Arama

Hz. Muaviye (ra) bir gün Ebu Haşim İbnu Utbe'ye uğradı. Maksadı geçmiş olsun ziyaretinde bulunmaktı, çünkü Ebu Haşim hastaydı. Yanma varınca ağlar buldu. "Ey dayıcığım niye ağlıyorsun? Dayanamadığın bir ağrı veya dünyaya karşı bir hırs mı seni böyle ağlatıyor?" diye sordu. Ebu Vail: "Hayır, asla bu sebeplerle ağlamıyorum. Ne var ki, Resulullah (sav) bizden bir söz almıştı, onu tutamadım (bu sebeple ağlıyorum)" dedi. Hz. Muaviye: "Neydi o?" diye sordu. "Ben," dedi, "Resulullah (sav)'ı şöyle söylerken dinlemiştim: "Sizden birine, dünyalık olarak bir hizmetçi ve Allah yolunda cihadda kullanacağı bir binek edinecek kadar mal toplaması yeterlidir." Halbuki bugün ben kendimi bundan daha çok mal toplamış görüyorum." (Rezin merhum şu ilavede bulundu: "Ebu Haşim rahmet-i Rahman'a kavuştuğu zaman, geride bıraktığı serveti hesaplandı, hepsi otuz dirhem kadardır. - Bu ziyadenin kaynağı bulunamamıştır - )

Tirmizi, Zühd 19, (2328); Nesai, Zinet 119, (8, 218-219); İbnu Mace, Zühd 1, (4103)
Cimrilikle İlgili Bölüm | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ebu Vail

Ben Resulullah (sav)'la beraber iken kendi elimle bir ev yapmıştım. Bu ev beni yağmura karşı korumaya, güneşe karşı da gölgelemeye yetiyordu. Bunun inşasında Cenab-ı Hakk'ın mahlukatından hiçbirinin yardımını da görmemiştim.

Buhari, İstizan, 53; İbnu Mace, Zühd 13, (4162)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Bir başka rivayette: "Resulullah (sav)'ın vefatından beri tuğla üzerine tuğla da koymuş değilim" der.

Buhari, İstizan, 53; İbnu Mace, Zühd 13, (4162)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Habbab İbnu'l-Eret (ra)'e geçmiş olsun ziyaretine geldik. Karnına tam yedi yerden dağ vurmuştu. Bize: "Bizden önce gelip geçen arkadaşlarımız var ya, dünya onların sevaplarından hiçbir şey noksanlaştırmadı. Biz ise onlardan sonra öyle dünyalığa erdik ki, koruyacak yer bulamayarak toprağa (bina inşaatına) yatırdık. Halbuki sıkıntılı dönemde, (öyle anlar oldu ki) eğer Resulullah (sav) yasaklamasaydı, ölmeyi temenni edecektik" dedi. Bir başka gelişlerimizde Habbab'ı kendine ait bir duvarı inşa ederken görmüştük de şöyle buyurmuştu: "Müslüman harcadığı her şey için sevaba erer, ancak şu inşaat işi hariç."

Buhari, Marda 19, Da'avat 30, Rikak 7, Temenni 6; Müslim, Zikr 12, (2681); Nesai, Cenaiz 2, (4, 3-4)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Kays İbnu Ebi Hazım

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur."

Tirmizi, Kıyamet 41, (2484)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Enes

Bir gün Resulullah (sav) yanında biz olduğumuz halde (gezintiye) çıktı. Derken, etrafındaki binalara rağmen (daha yüksek olduğu için) sivrilen bir kubbe görmüştür "Bu da ne?" diye sordu. "Ensardan falancaya ait dendi. Resulullah (sav) sükut buyurdu, ancak binaya karşı içinden hoşnutsuz olmuştu. Bir müddet sonra, sahibi geldi. Hz. Peygamber (sav)'e cemaatin içinde selam verdi. Resulullah (sav) yüzünü çevirdi ve selamını almadı. Tekrar tekrar selam verdi ise de aynı şekilde davranarak selamını almadı. Adam anladı ki Resulullah (sav) kendisine kızgındır ve yüz çevirmektedir. Durumu arkadaşlarına açarak: "Allah'a kasem olsun, Resulullah (sav)'ın bakışını iyi bulmuyorum. Hakkımda ne olup bitti, bilemiyorum da" dedi. Kendisine: Gezinirken kubbeni gördü. "Bu kimin?" dedi. Sana ait olduğunu haber verdik" dediler. Adam hemen dönüp, kubbesini yıktı, öyle ki yerle bir etti. Resulullah (sav) bir başka gün yine gezintiye çıktı. Kubbeyi göremeyince: "Kubbeye ne oldu?" diye sordu. Kubbe sahibiyle olup biten gelişmeler haber verildi. Bunun üzerine Resulullah (sav) "Bilin ki, zaruri olmayan her bina, sahibine bir vebaldir" buyurdu.

Ebu Davud, Edeb 169, (5237)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Enes

Ben, ahşab evimi tamir için çamurlamakla meşguldüm. Resulullah (sav) bana uğradı ve: "Bu da ne Ey Abdullah?" buyurdu. Ben: "Evin tamiriyle meşgulüm" dedim. "Ölüm(ün gelmesi) ve bu ev(in yıkılmasın)dan daha çabuktur" buyurdu. (Bir rivayette: "Ben emr-i Hakk'ın gelmesini bun(un yıkılmasın)dan daha çabuk görüyorum" buyurmuştur)

Ebu Davud, Edeb 169, (5235), (5236); Tirmizi, Zühd, 25, (2336); İbnu Mace, Zühd 13 (4160)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Amr İbni'l'As

Yiyecek istemek üzere Resulullah (sav)'a uğradık. Hz. Ömer (ra)'e seslenerek: "Ey Ömer git, istediklerini ver" emretti, Hz. Ömer bizi bir odaya çıkardı. Hücresinden anahtarı çıkardı ve kapıyı açtı.

Ebu Davud, Edeb 170, (5238)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Dükeyn İbnu Said el-Müzeni

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yol hususunda ihtilaf ederseniz genişliğini yedi zira yapın."

Buhari, Mezalim 29; Müslim, Müsakat 243, (1613); Tirmizi, Ahkam 20, (1355); Ebu Davud, Akdiye 31, (3633); İbnu Mace, Ahkam 16, (2338)
Bina Bölümü | BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kitabullah hakkında şahsi re'yi ile söz ederse, isabet bile etse hatadadır." (Rezin şu ilavede bulunmuştur: "Kim re'yi ile söz eder de hata ederse küfre düşer.")

Ebu Davud, İlm, 5 (3652); Tirmizi, Tefsir 1, (2953)
Tefsirden Sakınmaya Dair | TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA | Cündeb

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kur'an hakkında ilme dayanmadan söz ederse ateşteki yerini hazırlasın."

Tirmizi, Tefsir 1, (2951)
Tefsirden Sakınmaya Dair | TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA | İbnu Abbas

Yine Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Benim hakkımda da bildiğiniz dışında sözden kaçının. Kim bana bile bile yalan nisbet ederse ateşteki yerini hazırlasın. Kim de Kur'an hakkında re'yi ile söz ederse ateşteki yerini hazırlasın."

Tirmizi, Tefsir 1, (2952)
Tefsirden Sakınmaya Dair | TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA | Bilinmiyor

Mescide uğramıştım, gördüm ki halk, zikri terkedip malayani konulara dalmış, konuşuyor. Hz. Ali (ra)'ye çıkıp durumdan haberdar ettim. Bana: "Doğru mu söylüyorsun, öyle mi yapıyorlar?" dedi, Ben: "Ben Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Haberiniz olsun bir fitne çıkacak!" Ben hemen sordum: "Bundan kurtuluş yolu nedir Ey Allah'ın Resulü?" Buyurdu ki: "Allah'ın Kitabı (na uymak)dır. O'nda sizden önceki (milletlerin ahvaliyle ilgili) haber, sizden sonra (kıyamete kadar) gelecek fitneler ve kıyamet ahvali ile ilgili haberler mevcut. Ayrıca sizin aranızda (iman-küfür, itaat-isyan, haram-helal vs. nevinden) cereyan edecek ahvalin de hükmü var. O, hak ile batılı ayırdeden ölçüdür. O'nda herşey ciddidir, gayesiz bir kelam yoktur. Kim akılsızlık edip, O'na inanmaz ve O'nunla amel etmezse, Allah onu helak eder. Kim O'nun dışında hidayet ararsa Allah onu saptırır.O Allah'ın sağlam ipidir. O, hikmetli olan zikirdir, O dosdoğru yoldur. O, kendine uyan hevaları koymaktan, kendisini (kıraat eden) delilleri iltibastan korur. Alimler ona doyamazlar. Onun çokça tekrarı usanç vermez, tadım eksiltmez. İnsanı hayretlere düşüren mümtaz yönleri son bulmaz, tükenmez, O öyle bir kitaptır ki, cinler işittikleri zaman şöyle demekten kendilerini alamadılar: "Biz, hiç duyulmadık bir tilavet dinledik. Bu doğruya götürmektedir, biz onun (Allah kelamı olduğuna) inandık" (Cin, 1). Kim ondan haber getirirse doğru söyler. Kim onunla amel ederse ücrete mazhar olur. Kim onunla hüküm verirse adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur. Ey A'ver, bu güzel kelimeleri öğren."

Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 14, 2908
Kur'an'ın Faziletine Dair | TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA | Haris el-A'ver

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir grup, Kitabullah'ı okuyup ondan ders almak üzere Allah'ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onları Allah'ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah, onları, yanında bulunan yüce cemaatte anar."

Ebu Davud, Salat 349, 1455
Kur'an'ın Faziletine Dair | TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav): "Sizden kim evine döndüğü zaman üç adet gebe, iri, semiz deve bulmayı istemez?" diye sordu. "Hepimiz isteriz" diye cevap verdik, "öyle ise, buyurdu, kim namazda üç ayet okusa bu ona, üç iri ve semiz deveden daha hayırlıdır"

Müslim, Salatu'l-Müsafirin, 250 (802)
Kur'an'ın Faziletine Dair | TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA | Ebu Hüreyre

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog