Arama

Resulullah (sav) dediler ki: "Allah Teala hazretleri şöyle buyurdular: "Ey ademoğlu! Kendini ibadetine ver, gönlünü zenginlikle doldurayım, fakrını kapayayım. Böyle yapmazsan ellerini meşguliyetle doldururum, fakrını da kapamam."

Tirmizi, Kıyamet 31, (2467); İbnu Mace, Zühd 2, (4107)
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah'ın Resulü" dedik, senin yanında iken kalplerimiz maneviyatta rikkate gelip inceliyor, dünyaya karşı alakamız kesiliyor ve ahireti sanki görmüş gibi oluyoruz. Yanınızdan ayrılınca ailemizle ünsiyet edip çocuklarımızı kokladık mı, önceki halimizi inkar ediyoruz, bunun sebebi nedir?" Aleyhissalatu vesselam şu cevabı verdi: "Eğer siz, ayrıldıktan sonra da yanımdaki halinizi devam ettirseydiniz, melekler sizi evlerinizde ziyaret eder, yollarda sizinle müsafahada bulunurdu. Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi toptan yokeder, günah işleyip istiğfar edecek yeni bir mahluk yaratır ve onları mağfiret ederdi."

Tirmizi, Cennet 2, (2528); İbnu Mace, Siyam 48, (1752)
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Akıllı kimse, nefsini muhasebe eden ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz de, nefsini hevasının peşine takan ve Allah'tan temennide bulunan kimsedir."

Tirmizi, Kıyamet 26, (2461)
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Şeddad İbnu Evs

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yedi şeyden önce amelde acele edin: Unutturucu fakirliği mi bekliyorsunuz? Tuğyan ettirip azdırıcı zenginliği mi bekliyorsunuz? İfsad edici hastalığı mı bekliyorsunuz? Aklınızı götürecek ihtiyarlığı mı bekliyorsunuz? Ani ölüm mü bekliyorsunuz? Deccali mi bekliyorsunuz. Bu beklenen gaib bir şerdir. Yoksa kıyameti mi bekliyorsunuz? Kıyamet ise hepsinden kötü, hepsinden daha acıdır."

Tirmizi, Zühd 4, (2308); Nesai, Cenaiz 123, (4, 4)
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. Kadın, şeytanın oltasıdır, dünya seugisi her çeşit hatanın başıdır." [Rezin tahriç etmiştir.]

Rezin
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Huzeyfe

Resulullah (sav) (bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek): "Ey kadınlar cemaati! (Allah yolunda) sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm" buyurdular. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın: "Niye cehennemliklerin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!" dedi. O kadın tekrar: "Ey Allah'ın Resulü! Aklı ve dini eksik ne demek?" diye sorunca Aleyhissalatu vesselam açıkladı: "Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, Ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder."

Buhari, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsuf 9, Nikah 88; Müslim, Küsuf 17, (907), İman 132, (79); Nesai, Küsuf 17, (3, 147); Muvatta, Küsuf 2, (1, 187)
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Tefekkür edilmeden yapılan kıraatte, (beklenen) hayır yoktur. Fıkıh olmayan ibadette (çok) hayır yoktur. Fakihlerin fakihi, halkı Allah'ın rahmetinden ümitsizliğe düşürmeyen ve Allah'ın mekrinden de emniyete salmayan ve insanları Kur'an'dan başka şeye rağbete sevketmeyen kimsedir." [Rezin tahric etmiştir.]

Rezin
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Ali

İmam Malik'e ulaştığına göre, Hz. İsa İbnu Meryem (as) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın zikri dışında çok kelam etmeyin, kalpleriniz katılaşır. Çünkü katı kalp Allah'tan uzaktır, fakat bunu bilemezsiniz. Kendiniz efendiler imişçesine insanların günahlarına bakmayın, bilakis, kullar olarak kendi günahlarınıza bakınız. Çünkü insanlar(ın bir kısmı) belaya maruzdur, (bir kısmı) afiyete mazhardır, bela (imtihan) sahiplerine merhamet edin. Mazhar olduğunuz afiyete de hamd edin."

Muvatta, Kelam 8, (2, 986)
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Resulullah (sav) bir gün bize namaz kıldırdı, sonra minbere çıktı, eliyle kıble cihetine işaret etti ve: "Size namaz kıldırdığım andan beri, bana cennet ve cehennem gösterildi. Onlar şu duvarın önünde temessül etmiş vaziyette idiler. Hayırda ve şerde bugünkü kadarını hiç görmedim" buyurdu.

Buhari, Ezan 91, Salat 40, Rikak 18
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Enes

Ebu Talha el-Ensari (ra) bahçesinde namaz kılıyordu. Derken (dübsi denen kumruya benzeyen) bir kuş uçtu. Gidip gelmeye, çıktığı yeri aramaya başladı, fakat bulamadı. Bu hal Ebu Talha'nın garibine gitti ve bir müddet gözleriyle kuşu takip etti. Sonra namazına döndü. Ne kadar kıldığını bilemiyordu. Kendi kendine: "Bu malımdan bana fitne arız oldu!" dedi. Resulullah (sav)'a gelerek namazda başına gelen fitneyi anlattı ve "Ey Allah'ın Resulü! Bu (bağım Allah için) sadakadır, onu dilediğine ver!" dedi.

Muvatta, Salat 67, (1, 98)
Mev'izeler Hakkında | MEV'İZELER BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Ebi Bekr

Resulullah (sav), meyve ve ekinden çıkacak olan bütün mahsulün yarısı karşılığında Hayber'ı (Yahudilere) verdi. Her sene zevcelerine, yüz vask veriyordu. Seksen vask kuru hurma, yirmi vask arpa. Hz. Ömer (ra) başa geçince, Hayber'ı taksim etti ve Resulullah (sav)'ın zevcelerini, kendilerine arazı ve suyu ikta etmek veya her yıl almakta oldukları vaskları tazmin etme arasında muhayyer bıraktı. Onlar bu teklifi benimsemede farklı kararlara vardılar. Bir kısmı arazi ve suyu tercih etti, bir kısmı da vaskları tercih etti. Hz. Aişe ve Hz. Hafsa (ra) arazi ve suyu tercih edenlerdendi."

Buhari, Müzaraa 8, 9, 11, İcare 22, Şirket 11, Şurut 5, Megazi 10; Müslim, Musakat 2,(1551); Ebu Davud, Büyu 35; Tirmizi, Ahkam 41, (1383); Nesai, Müzaraa 46, (7, 53)
Müzaraanın Cevazı | MÜZARAA (ZİRAİ ORTAKLIK) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Müslim'in bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Resulullah (sav) Hayber hurmalarını ve arazisini kendi emvalleri gibi işleyip meyvesinin yarısını Resulullah'a vermeleri şartıyla Hayberlilere geri verdi."

Müslim, Müsakat 5, (1551)
Müzaraanın Cevazı | MÜZARAA (ZİRAİ ORTAKLIK) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Yine Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Resulullah (sav) Hayber'i fethettiği zaman, Yahudiler, Resulullah'a müracaat ederek, çalışıp elde edecekleri ekin ve meyve hasılatının yarısını vermek şartıyla kendilerini arazilerinde bırakmasını talep ettiler. Aleyhissalatu vesselam onlara; "Biz sizi, dilediğimiz zamana kadar orada bırakabiliriz" dedi ve kalmalarına müsaade etti. Hayber'in meyve hasılatının yarısı iki hisseye taksim ediliyordu, Resulullah (sav) bu gelirin humusunu (beşte birini) alıyordu."

Müslim, Müsakat 4, (1551)
Müzaraanın Cevazı | MÜZARAA (ZİRAİ ORTAKLIK) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Ekim arazileri, Resulullah (sav) zamanında, -tarlaya su alınan dere kenarındaki- ekin, tarla sahibinin olması ve ne kadar olduğunu bilmediğim bir miktarda saman verilmesi karşılığında kiralanırdı.

Nesai, Müzaraa 46, (7, 53)
Müzaraanın Cevazı | MÜZARAA (ZİRAİ ORTAKLIK) BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

İmam Malik anlatıyor: "Bana ulaştığına göre, Abdurrahman İbnu Avf (ra) bir tarlayı kiraladı. Ölünceye kadar da bu arazi elinde kaldı. Oğlu dedi ki: "Ben bu araziyi uzun müddet babamın elinde kaldığı için bizim malımız sanıyordum. Babam öleceği sırada tarlanın bize ait olmadığını söyledi ve tarlanın kirasından ödenmesi gereken bir miktar borcun altın veya gümüş olarak ödenmesini emretti."

Muvatta, Kirau'l-Arz 4, (2, 712)
Müzaraanın Cevazı | MÜZARAA (ZİRAİ ORTAKLIK) BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog