Arama

Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kölenin müddeti üç gündür. Şayet müşteri, bir hastalığa rastlarsa, herhangi bir delil ibraz etmeden köleyi satana geri verir. Üç günden sonra hastalığa rastlarsa, bu hastalığın, satın aldığı zamana ait olduğu hususunda delil ibraz etmesi gerekir."

Ebu Davud, Büyu 72, (3506)
Ayıp Sebebiyle Malı Geri Vermeye Dair | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ukbe İbnu Amir

Abdurrahman İbnu Avf (ra), Asım İbnu Adiy'den bir cariye almıştı. Cariyenin evli olduğunu anladı ve derhal geri verdi."

Muvatta, Büyu 8 (2,617)
Ayıp Sebebiyle Malı Geri Vermeye Dair | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ebu Seleme İbnu Abdirrahman İbni Avf

Anlattığına göre, kendisi, sekizyüz dirheme bir köle satar ve satarken "kusursuz" olduğunu söyler. Ancak, satın alan kimse bilahere: "Kölede bir hastalık var bana söylemedin" der. İhtilaf Hz. Osman (ra)'a götürülür. Adam: "Kölede hastalık olduğu halde, haber vermeksizin bana sattı" der. Abdullah (ra): "Ben onu kusursuz olarak sattım" der. Hz. Osman (ra) sattığı zaman kölede kusur olduğunu bilmediğine dair yemin etmesine hükmetti. Abdullah yemin etmekten imtina ederek, köleyi geri aldı. Köle yanında sıhhatine kavuştu. Sonra onu yeniden sattı ve bu sefer binbeşyüz dirhem aldı.

Muvatta, Büyu 4, (2, 613)
Ayıp Sebebiyle Malı Geri Vermeye Dair | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Hz. Peygamber (sav)'ın şöyle sölediğini işittim: "Kim döllemesi yapılmış bir hurmalık satarsa (bir başka rivayette satın alırsa) bunun meyvesi satana aittir. Satın alan kendisinin olacak diye şart koşmuşsa o hariç (bu durumda meyve müşterinindir). Kim de bir köle satarsa, kölenin malı satanındır, burada da satın alan "benim olacak" diye şart koşmuşsa o hariç, bu takdirde kölenin malı varsa müşterinin olur."

Buhari, Büyu 90, 92, Şürb 17, Şürüt 2; Müslim, Büyu 77, (1543); Muvatta, Büyu 9 (2, 617); Tirmizi, Büyu 25, (1244); Ebu Davud, İcare 44, (3433, 4434); Nesai, Büyu 75, (7, 296)
Ağacı Ve Köleyi Satmak | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Bir din kardeşine yemiş satsan sonra da buna bir afet gelse, ondan bir şey alman sana helal olmaz. Kardeşinin malını hakkın olmadığı halde nasıl alırsın?" (Bir başka rivayette: "Resulullah (sav), afetle gelen zararın hesaptan düşülmesini emretti" demiştir.)

Müslim, Müsakat 17, 14, (1554); Ebu Davud, İcare 24, (3574), 60, (3470)
Ağacı Ve Köleyi Satmak | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Cabir

Ben Kureyş'ten bir grubla oturuyordum. Oradan Ebu Zerr (ra) geçti. Şöyle diyordu: "Mal biriktirenleri, cehennem ateşinde kızdınlan taşlarla müjdele. Bu kızgın taşlar onların her birinin memelerinin uçlarına konacak, ta kürek kemiklerinden çıkacak; kürek kemiklerine konacak, ta meme uçlarından çıkacak. (Böylece) çalkalanıp duracaklar" dedi. Bu konuşmayı dinleyenler başlarını indirdiler. Onlardan hiçbirinin bu adama cevap verdiğini görmedim. Bunun üzerine adam dönüp gitti. Ben de peşinden onu takip ettim. Nihayet bir direğin dibine oturdu. "Bu adamların, senin kendisine söylediklerinden hoşlanmadıklarını görüyorum" dedim. Şu cevabı verdi: "Bunların hakikaten hiçbir şeye aklı ermiyor. Dostum Ebu'l-Kasım (sav) bir keresinde beni çağırdı. Yanına varınca bana: "Uhud'u görüyormusun?" dedi. "Evet görüyorum" dedim. Bunun üzerine: "Bunun kadar altınım olmasını istemem, (olsaydı) üç dinar müstesna hepsini infak ederdim" buyurdu. Ebu Zerr (ra) önceki sözünü te'kiden: "Bu (Kureyşliler var ya) dünyayı topluyorlar hiçbir şeye akılları ermiyor" dedi. Ben: "Seninle bu Kureyşli kardeşlerinin arasında ne var ki, onların yanına uğramıyor, onlardan birşey almıyorsun?" dedim. Ebu Zerr: "Hayır! Rabbine yemin ederim, taa Allah ve Resulüne kavuşuncaya kadar ben onlardan ne dünyalık isterim ne de kendilerine din namına bir şey sorarım" dedi. Ben tekrar: "Şu ihsan meselesi hakkında ne dersin?" dedim. "Sen onu al. Çünkü, bugün onda bir nafaka var. Ancak, bu ihsan dinin karşılığında yapılırsa, bırak alma" dedi.

Buhari, Zekat 4; Müslim, Zekat 34, (992)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ahnef İbnu Kays

Bir başka rivayette şöyle denmiştir: (Ebu Zerr (ra)'den naklen) Ben Resulullah (sav)'la beraber yürüyordum. O, Uhud dağına bakıyordu. Bir ara: "Evimde üç gece kalacak altınım olsun istemem. Ancak üzerimdeki bir borç sebebiyle tek dinarı koruyabilir, geri kalanın da Allah'ın kullarına şöyle şöyle dağıtılmasını emrederdim" dedi ve elleriyle önüne, sağma soluna dağıtma işareti yaptı.

Buhari, Zekat 4, İstikraz 3, Bed'u'l-Halk 6, İst'izan 30, Rikak 13, 14; Müslim, Zekat 34 (992)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ahnef İbnu Kays

Hz. Peygamber (sav) Kabe'nin gölgesinde otururken yanına geldim. Beni görünce: "Kabe'nin Rabbine kasem olsun onlar zararda" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü, annem babam sana feda olsun, onlar kimlerdir?" dedim. Buyurdu ki: "Onlar malca çok olanlardır. Ancak -eliyle ön, arka, sağ ve sol taraflarını göstererek- şöyle şöyle bol bol vermelerini emredenler müstesna" dedi ve hemen ilave etti: "Böyleleri ne kadar az! Şunu bilin ki, devesi, sığırı, davarı olup da zekatını vermeyen her insan kıyamet günü, o malları, mümkün olan en iri ve en semiz şekilde karşısına çıkıp, sırayla boynuzlarıyla toslayacak, ayaklarıyla çiğneyecek. Sonuncusu da bu muameleyi yapınca birinci tekrar başlayacak. Bu hal, insanlar arasındaki hüküm bitinceye kadar devam edecek"

Müslim, Zekat, 301, (590); Buhari, Eyman 3, Zekat 43; Tirmizi, Zekat 1, (617); Nesai, Zekat 2, (5,10-11)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ebu Zerr

Bir gün Resulullah (sav) bize hitab ederek şöyle buyurdular: "Sıkılık huyundan kaçının. Zira sizden önce gelip geçenler bu huy yüzünden helak oldular. Şöyle ki: Bu huy onlara cimrilik emretti, onlar hemen cimrileşiverdiler, sıla-ı rahmi kesmelerini emretti, hemen sıla-ı rahmi kestiler, doğru yoldan çıkmayı (fücur) emretti, hemen doğru yoldan çıktılar."

Ebu Davud, Zekat 46, (1698)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İki haslet vardır ki bir mü'minde asla beraber bulunmazlar: Cimrilik ve kötü ahlak."

Tirmizi, Bir 41, (1963)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ebu Said el-Hudri

Resulullah (sav)'ı şöyle derken işittim: "Her ümmet için bir fitne vardır, benim ümmetimin fitnesi de maldır."

Tirmizi, Zühd 26, (2337)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ka'b İbnu İyaz

Resulullah (sav) şöyle buyurdular: "Çiftlik edinmeyin, dünyaya bağlanır kalırsınız."

Tirmizi, Zühd 20, (2329)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) Elhakümü't-tekasür suresini okurken yanına geldim. Bana: "İnsanoğlu malım malım der. Halbuki ademoğlunun yiyip tükettiği, giyip eskittiği ve sağlığında tasadduk edip gönderdiğinden başka kendisinin olan neyi var? Gerisini ölümle terkeder ve insanlara bırakır."

Müslim, Zühd 3, 4, (2958); Nesai, Vesaya 1, (6, 238); Tirmizi, Tefsir, Tekasür, (3351)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu'ş-Şihhir

Resulullah (sav) şöyle söyledi: "Altına tapanlar mel'undur, gümüşe tapanlar melundur."

Tirmizi, Zühd 42, (2376)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) bir keresinde, "Hanginiz, varisinin malını kendi malından daha çok sever?" diye sordu. Cemaat: "Ey Allah'ın Resul, içimizde, herkes kendi malını varisinin malından daha çok sever" dediler. Bunun üzerine: "Öyleyse şunu bilin: Kişinin gerçek malı hayatında gönderdiğidir. Geriye koyduğu da varislerinin malıdır."

Buhari, Rikak 12; Nesai, Vesaya 1, (6, 237-238)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog