Arama

Nesai'nin rivayeti şöyledir: "Ümmü Habibe müstehaze idi (devamlı kanaması olurdu), hiç temiz olmazdı. Durumu Resulullah (aleyhissalütu vesselam)'a söylenmişti. Şöyle buyurdular: "Bu, hayız değildir, rahimin bir rahatsızlığıdır. Normal zamanda hayız kanının geldiği kirlilik müddetine baksın. (Her ay) o müddet boyunca namazını terketsin. Sonra bu müddet çıkınca her namaz vaktinde yıkansın."

Nesai, Hayz 2, 3, 4, (1, 181, 182)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Nesai'nin bir diğer rivayeti şöyle: "Ümmü Habibe radıyallahu anha'ya Resulullah (sav), (Her ayda) hayız olup kirli bulunduğu kadar namazı terketmesini, sonra yıkanıp namazını kılmasını emretti. O, her namaz vaktinde yıkanırdı.

Nesai, Hayz 2, 3, 4, (1, 181, 182)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Ben, kızkardeşim Zeyneb Bintu Cahş radıyallahu anha'nın yanındaydım, istihaze kanamam vardı. Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah'ın Resulü! Ben çok şiddetli şekilde istihaze kanamasına maruzum, bu hususta ne tavsiye edersiniz? Bu hal benim namaz ve orucuma mani oluyor" dedim. Bana: "Sana pamuğu vasfeyliyeyim: O, kanı gidericidir (fercine pamuk koy)" buyurdular. Ben: "Ama akıntı pamuğun mani olacağı miktardan çok fazla!" dedim. Resulullah (sav): "Öyleyse bez kullan!" buyurdular. Ben: "Akıntı bezin durduracağı miktardan da fazla! Şarıl şarıl akıyor" dedim. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam dedi ki: "Sana iki şey söyleyeceğim, hangisini yaparsan, diğerinin de yerine geçer, ikisini de yapabilecek durumdaysan birini seçmek sana ait, dilediğini seç! Bu kanama, şeytanın tekmelerinden bir tekme(si yani zarar vermesi)dir. Sen kendini Allah'ın ilminde altı yedi gün hayızlı bil (orucu ve namazı terket). Sonra yıkan ve kendini hayızdan temizlenmiş bil ve yirmiüç veya yirmidört gece ve gündüz namaz kıl, (bu esnada farz veya nafile) oruç tut Bu, sana yeterlidir. Kadınların her ay hayız görmeleri, hayızlı ve temizlik günlerinin olması gibi, bu şekilde senin de hayız ve temizlik günlerin olacak. (Bu, sana söyleyeceğim iki şeyden birincisidir, ikinci hususa gelince, o da şudur): Eğer öğleyi tehir ve ikindiyi de ta'cil edip, ikisi için gusletmeye gücün yeterse öğle ile ikindiyi birleştir. Keza akşamı geciktirip yatsıyı tacil etmek, sonra da gusletmek suretiyle de bu iki namazı birleştir. Sabah için de ayrıca guslet Bu şekle gücün yeterse orucunu da böylece tutarsın." Resulullah (sav), (birini seçmede beni muhayyer bıraktığı bu iki tarzı zikrettikten sonra) ilaveten dedi ki: "Bu, (ikincisi, zikrettiğim) tarz, benim daha çok hoşuma gidenidir." Ravilerden biri dedi ki: "Hamne radıyallahu anha dedi ki: "Bu, iki tarzdan benim daha çok hoşuma gidenidir. Ravi böylece, bu sözün Resulullah'a ait olmayıp Hamne'ye ait olduğunu ifade etmiş oldu.

Ebu Davud, Taharet 1100, (287); Tirmizi, Taharet 95, (125)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Hamne Bintu Cahş

"Ey Allah'ın Resulü!" dedim, "Fatıma Bintu Ebi Hubeyş, şu şu kadar zamandan beri kanama geçiriyor, namazı bıraktı!" (Bu sözün üzerine Aleyhissalatu vesselam): "Sübhanallah! (hiç namaz bırakılır mı?) Bu şeytandan (bir oyun. Kapılmamalıydı. Söyleyin ona), bir leğene (su koyup içine) otursun. Eğer suyun üstünde (kanamadan hasıl olan) bir sarılık görürse, öğle ve ikindi için tek bir gusül yapsın; akşam ve yatsı için de tek bir gusül yapsın. Sabah için de ayrı bir gusül yapsın. Bu arada (kılacağı namazlar için) abdest alsın" buyurdular." İbnu Abbas radıyallahu anhüma der ki: "(Her namaz için) gusletmek, kadıncağıza zor gelmeye başlayınca iki namazın arasını birleştirmeyi emretmiştir."

Ebu Davud, Taharet 116, (296)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Esma Bintu Umeys

Resulullah (sav) zamanında bir kadının kanaması vardı. Ümmü Seleme radıyallahu anha, onun adına, hükmü, Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan soruverdi. Resulullah: "İstihaze kanı başlamazdan önce, bir ay içerisinde, kaç gün ve gece hayız kanı gelmekte olduğuna haksin, her ay o kadar müddette namazı terketsin. Bu zaman çıkınca hemen yıkansın ve (fercine pamuk koyup) bir bezle sargı yaparak namazını kılsın."

Muvatta, Taharet 105, (1, 62); Ebu Davud, Taharet 108, (274, 275, 276, 277, 278); Nesai, Hayz (1, 182)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Ümmü Seleme

Ka'ka ve Zeyd İbnu Eşlem, beni, Said İbnu Meseyyeb rahimehullah'a gönderip müstehazenin nasıl yıkanacağını sordular. Said şöyle açıkladı: "Müstehaze, öğleden öğleye yıkanır ve her namaz için abdest alır. Şayet kan galebe çalacak olursa bir bezle sargı yapar."

Ebu Davud, Taharet 114, (301)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Sümeyy Mevla İbnu Ebi Bekr İbni Abdirrahman

Müstehaze, hayız müddeti sona erince her gün yıkanır. Üzerine tereyağı veya zeytinyağı sürülmüş bir yün kullanır.

Ebu Davud, Taharet 115, (302)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Ali

Bir kadın, İbnu Ömer radıyallahu anhüma'ya şöyle sordu: "Kabe'yi ziyaret maksadıyla gelmiştim. Tam Mescid-i Haram'm kapısına geldiğim sırada kanamam başladı ve derhal geri dönüp, kanama duruncaya kadar bekledim. Sonra yıkandım. Tekrar tavaf için geldiğimde, kapının yamnda yine kan geldi. Aynı şekilde geri döndüm, size geldim." Abdullah şu cevabı verdi: "Bu şeytandan gelen bir zarardır. Bu durumda yıkan. Pamuk tıkayarak bir bez bağla, sonra da tavafını yap!"

Muvatta, Hacc 124, (1, 371)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Süfyan

Ümmü Habibe radıyallahu anha müstehaze idi. Kocası ona temasta bulunurdu. Aynı hal Hamne Bintu Cahş radıyallahu anha için de mevzubahis idi.

Ebu Davud, Taharet 120, (309)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | İkrime

(Hayız müddetimiz dolup) temizlik dönemi başladıktan sonra görülen bulanık ve sarı akıntıyı ciddiye almazdık.

Ebu Davud, Taharet 119, (307, 308); Nesai, Hayz 7, (1, 186, 187)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Ümmü Atiyye

Kadınlar Hz. Aişe radıyallahu anha'ya içerisinde pamuk bulunan bez (veya kap) gönderirlerdi. Bu pamuklar hayız kanıyla sarı lekeler taşırdı. (Bu safhada) namaz kılınıp kılınmayacağını sorarlardı. Hz. Aişe radıyallahu anha: "Beyaz akıntıyı görünceye kadar acele etmeyin!" diye cevap verirdi. Beyaz akıntıdan temizliği kastederdir.

Muvatta, Taharet 97, (1, 59); Buhari, bab başlığında senetsiz olarak kaydetmiştir (Hayz 19)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Mercane Mevla Aişe

Zeyd İbnu Sabit'in kızından nakledildiğine göre, kulağına, bir kısım kadınların gece yarısı, temizliklerini kontrol için, lamba getirtir oldukları haberi ulaşır. O, bu davranıştan dolayı kadınları ayıplar ve: "(Sahabe) kadınları böyle yapmazlardı" der.

Muvatta, Taharet 98, (1, 59); Buhari, bab başlığı olarak (senetsiz) kaydetmiştir. (Hayz 19)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Zeyd İbnu Sabit

Resulullah (sav) devrinde, nifas olan kadınlar nifaslarından sonra kırk gün kırk gece otururlardı. Biz yüzlerimize vers -yani kelef alarak- sürerdik...

Ebu Davud, Taharet 121, (311); Tirmizi, Taharet 105, (139)
İstihaze Ve Nifa Hakkında | TAHARET BÖLÜMÜ | Ümmü Seleme

Ben Resulullah (sav)'ın ne sükürrüce (denilen tahta sofra) üzerinde yemek yediğini, ne ona inceltilmiş (yufka) ekmek ) yapıldığını ve ne de yemek masası (hıvan) üzerinde yemek yediğini hatırlamıyorum." Enes'in bu sözünü rivayet eden Katade'ye "Pekiyi neyin üzerinde yemek yiyorlardı?" diye sorulmuştu, "Sofralar üzerinde" diye cevap verdi.

Buhari, Et'ime 8, 26, Rikak 17; Tirmizi, Et'ime 1 (1789)
Yeme Adabı | YİYECEKLER BÖLÜMÜ | Enes

Sehl İbnu Sa'd radıyallahu anh'a sordum: "Resulullah (sav) hiç (kepeksiz has undan yapılmış) beyaz ekmek yedi mi?" Bana şu cevabı verdi: "Hayır! Resulullah (sav) Allah'ın O'nu peygamber olarak gönderdiği günden ölünceye kadar hiç beyaz ekmek görmedi." Ben tekrar sordum: "Elekleriniz var mıydı?" "Hayır!" dedi, "Aleyhissalatu vesselam Allah'ın kendisini peygamber olarak gönderdiği günden ölünceye kadar hiç elek görmemiştir." "Öyleyse," dedim, "siz arpa ununu elemeden nasıl yiyebiliyordunuz?" "Arpayı öğütüyorduk, sonra üflüyorduk. Üfrüğümüzün tesiriyle uçabilen (kepek) uçuyor geri kalan kısmına su katıp [hamur yapıyor] ve yiyorduk" diye cevap verdi.

Buhari, Et'ime 22,10; Tirmizi, Zühd 38, (2365)
Yeme Adabı | YİYECEKLER BÖLÜMÜ | Ebu Hazım

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog