Arama

Uyeyne İbnu Hısn (Medine'ye) gelince, kardeşinin oğlu Hürr İbnu Kays'ın yanına indi. Hürr İbnu Kays ise Hz. Ömer'in yakınlarındandı. Onun meclisinde yaşlı veya genç bir kısım kurra ve fakihler müşavere heyeti olarak bulunurdu. Üyeyne İbnu Hısn: "Ey kardeşimin oğlu! Emirül-mü'mininin yanına girmem için izin taleb et!" dedi. O da izin istedi. Ancak yanına girince: "Yeter artık! Ey İbnu'l-Hattab sen bize bol vermediğin gibi, aramızda adaletle de hükmetmiyorsun!" dedi. Hz. Ömer (ra) pek öfkelendi. Neredeyse dövmek için üzerine yürüyecekti ki, Hürr (ra) atılıp: "Ey emrel-mü'minin, Allah Teala Hazretleri Resulüne: "Affa esas tut, masrufu emret ve cahillerden de yüz çevir." (A'raf, 199) emretmiştir. Bu adam da cahillerden biridir" dedi. Vallahi, Hürr ayeti okuyunca Hz. Ömer olduğu yerde kalıp hiçbir şey yapmadı. Hz. Ömer Kitabullah'ın yanında hemen durur, onu koyup geçmezdi (ra).

Buhari, İ'tisam 2, Tefsir, A'raf 5
Gadab (Öfke) Hakkında | GADAB (ÖFKE) BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Hz. Aişe (ra)'den anlattığına göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kim (gasben başkasının) arazisine bir karış haksız tecavüz ederse yedi kat yerin dibine kadar boynuna dolandırılarak cezalandırılır."

Buhari, Bed'ül-Halk 2, Mezalim 13; Müslim, Müsakat 142, (1612)
Gasb Hakkında | GASB BÖLÜMÜ | Ebu Seleme İbnu Abdirrahman

Resulullah (sav) şöyle buyrulmuştur: "Kim, araziden haksız olarak bir karışlık yer alırsa, Kıyamet günü, onunla yedi kat yere batırılır."

Buhari, Mezalim 13, Bedü'l-Halk 2
Gasb Hakkında | GASB BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dediler. Bunun üzerine: "Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Orada bulunan bir adam: "Ya benim söylediğim onda varsa, (Bu da mı gıybettir?) dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir."

Ebu Davud, Edeb 40, (4874); Tirmizi, Birr 23, (1935); Müslim, Birr 70 (2589)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Ebu Hüreyre

"Ey Allah'ın Resulü, sana Safiyye'deki şu şu hal yeter!" demiştim. (Bundan memnun kalmadı ve): "Öyle bir kelime sarfettin ki, eğer o denize karıştırılsaydı (denizin suyuna galebe çalıp) ifsad edecekti" buyurdu. Hz. Aişe ilaveten der ki: "Ben Resulullah (sav)'a bir insanın (tahkir maksadıyla) taklidini yapmıştım. Bana hemen şunu söyledi: "Ben bir başkasını (kusuru sebebiyle söz ve fiille) taklid etmem. Hatta (buna mukabil) bana, şu şu kadar (pek çok dünyalık) verilse bile."

Ebu Davud, Edeb 40, (4875); Tirmizi, Sıatu'l-Kıyame 52, (2503, 2504)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar da kim?" diye sordum: "Bunlar," dedi, "insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenlerdir."

Ebu Davud, Edeb 40, (4878, 4879)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilse, Allah Teala Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebeiyle bir makam elde eder (orada salah ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü onu mürdiler makamına oturtarak (rezil eder ve mürdilere münasib azabla azablandırır.)"

Ebu Davud, Edeb 40, (4876)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Müstevred

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ribanın en kötüsün haksız yere müslümanın ırzını (manevi şahsiyetini) rencide etmektir."

Ebu Davud, Edeb 40, (4876)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Said İbnu Zeyd

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir mü'mini bir münafığa (gıybetçiye) karşı himaye ederse, Allah da onun için Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de müslümana kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin (günahından paklanıp) çıkıncaya kadar hapseder."

Ebu Davud, Edeb 41, (4883)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Muaz İbnu Esed el-Cüheni

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ne fasık ne de mücahir (günahı açıktan işleyen) kimse için söylenen gıybet sayılmaz. Mücahir olan hariç, bütün ümmetim affa mazhar olmuştur." [Rezin ilavesidir. Buhari'de ikinci kısım mevcuttur. Edeb, 60]

Müslim, Zühd 52, (2990)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kattat (söz taşıyan) cennete girmeyecektir." [Müslim'in rivayetinde "nemmam cennete girmeyecektir" şeklinde gelmiştir.]

Buhari, Edeb 50; Müslim, İman 169, (105); Ebu Davud, Edeb 38, (4771); Tirmizi, Birr 79, (2027)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | Huzeyfe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana kimse ashabımın birinden (canımı sıkacak bir ) şey getirmesin. Zira ben, sizin karşınıza, içimde hiç bir şey olmadığı halde çıkmak istiyorum."

Tirmizi, Menakıb (3893); Ebu Davud, Edeb 33, (5860)
Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında | GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Resulullah (sav), benim yanımda iki cariye, Buas (savaşı ile ilgili hamasi) türküler söylerken çıkageldi. Gidip yatağın üzerine (yan üstü uzandı ve yüzünü de (aksi istikamete) çevirdi. Derken (babam) Hz. Ebu Bekr (ra) girdi. Derhal beni azarladı ve: "Resulullah'ın hane-i saadetlerinde şeytan çalgısı ha!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav), ona yönelip: "Bırak onları (söylesinler!)" buyurdu. (Onlar sohbete dalıp, bizden) dikkatlerini çekince, ben cariyelere göz işareti yaptım, kalkıp gittiler." Hz. Aişe devamla der ki: "Bir bayram günüydü. Siyahiler, mescidde kılıç-kalkan oyunu oynuyorlardı. Ben mi Resulullah (sav)'dan taleb etmiştim (bilemiyorum), yoksa o (kendiliğinden) mi, "Seyretmek ister misin?" buyurdular. Ben: "Tabii!" dedim. Kalktı, beni geri tarafına aldı yanağım yanağının üstünde olduğu halde durduk. "Ey Erfideoğulları göreyim sizi (oynayın)!" diyordu. Ben usanınca(ya kadar böyle devam ettik. Usandığımı farkedince): "Yeter mi?" buyurdular. Ben: "Evet!" dedim. "Öyleyse git!" dediler.

Buhari, İydeyn 2, 3, 25, Cihad 81, Menakıb 15, Menakıbu'l-Ensar 46, Nikah 82, 114; Müslim, İydeyn 19, (892); Nesai, İydeyn 35-36, (3,195-197)
Musiki Ve Eğlence Hakkında | MUSİKİ VE EĞLENCE BÖLÜMÜ | Aişe

Bir düğün sırasında Karaza İbn Ka'b ve Ebu Mes'ud el-Ensarî'nin yanına girdim, bir kısım cariyeler şarkı söylüyorlardı. Dayanamayıp: "Sizler Resulullah (sav)'ın Bedir ashabından olun da yanınızda şu iş yapılsın, olacak şey değil" dedim. Bunun üzerine onlar "dilersen bizimle dinle, dilersen git. Bize düğünde eğlenme ruhsatı verildi!" dediler.

Nesai, Nikah 80, (6,135)
Musiki Ve Eğlence Hakkında | MUSİKİ VE EĞLENCE BÖLÜMÜ | Amr İbnu Sa'd

Bana ulaştığına göre, Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü şöyle seslenecektir: "Kulaklarını eğlence ve şeytan çalgısından uzak tutanlar neredeler? Onları misk bahçelerine dahil edin!" Sonra Melaike aleyhimüssalatü vesselam'a seslenecek: "Onlara benim takdirlerimi duyurun ve haber verin ki, kendilerine artık ne korku var, ne de üzüntü!" [Rezin ilavesidir.]

Rezin
Musiki Ve Eğlence Hakkında | MUSİKİ VE EĞLENCE BÖLÜMÜ | Muhammedi İbnu'l-Münkedir

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog