Arama

Berire'nin kocası, Muğis adında bir köle idi. Ben onu, Berire'nin etrafında ağlayarak tavaf edercesine dolaştığını görür gibiyim. Gözyaşları sakallarını ıslatmıştı. Hatta Resulullah (sav) bir ara amcası Abbas (ra)'a: "Muğis'in Berire'ye olan sevgisine mukabil, Berire'nin Muğis'e olan nefreti seni hayrete sevketmiyor mu?" buyurdu. (Muğis'in haline acıyarak) Berire'ye "Muğîs'e ric'at etmez misin?" diye şefaatte bulundu. Ancak Berire kararlı idi: "Ey Allah'ın Resulü, bunu emir mi buyuruyorsunuz? (Eğer, emirse hayhay. Hemen ayrılma kararımdan döneyim!)" dedi. Resulullah: "Hayır! ben sadece onun lehine şefaatte bulunuyorum!" deyince, Berire: "Öyleyse ona ihtiyacım yok!" cevabını verdi.

Buhari, Talak 15, 16; Ebu Davud, Talak 31, (2231, 2232); Tirmizi, Rada' 7 (1156); Nesai, Kudat 27, (8,245)
Köle Ve Cariyenin Talakı | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

İmam Malik'e ulaştığına göre: "Resulullah (sav)'ın zevce-i pakleri, ümmü'l-mü'minin Hafsa radıyallahu anha, Beni Adiyy'e ait bir cariye olan Zebra'ya -ki bir kölenin nikahı altında idi ve efendisi azad etmişti - haber salıp yanına çağırttı ve dedi ki: [Şimdi sen, zevcin sana temas etmedikçe muhayyersin.] Eğer sükut edersen, muhayyerliğin kalmaz." Böyle bir hakkın varlığını öğrenen kadın derhal: "O boştur, yine boştur, yine boştur" diyerek kocasını üç talakla boşadı."

Muvatta, Talak 27, (2,563)
Köle Ve Cariyenin Talakı | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Talaku's-sünne (sünnete uygun boşama), kadını temizlik döneminde cimada bulunmadan yapılan boşamadır.

Nesai, Talak 2, (6,140)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Ömer

İmam Malik anlatıyor: İbnu'l-Müseyyeb'i, Humeyd İbnu Abdirrahman İbni Avfı, Ubeydullah İbni Abdillah İbni Utbe'yi, Süleyman İbnu Yesar'ı dinledim, hepside Ebu Hüreyre'nin şöyle söylediğini işitmiş olduklarını bildirdiler: "Ben Hz. Ömer (ra)'i dinledim. Demişti ki: "Bir kadın kocası, bir veya iki talakla boşayıp, kadını (iddeti bitip de başkasına) helal oluncaya kadar bıraksa, kadın da bir başka erkekle evlense, u ikinci koca ölse veya kadını boşasa, sonra kadın tekrar ilk kocası ile evlense, bu kadın onun yanında, önceden baki kalan talakdar) üzerine olur." İmam Malik der ki: "İşte bu, hiç bir ihtilaf olmaksızın kabullendiğimiz sünnettir."

Muvatta, Talak 77, (1, 586)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Muharib İbnu Disar, İbnu Ömer (ra)'den naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın, helal kıldıkları arasında en sevmediği şey talaktır." Bir diğer rivayette ise şöyle gelmiştir: "Allah'ın en sevmediği helal, talaktır."

Ebu Davud, Talak 3, (2177, 2178)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Muharib İbnu Disar

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi kadın (çok ciddî) bir gerek yokken kocasına boşanma talebinde bulunursa, bilsin ki, cennetin kokusu kendisine haramdır."

Ebu Davud, Talak 18, (2226); Tirmizi, Talak 11, (1187); İbnu Mace, Talak 21, (2055)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Sevban

Erkek hanımını boşamak isteyince hemen boşuyordu. Erkek, yüz ve hatta daha çok kerelerde boşamış olsa, iddeti içerisinde iken, döndüğü takdirde kadın yine de onun hanımı olmaya devam ediyordu. Bu hal şu hadiseye kadar devam etti. Bir adam hanımına: "Vallahi seni ne tam boşayacağım ne de himayeme alacağım, ebedi şekilde böyle tutacağım!" dedi. Kadın: "Bu nasıl olur?" deyince: "Seni boşayacağım, iddetin bitmek üzere iken geri döneceğim. (Bu şekilde tekrar edeceğim) cevabını verdi. Kadın bunun üzerine Aişe (ra)'ye gidip durumu haber verdi. Aişe, Resulullah gelinceye kadar cevap vermedi. Durumu O'na anlattı. Aleyhissalatu vesselam da sükut buyurdular. Derken şu ayet indi. (Mealen): "Boşama iki defadır, (Ondan sonrası) ya iyilikle tutmak, ya güzellikle salmaktır. (Ey kocalar! Boşandığınız zaman) onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi (mehri geri) almanız size helal olmaz...." (Bakara 229). Aişe (ra) der ki: "Bunun üzerine halk [o günden itibaren] talaka [yeniden yönelip] gözden geçirdi, bir kısmı boşadı, bir kısmı boşamadı."

Tirmizi, Talak 16, (1192)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Aişe

Anlattığına göre kendisine, hanımını boşayıp sonra da onunla cima yapan, kadını ne boşadığı ne de rücu ettiği hususunda işhadda (beyanda) bulunmayan bir adam, durumunu sormuş, onun da cevabı şu olmuştur: "Sen hanımını sünni olmayan talakla boşamışsın, sünni olmayan tarzda geri dönmüşsün. Boşadığına da, döndüğüne de işhadda bulun ve (şahidleme işini) bir daha terketme."

Ebu Davud, Talak 5, (2186); İbnu Mace, Talak 5,(2025)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | İmran İbnu Husayn

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kadının kız kardeşinin tabağındakini boşaltmak ve kendisi evlenmek için boşanmasını talebetmesi helal değildir. Kendisine de (rızık, nafaka nevinden Allah tarafından) takdir edilen şey vardır."

Buhari, Nikah 53, Kader 4; Müslim, Nikah 38, (1408); Muvatta, Kader 7, (2,900); Ebu Davud, Talak 2, (2176); Tirmizi, Talak 14, (1190); Nesai, Büyu 19, (7, 258)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç şey vardır ki onların ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir: Nikah, talak, ric'at."

Ebu Davud, Talak 9, (2194); Tirmizi, Talak 9, (1184)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Rivayetine göre hanımını boşamış, ve onu bir cariye ile nimetlendirmiştir.

Muvatta, Talak 45, (2,573)
Talak Hakkında Müteferrik Hükümler | TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ | Abdurrahman İbnu Avf

Resulullah (sav) (halkın uğursuzluk çıkardığı) hiç bir şeyden uğursuzluk çıkarmazdı. Bir memur göndereceği zaman ismini sorardı, hoşuna giderse sevinirdi ve hatta bunun neşesi yüzünde görülürdü. İsimden hoşlanmazsa bu da yüzünden belli olurdu. Bir köye girecek olsa onun da ismini sorardı, hoşuna giderse sevinirdi, hoşlanmazsa, bu yüzünden okunurdu.

Ebu Davud, Tıbb 24, (3920)
Uğursuzluk Ve Fal Hakkında | UĞURSUZLUK VE FAL BÖLÜMÜ | Büreyde

Resulullah (sav) hoşuna giden bir kelime işitince: ("Amin!"; "Dediğin çıksın!"; "Allah muradını versin!" ma'nasında olmak üzere): "Senin uğurunu kendi ağzından işittik!" buyururlardı.

Ebu Davud, Tıbb 24, (3917)
Uğursuzluk Ve Fal Hakkında | UĞURSUZLUK VE FAL BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav), bir ihtiyacı görmek üzere (yola) çıktığı zaman ya raşid (uğurlar olsun) ya necih (hayırlı muvaffakiyetler) temennilerini işitmekten hoşlanırdı.

Tirmizi, Siyer 47, (1616)
Uğursuzluk Ve Fal Hakkında | UĞURSUZLUK VE FAL BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav)'ın yanında uğursuzluktan bahsedilmişti. Buyurdular ki: "Bunun en iyisi fe'l (uğur çıkarma)dır. (Uğursuzluk inancı) bir müslümanı yolundan alıkoymasın. Biriniz hoşlanmadığı bir şey görecek olursa şu duayı okusun: "Allahümme la ye'ti bi'l-hasenatı illa ente ,ve la yedfe'u's-Seyyiati illa ente vela havle ve la kuvvete illa bike. (Allahım! Hayrı ancak sen verebilirsin, kötülüğü de ancak sen defedebilirsin. (İbadet, çalışma, korunma vs. için muhtaç olduğumuz) güç ve kuvvet de ancak sendendir.)

Ebu Davud, Tıbb 24, (3919)
Uğursuzluk Ve Fal Hakkında | UĞURSUZLUK VE FAL BÖLÜMÜ | Urve İbnu Amir el-Kureşi

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog