Arama

Bir diğer rivayette: "Kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan bir kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse de cennete girmez" buyrulmuştur.

Müslim, İman 147; Ebu Davud, Edeb 29, (4091); Tirmizi, Birr 61, (1999)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Yakışıklı bir adam Resulullah (sav)'a gelerek: "Ben güzelliği seviyorum. Gördüğünüz gibi bana güzellik de verilmiş. Kimsenin beni, ayakkabı bağı bile olsa bu hususta geçmesinden hoşlanmıyorum. Ey Allah'ın Resulü! Bu (haram olan) kibre girer mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! buyurdular. Ancak kibr, hakkı ibtal, halkı tahkirdir!"

Ebu Davud, Libas 29, (4092)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: Kıyamet günü, mütekebbirler küçük karıncalar gibi haşrolunurlar. Onları her yönden zillet bürümüştür. Cehennemde Büles denen bir hapishaneye sevkedilirler. Ateşlerin ateşi onları bürür. Cehennem ehlinin irinleri kendilerine içecek olarak verilir. Bu içeceğe tinetu'l-habal denir."

Tirmizi, Kıyamet 48, (2494)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi kendisini (halktan büyük görüp) uzak tuta tuta cebbarlar arasına kaydedilir de onların başına gelen musibete duçar olur."

Tirmizi, Birr 61, (2001)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Selemetu'bnu'l-Ekva

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar, ya cehennem kömüründen başka bir şey olmayan ölmüş ecdadlarıyla övünmekten vazgeçerler, yahut da Allah katında, burnuyla pislik yuvarlayan mayıs böceğinden daha adi bir dereceye düşerler. Allah Teala hazretleri sizlerden cahiliye kibrini temizledi. Artık o, muttaki bir mü'min yahut bedbaht bir facirdir. İnsanların hepsi Hz. Adem'in evlatlarıdır. Adem ise topraktan yaratılmıştır."

Ebu Davud, Edeb 120, (5116); Tirmizi, Menakıb (3950, 3951)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, kıyamet günü, büyüklenerek elbisesini sürüyenin yüzüne bakmayacaktır." Bir diğer rivayette: "Elbisesini çalımla sürüyene bakmayacaktır" denmiştir.

Buhari, Libas 1, 2, 5, Fezailu'l-Ashab 5, Edeb 55; Müslim, Libas 42, (2085); Muvatta, Libas 11, (2, 914); Tirmizi, Libas 8, (1730); Nesai, Zinet 102, (8, 206); Ebu Davud, Libas 28, (4086)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: Kim namazda izarını (gömleğini) çalımla yere değecek kadar uzatırsa, Allah onun ne günahını affeder, ne de onu kötü amellere karşı korur."

Ebu Davud, Salat 83, (637)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam, nefsinin hoşuna giden bir takım elbise içinde saçları da yapılmış olarak giderken yürüme sırasında kibre düşmüştü ki, birden yere battı. Kıyamet kopuncaya kadar orada zorlukla batmaya devam edecek."

Buhari, Libas 5; Müslim, Libas 49, (2088)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıskançlıktan bir nevi var ki Allah sever; bir kısmı da var ki Allah onu sevmez. Allah'ın sevdiği kıskançlık, kişinin (mehariminden haram kılınmış bir fiil görmesi ile) şüphe halinde duyduğu kıskançlıktır. Allah'ın sevmediği kıskançlık, şüphe olmadan kıskançlık duymasıdır. Aynı şekilde bir kısım gurur vardır ki Allah hoşlanmaz, bir kısmı da var, Allah hoşlanır. Allah Teala'nın sevdiği gurur, kişinin savaş sırasında ve sadaka verme esnasında nefsine güvenerek duyduğu gururdur. Allah'ın buğzedip sevmediği gurur ise, taşkınlık ve övünme sırasında duyduğu gururdur."

Ebu Davud, Cihad 114, (2659); Nesai, Zekat 66, (5, 78)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Cabir İbnu Atik

Benim hakkımda "Sende kibr var" diyorsunuz. Ben eşeğe binmiş, (dikişsiz) kumaşı (elbise olarak) sarınmış, keçiyi sağmış birisiyim. Üstelik Resulullah (sav) bana: "Bun(lar)ı yapan kimsede hiçbir kibir bulunmaz" buyurdular.

Tirmizi, Birr 61, (2002)
Kibir Ve Ucub Hakkında | KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ | Cübeyr İbnu Mut'im

Resulullah (sav): "Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi?" buyurmuş ve bunu üç kere tekrar etmişlerdi. "Evet!" deyince: "Allah'a şirk koşmak, anne ve baba haklarına riayetsizlik, cana kıymak!" buyurdular. Bu sırada dayanmış durumda idi, yere oturup: "Haberiniz olsun! Yalan söz, yalan şahidlik!" dedi ve bunu o kadar tekrar etti ki, "Keşke kesse artık!" temennisinde bulunduk.

Buhari, Şehadat 10, Edeb 6, İstizan 35, İstitabe 1; Müslim, İman 143, (87); Tirmizi, Şehadat 3, (2302)
Kebair Hakkında | KEBAİR BÖLÜMÜ | Ebu Bekre

Babası (radıyallahu anh)'ndan anlatıyor: "Resulullah (sav)'a bir adam kebairden sormuştu, şöyle cevap verdiler: "Onlar dokuzdur!" buyurdular ve saydılar: "Şirk, sihir, insan öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, namuslu kadınlara iftirada bulunmak, anne ve babaya haksızlık, kıbleniz olan Beytu'l-Haram (da masiyet işlemey)i sağlığınız ve ölümünüzde helal addetmek."

Ebu Davud, Vesaya 10, (2875); Nesai, Tahrim 3, (7, 89)
Kebair Hakkında | KEBAİR BÖLÜMÜ | Ubeyd İbnu Umeyr

Dedim ki: "Ey Allah'ın Resulü! Allah nezdinde en büyük günah hangisidir?" "Seni yaratmış olan Allah'a eş koşmandır!" buyurdular. "Sonra hangisidir?" dedim. "Seninle birlikte yiyecek diye, evladım öldürmendir!" buyurdular. Ben yine: "Sonra hangisidir?" dedim. "Komşunun helalliği ile zina etmendir!" buyurdular.

Buhari, Tefsir, Bakara 3, Furkan 3, Edeb 20, Muharibin 20, Diyat 1, Tevhid 40, 46; Müslim, İman 141, (3181, 3182), Tefsir, Furkan; Nesai, Tahrim 4, (7, 89, 90); Ebu Davud, Talak 50, (2310)
Kebair Hakkında | KEBAİR BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Resulullah (sav) "Kişinin anne ve babasına sövmesi büyük günahlardandır" buyurmuşlardı. Orada bulunanlar: "Hiç kişi anne ve babasına söver mi?" dediler. "Evet! Kişi, bir başkasının babasına söver, o da babasına söver; annesine söver, o da bunun annesine söver!" buyurdular.

Buhari, Edeb 4; Müslim, İman 146, (90); Tirmizi, Birr 4, (1903); Ebu Davud, Edeb 129, (5141)
Kebair Hakkında | KEBAİR BÖLÜMÜ | İbnu Amr İbni'l-As

Babası (ra)'ndan anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bizimle müşrikler arasındaki fark, kalansuveler üzerindeki sarıklardır."

Ebu Davud, Libas 24, (4078); Tirmizi, Libas 47, (1785)
Giyim Ve Kıyafet | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Muhammed İbnu Rükane

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog