Arama

Bir rivayette de şöyle denmiştir: "Resulullah (sav)'a (hacc sırasında) bitten şikayet ettiler. Aleyhissalatu vesselam onlara katıldıkları gazveleri sırasında ipek gömlekler giymeye ruhsat tanıdı."

Buhari, Libas 29, Cihad 91; Müslim, Libas 25, (2076); Tirmizi, Libas 2, (1722); Ebu Davud, Libas 13, (4056); Nesai, Zinet 93, (8, 202)
İpek Hakkında | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Hz. Ömer (ra) el-Cabiye'de halka hitap ederek: "Resulullah (as) iki, üç veya dört parmak yeri hariç, ipek giymeyi yasaklamıştı!" dedi.

Müslim, Libas 12, (2069)
İpek Hakkında | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Süveyd İbnu Gafele

Resulullah (sav)'a siyah bir bürde (hırka) yaptım, bunu giydi, içinde terlediği zaman ondan yün kokusu hissetti. Bunun üzerine o hırkayı çıkarıp attı. Aleyhissalatu vesselam güzel kokudan hoşlanırdı.

Ebu Davud, Libas 22, (4074)
Yün Hakkında | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Aişe

Hz. Aişe (ra)'nın yanına girdim. Bana yamalı bir giysi ve kaba bir izar çıkardı ve "Resulullah (sav) şu iki (parça)nın içinde vefat etti!" dedi.

Buhari, Humus 5, Libas 19; Müslim, Libas 35, (2080); Ebu Davud, Libas 8, (4036); Tirmizi, Libas 10, (1733)
Yün Hakkında | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Ebu Bürde İbnu Ebi Musa el-Eş'ari

Resulullah (sav), bir sabah üzerinde, siyah kıldan yapılmış desenli bir giysi olduğu halde çıktı.

Müslim, Libas 36, (2081); Ebu Davud, Libas 6, (4032); Tirmizi, Edeb 49, (2814)
Yün Hakkında | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. Musa aleyhisselam'ın Rabbi Teala hazretleriyle konuştuğu gün, üzerinde yünden bir şalvar, yünden bir cübbe, yünden bir kisa, yünden küçük bir serpuş (takke) vardı. Ayağında da ölü eşek derisinden mamul bir ayakkabı vardı."

Tirmizi, Libas 10, (1734)
Yün Hakkında | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | İbnu Mes'ud

Resulullah (sav)'ın minderi deridendi ve içi hurma lifiyle dolu idi.

Buhari, Rikak 17; Müslim, Libas 38, (2082); Ebu Davud, Libas 46, (4146, 4147); Tirmizi, Libas 27, (1762)
Minder Ve Yastıklar | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav)'a evde (bulunması gereken) yataklar zikredilmişti. Şöyle buyurdular: "Kişinin kendisi için bir yatak, kadın için bir yatak, misafir için bir yatak lazımdır. Dördüncü yatak şeytanadır."

Ebu Davud, Libas 45, (4142); Nesai, Nikah 82, (6,135); Müslim, Libas 41, (2084)
Minder Ve Yastıklar | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Cabir

Resulullah (sav)'ın bir yastığa solu üzerine yaslandığını gördüm.

Ebu Davud, Libas 45, (4143); Tirmizi, Edeb 23, (2771)
Minder Ve Yastıklar | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Cabir İbnu Semüre

Babası (ra)'ndan anlatıyor: "Resulullah (sav) vahşi hayvanların derilerinden yaygı yapılmasını nehyetti."

Ebu Davud, Libas 43, (4132); Tirmizi, Libas 32, (1771); Nesai, Fere' 12, (7, 176)
Minder Ve Yastıklar | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Ebu'l-Melih

Resulullah (sav)'dan beni giydirmesini talep ettim. Bunun üzerine bana iki parça hayşe (adi keten) bezi giydirdi. Kendimi, bununla arkadaşlarım arasında en iyi giyinmiş gördüm.

Ebu Davud, Libas 6, (4032)
Minder Ve Yastıklar | LİBAS (GİYECEKLER) BÖLÜMÜ | Utbe İbnu Abdi's-Sülemi

Zeyd İbnu Halid (ra)'i işittim. Diyordu ki: "Resulullah (sav)'a altın veya gümüş buluntu hakkında sorulmuştu. "Kesesini ve bağını belle sonra onu bir yıl ilan et. (Sahibini) bilemezsen, onu harca. O yanında bir emanet olsun. Günün birinde arayanı gelecek olursa, ona ödersin" buyurdu. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam'a kaybolmuş develerden soruldu. "Kaybolan develerden sana ne? Onları (kendi haline) bırak. Zira sahibi onu buluncaya kadar, ayağında çarığı, sırtında su tulumu vardır. Suya gider, ottan yer" buyurdular. Bu sefer (kaybolmuş) davardan soruldu: "Onları alın. Zira onlar ya senindir, ya (kaybeden) kardeşinindir, ya da kurdundur" buyurdular."

Buhari, İlm 28, Şürb 12, Lukata 2, 3, 4,11, Talak 22, Edeb 75; Müslim, Lukata 1, (1722); Muvatta, Akdiye 46, (2, 757); Ebu Davud, Lukata 1, (1704, 1705, 1706, 1707, 1708); Tirmizi, Ahkam 35, (1372, 1373)
Lukata (Buluntular) Hakkında | LUKATA (BULUNTULAR) BÖLÜMÜ | Yezid Mevla'l-Münbais

Resulullah (sav)'a (dalında) asılı meyve hakkında sorulmuştu: "İhtiyaç sahibi, sepetine almaksızın ağzıyla ulaşırsa, kendisine bir vebal gelmez. Ancak kim de, eteğinde (birşeyler) alarak oradan çıkarsa, aldığının iki kat değeriyle borçlanır. Ayrıca (ta'zir nevinden) ceza da yer. Kim de yığın yapıldıktan sonra meyveden çalarsa ve bunun değeri miğfer fiyatını bulursa, eli kesilir" buyurdu. Sonra kendisine lukata (buluntu)dan sorulmuştu: "İşlek yolda bulunmuş olanla, insanların çokça yaşadığı meskun karyede bulunmuş olanı bir yıl boyu ilan et. Eğer sahibi gelirse hemen ver. Eğer gelmezse artık o senin olmuştur. Harabede bulunmuş ise, bununla, maden için humus (beşte bir) vergisi vardır" buyurdular.

Ebu Davud, Lukata 1, (1710, 1711, 1712, 1713); Nesai, Kat'u's-Sarik 11, (8, 84-85)
Lukata (Buluntular) Hakkında | LUKATA (BULUNTULAR) BÖLÜMÜ | Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi

Ali İbnu Ebi Talib (ra), (bir gün), Hz. Fatıma (ra)'nın yanına girmiş idi. O sırada Hz. Hasan ve Hüseyin ağlamakta idiler. "Niye ağlıyorsunuz?" diye sordu. Hz. Fatıma: "Acıktılar!" dedi. Hz. Ali (bir yiyecek temin etmek üzere) çıktı. Derken yolda bir dinar para buldu. Dönüp Hz. Fatıma'ya gelerek haber verdi. O da: "Falan Yahudiye git, bununla un satın al!" dedi. Ali (ra) ona vardı ve un aldı. Yahudi ona: "Sen, kendini Allah elçisi zanneden şu zatın damadı mısın?" dedi. Hz. Ali'nin "evet"i üzerine: "Dinarını al, un da senin olsun!" dedi. Ali oradan aynlıp, Fatıma (ra)'ya unu ve dinarı getirdi, durumu da anlattı. Hz. Fatıma: "Şimdi de şu falan kasaba git, bize bir dirhemlik et al!" dedi. Hz. Ali gidip, dinarı bir dirhemlik et mukabilinde rehin bıraktı. Eti Hz. Fatıma'ya getirdi. O hamur yaptı , (tencereye) koydu, ekmek pişirdi. Babasına haber gönderdi. Resulullah yanlarına gelince, Hz. Fatıma: "Ey Allah'ın Resulü! (Şu yemeğin) hikayesini size anlatayım da eğer helalse yiyelim, bizimle siz de yiyin. Bunun mahiyeti şöyle şöyledir..." diye anlattı. Aleyhissalatu vesselam: "Allah'ın adıyla yiyin!" buyurdular ve hep beraber ekmekten yediler. Onlar daha yerlerinde iken, bir köle gelip, Allah ve İslam adına dinar bulan var mı?" diye sormaya başladı. Resulullah (sav) onu çağınp (dinarı hakkında) sordu. Köle: "Çarşıda benden düştü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ali! Haydi kasaba git. Ona: "Resulullah (sav) sana "Dinarı bana göndersin, dirhemini ben ödeyeceğim!" diyor de!" emretti. Kasap dinarı gönderdi. Resulullah (sav) onu öleye verdi.

Ebu Davud, Lukata 1, (1714)
Lukata (Buluntular) Hakkında | LUKATA (BULUNTULAR) BÖLÜMÜ | Sehl İbnu Sa'd

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir buluntu ele geçirirse, buna adalet sahibi birini şahid kılsın, ne filanı terkederek buluntuyu gizlesin, ne de (bir başka yere yollayarak) nazardan kaçırsın. Sahibini buldu mu hemen ona versin. Sahibini bulamazsa (bilsin ki) bu mal Allah'ın malıdır, Allah onu dilediğine verir."

Ebu Davud, Lukata 1, (1709)
Lukata (Buluntular) Hakkında | LUKATA (BULUNTULAR) BÖLÜMÜ | İyaz İbnu Hımar

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog