Arama

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah ilmi [verdikten sonra], insanların [kalbinden] zorla söküp almaz. Fakat ilmi, ülemayı kabzetmek suretiyle alır. Ulema kabzedilir, öyle ki, tek bir alim kalmaz. Halk da cahilleri kendine reis yapar. Bunlara meseleler sorulur, onlar da ilme dayanmaksızın [kendi reyleriyle] fetva verirler, böylece hem kendilerini hem de başkalarını dalalete atarlar."

Buhari, İlm 34, İ'tisam 7; Müslim, İlm 13, (2573); Tirmizi, İlm 5, (2654)
İlmin Kaldırılması | İLİM BÖLÜMÜ | İbnu Amr İbni'l-As

Resulullah (sav) ile beraberdik. Gözünü semaya dikti. Sonra: "Şu anlar, ilmin insanlardan kapıp kaçırıldığı anlardır. Öyle ki, bu hususta insanlar hiçbir şeye muktedir olamazlar!" buyurdular. Ziyad İbnu Lebid el-Ensari araya girip: "Bizler Kur'an'ı okuyup dururken ilim bizlerden nasıl kapıp kaçırılır? Vallahi biz onun hem okuyacağız, hem de çocuklarımıza, kadınlarımıza okutacağız!" dedi. Resulullah da: "Anasız kalasın, ey Ziyad, ben seni Medine fakihlerinden sayıyordum. (Bak) işte Tevrat ve İncil, yahudilerin ve nasranilerin elinde, onların ne işine yarıyor (sanki onunla amel mi ediyorlar)?" buyurdu. Cübeyr der ki: "Ubade İbnu's-Samit (ra)'e rastladım. "Kardeşin Ebu'd-Derda ne söyledi, işittin mi?" dedim. Ve ona, Ebu'd'Derda'nın söylediğini haber verdim. Bana: "Ebu'd-Derda doğru söylemiş, dilersen kaldırılacak olan ilk ilmin ne olduğunu sana haber vereyim: İnsanlardan kaldırılacak olan ilk ilim huşudur. Büyük bir camiye girip huşu üzere olan tek şahsı göremeyeceğin vakit yakındır!" dedi.

Tirmizi, İlm 5, (2655)
İlmin Kaldırılması | İLİM BÖLÜMÜ | Ebu'd-Derda

Nakledildiğine göre, (Medine valisi) Ebu Bekr İbnu Hazm'a şöyle yazmıştır: "Bak, Resulullah (sav)'ın hadisinden ne varsa yaz. Zira ben, ilmin kaybolmasından ve ülemanın gitmesinden korkuyorum. Resulullah (sav)'ın hadisinden başka bir şey kabul etme. Alimler ilmi yaysınlar, ilim için (herkese açık yerlerde) halkalar teşkil etsinler, ta ki bilmeyenler de böylece öğrensin. Zira ilim, gizli kalmazsa helak olmaz."

Buhari, İlm 34
İlmin Kaldırılması | İLİM BÖLÜMÜ | Ömer İbnu Abdilaziz

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı."

Müslim, Tevbe, 9, (2748); Tirmizi, Da'avat 105, (3533)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Ebu Eyyub

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah istemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi." [Rezin şu ziyadede bulundu: "Resulullah (sav) buyurdu ki: "Nefsim elinde bulunan Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun ki, günah işlemediğiniz takdirde ondan daha büyük olan ucb'e düşeceğinizden korkarım." [Bu rivayet, Münziri'nin et-Terğib ve't-Terhib'inde kaydedilmiştir (4.20)]

Müslim, Tevbe 9, (2748)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) (bir hadis-i kudsi'de) Rabbinden naklen buyururlar ki: "Bir kul günah işledi ve: "Ya Rabbi günahımı affet!" dedi. Hak Teala da: "Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır." Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim günahımı affet!" der. Allah Teala Hazretleri de: "Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır. Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim beni affeyle!" der. Allah Teala da: "Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muaheze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim!" buyurdu."

Buhari, Tevhid 35; Müslim, Tevbe 29, (2758)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri diyor ki: "Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sadır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey Ademoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey Ademoğlu! Bana arz doluşu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz doluşu mağfiretimle karşılarım."

Tirmizi, Da'avat 106, (3534)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam: "Vallahi Allah falancayı mağfiret etmiyecek!" diye kesip attı. Allah Teala Hazretleri de: "Falancaya mağfiret etmiyeceğim hususunda yemin eden de kim? Ben ona mağfiret ettim, senin amelini de iptal ettim!" buyurdu."

Müslim, Birr 137, (2621)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Cündeb

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah'ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti."

Ebu Davud, Edeb 51, (4901)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam vardı, (günah isteyerek nefsine zulmetmekte) çok ileri idi. Ölüm gelip çatınca oğullarına dedi ki: "Ben ölünce, cesedimi yakın, külümü iyice ezin ve rüzgarın önünde saçın, Allah'a yemin olsun, eğer Rabbim beni bir yakalarsa hiç kimseye vermediği azabı verir!" Ölünce, bu söylediği ona yapıldı. Allah da arz'a emrederek: "Sende ondan ne varsa bana toplayıver!" dedi. Arz da topladı. Adam ayakta duruyordu. "Sen böyle bir vasiyeti niye yaptın?" diye Rabb Teala sordu. "Senden korktuğum için ey Rabbim" cevabını verdi. Allah Teala hazretleri bu cevap üzerine onu affetti."

Buhari, Tevhid 35, Enbiya 50; Müslim, Tevbe 25, (2756); Muvatta, Cenaiz 51, (1, 240); Nesai, Cenaiz 117, (4,113)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

Ebu'd-Derda (ra)'yı işittim. Demişti ki: "Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle buyurdu: "Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hariç, Allah bütün günahları affedebilir."

Ebu Davud, Fiten 6, (4270)
Af Ve Mağfiret Hakkında | AF VE MAĞFİRET BÖLÜMÜ | Ümmü'd-Derda

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman erkeği azad ederse, onun her bir uzvuna mukabil, bunun bir uzvunu Allah ateşten azad eder. (Bir diğer rivayette şu ziyade var: "...hatta fercine mukabil fercini...")

Buhari, Itk 1; Müslim, Itk 24, (1509); Tirmizi, Nüzur 19, (1547)
Köle Azad Etmenin Fazileti | AZAD MÜDEBBER KILMA; MUKATEBE VE KÖLE İLE MUSAHABE | Ebu Hüreyre

Kendisine -katl sebebiyle ateş- vacib olan bir arkadaşımızla Resulullah (sav)'a gelmiştik. "Ona bedel bir köle azad edin, Allah da onun her bir uzvuna bedel sizden bir uzvu ateşten azad etsin!" buyurdu.

Ebu Davud, Itk 13, (3964)
Köle Azad Etmenin Fazileti | AZAD MÜDEBBER KILMA; MUKATEBE VE KÖLE İLE MUSAHABE | Vasile İbnu'l-Eska'

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kötü muamele sahibi cennete giremez."

Tirmizi, Birr 29, (1947)
Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı | AZAD MÜDEBBER KILMA; MUKATEBE VE KÖLE İLE MUSAHABE | Ebu Bekr

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İyi muamele artmadır -veya uğurdur dedi- kötü huyda uğursuzluktur."

Ebu Davud, Edeb, 133, (5162, 5163)
Köleyle Musahabe Ve Muamele Adabı | AZAD MÜDEBBER KILMA; MUKATEBE VE KÖLE İLE MUSAHABE | Rafi' İbnu Mekis

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog