyin ona küçük abdest bozardı.

Ebu Davud, Taharet 13, (24); Nesai, Taharet 28, (1, 31)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Ümeyme Bintu Rukiyye

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Helaya gittiğiniz vakit, (abdest bozarken) kıbleye ne önünüzü ne de arkanızı dönmeyin. Fakat yüzünüzü doğuya ve batıya dönderin." Ebu Eyyub der ki: "Şam'a gelince helaların yönlerinin hep kıble cihetine inşa edildiğini gördük. Onları (kullanırken yönünü yan çeviriyor, ayrıca Allah'tan mağfiret de diliyorduk."

Buhari, Vudu 11, Salat 29; Müslim, Taharet 59, (264); Ebu Davud, Taharet 4, (9); Tirmizi, Taharet 6, (8); Nesai, Taharet 19, 20, 21, (1, 21, 22, 23)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Ebu Eyyub

İmam Malikin bir rivayeti şöyledir: "Ebu Eyyub (ra) Mısır'da iken demiştir ki: "Vallahi bu kiryas denen kenefleri nasıl kullanacağımı bilemiyorum. Zira Resulullah (sav): "Biriniz büyük veya küçük abdest bozunca kıbleye yönelmesin, arka fercini de çevirmesin." demişti."

Muvatta, Kıble 1, (1, 193)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Ebu Eyyub

İbnu Ömer (ra)'i devesini kıble istikametine ıhtırmış, sonra onun duldasına çömelip deveye doğru yönelerek akıtıyorken gördüm. Kendisine: "Ey Ebu Abdirrahman, bu tarz akıtmaktan nehyedilmedik mi?" dedim. "Evet, ama bundan, açık arazide nehyedildik. Seninle kıble arasında sana perde olan birşey varsa bu durumda akıtmanda bir beis yok!" dedi.

Ebu Davud, Taharet 4, (11)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Mervan el-Asgar

Bir ihtiyacım için, (bir gün kız kardeşim Hz.) Hafsa (ra)'nın evinin damına çıkmıştım. Resulullah (sav)'ı yüzünü Şam'a, arkasını da kıbleye çevirmiş olarak kaza-yı hacet yapıyor gördüm.

Buhari, Vudu 12, 14, Humus 4; Müslim, Taharet 62, (266); Muvatta, Kıble 3, (1, 193, 194); Ebu Davud, Taharet 5, (12); Tirmizi, Taharet 7, (11); Nesai, Taharet 22, (1, 23)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Abdullah anlatıyor: "Halk: "Kaza-yı hacet için çömelince ne kıbleye karşı ne de Mescid-i Aksa'ya yönelme" demektedir. Halbuki ben, bir işim için Hafsa (ra)'nın evinin damına çıkmıştım..." Gerisi aynen devam eder.

Müslim, Taharet 61, (266)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Ben Resulullah (sav) ile beraber idim. Bir kavmin küllüğüne gelince durup, ayakta küçük abdest bozdu.


İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Huzeyfe

Ebu Musa (ra) küçük abdest hususunda çok titiz davranır (üzerine sıçrantı değmemesi için azami gayreti gösterirdi. O kadar ki) küçük abdestini bir şişe içerisine bozar ve: "Beni İsrail'den birinin bedenine sidik değecek olsa, adam kirlenen derisini bıçakla kazırdı" derdi. (Bunu işiten) Huzeyfe (ra) dedi ki: "Arkadaşınızın titizliği bu kadar ileri götürmemesini tercih ederim. Ben, Resulullah (sav)'la bir beraberliğimizi hatırlıyorum. Beraber yürüyorduk. Derken bir kavmin bir duvar gerisindeki küllüğüne rastladık. Resulullah (sav), tıpkı sizden birinin ayakta bevletmesi gibi durup ayakta bevletti. Ben bu esnada kendilerinden uzaklaşmak istedim. Bana yakın durmamı işaret buyurdu. Geri gelip, hemen arkasmda dikilip abdestini bozuncaya kadar bekledim."

Buhari, Vudu 62, 60, 61, Mezalim 27; Müslim, Taharet 73, 74, (273); Ebu Davud, Taharet 12, (23); Tirmizi, Taharet 9, (13); Nesai, Taharet 24, (3,. 25)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Ebu Vail

İbnu Ömer (ra)'ı ayakta bevlederken gördüm.

Muvatta, Taharet 112, (1, 65)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Nafi'

Ben ayakta abdest bozarken, Resulullah (sav) beni gördü ve: "Ey Ömer, ayakta akıtma" buyurdu. Ondan sonra hiç ayakta akıtmadım.

Tirmizi, Taharet 8, (12)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Ömer

Ubeydullah, Nafi'den, o da Abdullah İbnu Ömer (ra)'den anlattığına göre, Hz. Ömer (ra): "Ben müslüman olduğum zamandan beri ayakta abdest bozmadım!" demiştir. (Tirmizi: "Bu, Hz. Ömer'den daha sıhhatli olan rivayettir. Önceki rivayet zayıftır" der. Keza ilaveten der ki: "Ayakta abdest bozma yasağı tedib içindir, tahrim için değil."Yine der ki: "İbnu Mes'ud (ra)'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kişinin ayakta akıtması, nefsine karşı işlediği bir kabalıktır.")

Tirmizi, Taharet 8, (12)
İstincanın Adabı | TAHARET BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Ömer

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog