Arama

Ben, Resulullah (sav)'ı, bir kavmin kuyusuna gelmiş, abdest alırken gördüm. Abdestini aldı, ayakkabılarına ve ayaklarına meshetti.

Ebu Davud, Taharet 62, (160)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Evs İbnu Evs es-Sakafi

Resulullah (sav) mestin üst ve aşağı kısımlarını meshederdi.

Tirmizi, Taharet 72, 73, (97, 98); Ebu Davud, Taharet 63, (161,165); Nesai, Taharet 63, (1, 62)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Mugire

Ebu Davud'un rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) mestlerinin sırtlarına meshederdi. Tirmizi'nin bir başka rivayetinde de böyle denmiştir. Tirmizi 72, 73, (97, 98), Ebu Davud, Taharet 63, (161,165); Nesai, Taharet 63, (1, 62)

Ebu Davud, Taharet 63, (161,165)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Mugire

Eğer din insanın fikrine göre olsaydı, mestin altını meshetmek, üstünü meshetmekten evla olurdu. Ancak ben Resulullah (sav)'ın mestin üstünü meshettiğini gördüm.

Ebu Davud, Taharet 62, (162)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Ali

Bir başka rivayette şöyle gelmiştir: "Hz. Ali (ra)'yi abdest alırken gördüm, ayağının sırtını meshetti ve dedi ki: "Eğer ben Resulullah (sav)'ı böyle yapar görmeseydim (ayağın altını meshetmeye daha layık düşünürdüm)."

Ebu Davud, Taharet 63, (162,163,164)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Bir diğer rivayette de şöyle gelmiştir: "Ben, Resulullah (sav)'ın ayağın üstünü meshettiğini görünceye kadar, daima, altını meshetmenin evla olduğunu düşünürdüm."

Ebu Davud, Taharet 63, (162,163,164)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Ali

Hz. Aişe (ra)'ye mest üzerine meshetmekten sormaya geldim. Bana: "Sana Ebu Talibin oğlu [Hz. Ali] (ra)'yi tavsiye ederim, git ona sor. Zira o, Resulullah (sav) ile birlikte seyahatlerde bulunmuştur!" dedi. Bunun üzerine gidip ona sordum. Şu cevabı verdi: "Resulullah (sav), (mesh müddetini) yolcu için üç gün üç gece tuttu, mukim için de bir gün bir gece tuttu."

Müslim, Taharet 85, (276); Nesai, Taharet 99, (1, 84); İbnu Mace, Taharet 86, (552)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Şüreyh İbnu Hani

Resulullah (sav) yolcu olduğumuz zaman, bize mestlerimizi üç gün üç gece, cenabet hali dışında küçük ve büyük abdest bozma ve uyku sebebiyle çıkarmamamızı emrederdi.

Tirmizi, Taharet 71, (96), Da'avat 102, (3529, 3530); Nesai, Taharet 98, (1, 83, 84); İbnu Mace, Taharet 86, (554)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Safvan İbnu Assal

Ravi -ki bu Sahabi, Resulullah (sav) ile birlikte her iki kıbleye namaz kılan ilklerdendir- anlatıyor: "Bir gün Resulullah (sav)'a gelerek sordum: "Ey Allah'ın Resulü! Mestlerimin üzerine meshedeyim mi." "Evet" buyurdular. Ben tekrar: "Bir gün mü?" dedim. "Bir gün!" buyurdular. Ben tekrar: "İki gün (olsa)?" dedim. "İki gün!" buyurdular, ben tekrar: "Üç gün (olsa)?" dedim. "Evet! dilediğin kadar!" buyurdular."

Ebu Davud, Taharet 60, (158)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Ubeyy İbnu Ammare

Bir rivayette de "...Hatta yediye kadar ulaştı. Resulullah (sav), sonunda: "Evet! Sana uygun geldiği kadar!" buyurdular."

Ebu Davud, Taharet 60, (158)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Ubeyy İbnu Ammare

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mest üzerine meshetmenin müddeti yolcu için üç gündür. Mukim için bir gün bir gecedir!" "(Bir başka rivayette şu ziyade gelmiştir): "Biz müddetin uzatılmasını taleb etseydik, bize mutlaka uzatırdı."

Ebu Davud, Taharet 60, (157); Tirmizi, Taharet 71, (95); İbnu Mace, Taharet 86, (553)
Mest Üzerine Meshetmek | TAHARET BÖLÜMÜ | Huzeyme İbnu Sabit

Resulullah (sav)'la bir seferde beraber idik. Beyda nam mevkiye veya Zatul-Ceyş denen yere gelmiştik ki benim bir kolyem kop(up kaybol)du. Resulullah (sav) onu aramak için kaldı, O'nunla birlikte herkes orada kaldı. Bir su başında da değillerdi. Üstelik beraberlerinde su da yoktu. Halk Hz. Ebu Bekr (ra)'e uğrayıp: "Aişe'nin yaptığını gördüm mü! Hem Resulullah'ı, hem de herkesi burada oyaladı. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da yok!" demişler. Resulullah başını dizlerimin üzerine koymuş uyurken Ebu Bekr (ra) çıkageldi. "Sen Resulullah (sav)'ı da halkı da, burada hapsettin. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da yok!" diyerek, babam beni azarladı ve Allah'ın dilediğince başka şeyler de söyledi. (Öfkesini daha da yenemeyip) eliyle böğrüme böğrüme dürterek (canımı yaktı). Resulullah'ın başı dizimin üzerinde olduğu için kımıldamamaya çalıştım. Resulullah (sav) sabaha kadar, susuz olarak uyudu. Sabah olunca Allah Teala Hazretleri, teyemmüm ayeti'ni inzal buyurdu: "...Su bulamazsanız temiz toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size zorluk yapmak murad etmez, bilakis sizi temizlemek, ve üzerinizdeki nimetim tamamlamak ister, ola ki şükredersiniz" (Maide 6). Üseyd İbnu Hüdayr -ki (Akabe biatına katılan) nakiblerden biridir- dedi ki: "Ey Ebu Bekr ailesi! Bu, sizin ilk bereketiniz değildir." (Hz. Aişe) sözüne devam ederek) dedi ki: "Bindiğim deveyi dürtüp kaldırdım. (Kaybolan) kolya altında çıktı."

Buhari, Teyemmüm 2, Fedailu'l-Ashab 5, 30, Tefsir, Nisa 10, Maide 3, Nikah 65, 125, Libas 52, Hudud 39; Müslim, Hayz 108, (367); Muvatta, Taharet 89, (1, 53,64); Ebu Davud, Taharet 123, (317); Nesai, Taharet 194, (1, 163, 164)
Teyemmüm | TAHARET BÖLÜMÜ | Aişe

Ebu Davud'un rivayetinde Hz. Aişe (ra) der ki: "Resulullah (sav) Üseyd İbnu Hüdayr (ra)'la Hz. Enes'i, Hz. Aişe (ra)'nin kaybettiği kolyeyi aramaya gönderdi. Bu esnada namaz vakti girdi. Abdestsiz namaz kıldılar. Gelip durumu Resulullah (sav)'a, haber verdiler. Bunun üzerine teyemmüm ayeti indirildi. Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "Üseyd, Hz. Aişe'ye: "Allah rahmetini bol kılsın, senin başına hoşlanmadığın her ne gelmiş ise onda Allah senin için de müslümanlar için de bir ferec (sıkıntıdan kurtulma) kılmıştır" dedi.

Ebu Davud, Taharet 123, (317)
Teyemmüm | TAHARET BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav), beraberinde Hz. Aişe'nin de bulunduğu bir seferinde, Ulafu'l-Ceyş nam mevkide geceleyin istirahat molası vermişti. Bu esnada Hz.Aişe (ra)'nin Yemen boncuğundan mamul kolyesi koptu. Bunun aranması, askerleri yolundan alıkoydu ve sabah aydınlığı girdi, insanların yanında su yoktu. Hz. Ebu Bekr (ra) Aişe'ye kızdı ve hatta: "Herkesi yolundan alıkoydun, yanlarında su da yok!" diye çıkıştı. Derken Allah Teala Hazretleri, Resulullah (sav)'a, temiz toprakla temizlenme ruhsatını indirdi. Bunun üzerine müslümanlar, Resulullah (sav)'la kalkıp ellerini kaldırdılar. Topraktan hiçbir şey almadılar, yüzlerini ve omuzlarına kadar ellerini meshettiler. Ellerinin içlerinden de koltuk altlarına kadar meshettiler." Ebu Davud şu ziyadede bulunmuştur: "Bir hadiste İbnu Şihab der ki: "Alimler bu hadise itibar etmediler." Ebu Davud der ki: "Hadisi, İbnu İshak da böyle rivayet etti ve rivayette İbnu Abbas (ra)'dan onun "iki vuruş zikrettiğini" kaydetti." Nesai'nin bir rivayetinde "Topraktan hiçbir şey çırpmadılar" denmiştir.

Ebu Davud, Taharet 123, (318, 319, 320); Nesai, Taharet 196,197,198, (1, 166-168)
Teyemmüm | TAHARET BÖLÜMÜ | Ammar İbnu Yasir

Ashab, Resulullah'la birlikte sabah namazı için toprakla meshlendiler. Bu maksadla avuçlarını toprağa vurup toprakla yüzlerine bir defa meshettiler. Sonra tekrar dönüp avuçlarını toprağa bir kere daha vurup, ellerinin tamamı ile ellerinin içlerinden koltuk altlarına, omuzlarına kadar meshettiler." Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde, İbnu'l-Leys: "Dirseklerinin yukarısına kadar." demiştir.

Ebu Davud, Taharet 123, (318, 319, 320)
Teyemmüm | TAHARET BÖLÜMÜ | Ammar İbnu Yasir

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog