Arama

Sahiheyn'de gelen bir diğer rivayette: "Kahtan'dan, insanları değneğiyle idare eden bir adam çıkmadıkça kıyamet kopmaz" buyrulmuştur.

Buhari, Fiten 23, Menakıb 7; Müslim, Fiten 60, (2910)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: "Herhalde savaşı ben kazanacağım" der."

Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 29, (2894); Ebu Davud, Melahim 13, (4313, 4314); Tirmizi, Cennet 26, (2572, 2573)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta da bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur."

Tirmizi, Zühd 24, (2333)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri ipekten daha yumuşak bir rüzgarı Yemen'den gönderir. Bu rüzgar, kalbinde zerre mikter iman bulunan hiç kimseyi hariç tutmadan hepsinin ruhunu kabzeder."

Müslim, İman 185, (117)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav): "Kıyamet sadece şerir insanların üzerine kopacaktır!" buyurdular.

Müslim, Fiten 131, (2949)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Abdullah İbnu Havale el-Ezdi (ra)'nin yanına indim. Bana: "Resulullah (sav) bizi, ganimet alalım diye yaya olarak gönderdi. Biz de döndük ve hiçbir ganimet elde edemedik. Yorgunluğumuzu yüzlerimizden anlayıp aramızda doğrularak: "Ey Allah'ım, onları bana tevkil etme; ben onları üzerime almaktan acizim! Onları kendilerine de tevkil etme, bu işten kendileri de acizdirler. Onları diğer insanlara da tevkil etme kendilerini onlara tercih ederler!" buyurdular. Sonra elini başımın üstüne koydu ve: "Ey İbnu Havale! Hilafetin (Medine'den) Arz-ı Mukaddese'ye (Suriye'ye) indiğini görürsen, bil ki artık zelzeleler, kederler, büyük hadiseler yakındır. O gün kıyamet, insanlara, şu elimin, başına olan yakınlığından daha yakındır" buyurdu.

Ebu Davud, Cihad 37, (2535)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | İbnu Zuğb el-Eyadi

İstanbul'un fethi kıyamet anında olacaktır.

Tirmizi, Fiten 25, (2240)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) (bir gün): "Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vacib olur" buyurmuşlardı. (Yanındakiler): "Ey Allah'ın Resulü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam saydı: 1- Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir meta haline gelirse. 2- Emanet (edilen şeyleri emanet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman. 3- Zekat (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telakki ettikleri zaman. 4- Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği; 5- Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı; 6- Mescidlerde (rıza-yı ilahi gözetmeyen husumet, alış-veriş, eğlence ve siyasata vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman. 7- Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu; 8- (Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği; 9- İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği; 10- (San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği; 11- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgarı, [(zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) veya gökten taş yağmasını, (hazfı)] bekleyin."

Tirmizi, Fiten 39, (2211)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Ali

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Çıkış itibariyle, kıyamet alametlerinin ilki güneşin battığı yerden doğması, kuşluk vakti insanlara dabbetu'l-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir."

Müslim, Fiten 118, (2941); Ebu Davud, Melahim 12, (4310)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | İbnu Amr İbnu'l-As

Resulullah (sav) (birgün): "Beytu'l Makdis'in imarı Yesrib'in harabıdır. Yesrib'in harabı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame İstanbul'un fethidir, İstanbul'un fethi Deccal'in çıkmasıdır!" buyurdular. Sonra elini (Resulullah), konuşmakta olduğu kimsenin (yani Hz. Muaz'ın) dizine vurdular ve: "Bu söylediğim kesinlikle hakikattir. Tıpkı senin burada oturman hak olduğu gibi" buyurdular." Hz. Muaz burada kendisini kasdetmektedir. [Yani Aleyhissalatu vesselam'ın konuştuğu ve dizine elini vurduğu kimse Muaz İbnu Cebel (ra)'dir.]"

Ebu Davud, Melahim 3, (4294)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Muaz İbnu Cebel

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Melhame ile Medine'nin fethi arasında altı yıl vardır. Yedinci yılda da Mesih Deccal çıkar."

Ebu Davud, Melahim 4, (4296); İbnu Mace, Fiten 35, (4093)
Kıyametin Muhtelif Alametleri | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Büsr

Resulullah (sav): "Surun sahibi (İsrafil aleyhisselam), sur denen borusunu ağzına dayamış, yüzünü çevirmiş, kulağını dikmiş, üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu, sanki ashabına çok ağır gelmişti: "Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah'ın Resulü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!), Allah'a tevekkül ettik, -belki de "tevekkülümüz Allah'adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular.

Tirmizi, Kıyamet 9, (2433)
Kıyametin Ahvali - Sur'a Üflenmesi Ve Neşr | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Ebu Said

Resulullah (sav)'a sur'dan sorulmuştu: "Bu, içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi.

Ebu Davud, Sünnet 24, (4742); Tirmizi, Kıyamet 9, (2432)
Kıyametin Ahvali - Sur'a Üflenmesi Ve Neşr | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | İbnu Amr İbni'l-As

Resulullah (sav): "İki sur arasmda kırk vardır!" buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler: "Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resulullah'ın hadisine devam etti.) "Sonra Allah semadan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler, insanda bir kemik hariç hepsi çürür. Bu çürümeyen, acbu'z-zeneb denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkib edilecektir."

Buhari, Tefsir, Zümer 3, Amme 1; Müslim, Fiten 141, (2955); Muvatta, Cenaiz 48, (1, 239); Ebu Davud, Sünnet 24, (4743); Nesai, Cenaiz 117, (4, 111)
Kıyametin Ahvali - Sur'a Üflenmesi Ve Neşr | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'minin ruhu, cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir."

Muvatta, Cenaiz 49, (1, 240); Nesai, Cenaiz 117 (4,108); İbnu Mace, Zühd 32, (4271)
Kıyametin Ahvali - Sur'a Üflenmesi Ve Neşr | KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ | Ka'b İbnu Malik

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog