Arama

Resulullah (sav) altmış üç yaşında vefat etti. Hz. Ebu Bekir de altmış üç yaşında vefat etti. Hz. Ömer de altmış üç yaşında vefat etti (ra).

Müslim, Fezail 114, (2348)
Resulullah (sav)'ın Doğumu Ve Yaşı | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Enes

Kureyşliler, birbirlerine küfrün ve sapıklığın devamını tavsiye ettiler ve aralarında; "Bizim üzerinde olduğumuz şey var ya, bu, o köksüz sürgün (mesabesinde olan Muhammed)in üzerinde olduğu şeyden daha doğrudur!" dediler. Bunun üzerine, Allah Teala hazretleri Kevser suresini inzal buyurdu: "Şüphesiz ki biz sana kevseri verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl arkası kesik (nesilsiz) olan, sana düşmanlık edenin ta kendisidir" (Kevser 1-3). Bundan sonra Resulullah (sav)'ın beş erkek çocuğu oldu. Dördü Hz. Hatice (ra)'den: Abdullah: Bu en büyükleri idi; Tahir -bunun Abdullah olduğu ve bunların üç tane oldukları da söylenmiştir-; Tayyib, Kasım ve Mariye'den olan İbrahim. Resulullah (sav)'ın dört tane de kızı vardı: Bunlardan Zeyneb, Ebu'l-As İbnu'r-Rebi'in nikahı altında idi. Rukiyye ve Ümmü Gülsüm: Bu ikisi, Ebu Leheb'in oğulları olan Utbe ve Uteybe'nin nikahı altında idiler. "Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve kurudu da..." (Tebbet 1-5) vahy-i şerifi nazil olduğu zaman, Ebu Leheb oğullarına onları boşamalarını emretti. Bunun üzerine Hz. Osman önce Rukiyye ile evlendi. Rukiyye onunla birlikte Habeşistan'a hicret etti. Orada Hz. Osman'ın Abdullah adında bir oğlu dünyaya geldi. Hz. Osman ona izafeten (Ebu Abdillah diye) künye almıştı. Sonra Rukiyye (ra) vefat etti. Ondan sonra Hz. Osman Ümmü Gülsüm (ra) ile evlendi. Hz. Fatıma (ra): Bu Hz. Ali (ra)'nin nikahı altında idi. Hz, Ali'nin Fatma'dan Hasan, Hüseyin ve Muhsin adlarında üç erkek çocuğu ile Zeyneb ve Ümmü Gülsüm adlarında iki kız çocuğu dünyaya geldi. Bunlardan Zeyneb, Abdullah İbnu Ca'fer (ra)'in nikahı altında idi. Hz. Ali, Ümmü Gülsüm'ü de Hz. Ömer'e nikahlamıştır. Radıyallahu anhüm ecmain." [Rezin tahric etmiştir.]

Rezin
Resulullah (sav)'ın Çocukları | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Resulullah (sav), oğlu İbrahim öldüğü zaman buyurdular ki: "O daha memede iken öldü. Onun cennette iki sütannesi var. Bunlar onun sütunu (iki yıla) tamamlayacaklar. Çünkü o benim oğlumdur."

Müslim, Fezail 63, (2316)
Resulullah (sav)'ın Çocukları | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Enes

Ali'nin evladlarından Muhammed'in oğlu İbrahim anlatıyor: "Hz. Ali (ra) Resulullah (sav)'ı vasfettiğı zaman şöyle derdi: "Resulu-i Ekrem (sav) efendimiz çok uzun boylu olmadığı gibi, (azaları) birbirine girmiş kısa boylu da değildi, orta boylu bir insandı. Saçları kıvırcık değildi, düz de değildi, dalgalıydı. Şişman değildi, yuvarlak yüzlü de değildi, yanakları uzuncaydı. Rengi kırmızıya çalan, beyazdı. Gözleri siyah ve kirpikleri uzundu, goğsünde göbeğine kadar inen kıldan bir hat vardı. El ve ayaklarının parmakları kalıncaydı. Eklem yerleri ve iki küreğin birleşme yeri olan omurga iri idi. Bir tarafa dönünce (sadece başını çevirmez) bütün vücudunu çevirirdi. Yürüyünce, yamaçtan iniyormuşcasına öne meylederek yürürdü. İki omuzu arasında peygamberlik mührü vardı. O, peygamberlerin mührü (sonuncusu) idi. İnsanlann en iyi kalplisi, en şecaatlisi ve en doğru sözlüsü idi. O ahlakça herkesten yüce, muaşere yönüyle de en geçimlisi idi. Onu aniden gören ondan heybet duyardı; bilerek beraber olan, kalpten severdi. Onu vasfeden şöyle derdi: "Ben ne O'ndan önce, ne de O'ndan sonra O'nun gibisini görmedim." Resul-i Ekrem çabuk konuşmazdı; her işitenin anlayacağı şekilde teker teker konuşurdu."

Tirmizi, Menakıb 19, (3642)
Resulullah (sav)'ın Sıfatları Ve Ahlakları | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Ali

Ehl-i Kitap saçlarını düz salınmaya bırakırlar, müşrikler de ayırırlardı. Resulullah (sav) ise (vahiy yoluyla) emredilmediği hususlarda Ehl-i Kitab'a uygun hareket etmekten hoşlanırdı. Bu sebeple saçını alnından serbest bıraktı. Bilahare (bütün müşrikler Müslüman olduktan sonra) saçlarını (alnından) ayırdı.

Buhari, Libas 70, Menakıb 23, Fezailu'l-Ashab 52; Müslim, Fezail 90, (2336); Ebu Davud, Tereccül 10, (4188); İbnu Mace, Libas 36, (3632)
Resulullah (sav)'ın Sıfatları Ve Ahlakları | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Anlattığına göre, "Resulullah (sav)'a saçındaki aklardan sorulunca (Enes) şöyle cevap vermiştir: "Allah O'nu, beyazla çirkinleştirmemiştir." Bir rivayette de şöyle demiştir: "O, kişinin başında ve sakalında bulunan beyazları yolmasını mekruh addederdi. Ve [Enes (ra)]: "Resulullah (sav) saçlarını boyamadı. Beyaz kıl (onda nadirdi ve sadece) alt dudağında, şakaklarında ve başında bir nebzecik vardı" derdi.

Müslim, Fezail 104,105, (2341)
Resulullah (sav)'ın Sıfatları Ve Ahlakları | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav)'ı gördüm, sadece alt dudağında yani anfetesinde beyaz gördüm.

Buhari, Menakıb 23; Müslim, Fezail 106, (2342)
Resulullah (sav)'ın Sıfatları Ve Ahlakları | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Ebu Cuhayfe

Resulullah (sav)'ı, berber onu tıraş ederken gördüm. Ashabı etrafını çevirmişti. Aleyhissalatu vesselam'ın tek kılının yere düşmesini istemiyorlar, birinin eline düşsün istiyorlardı.

Müslim, Fezail 75, (2325)
Resulullah (sav)'ın Sıfatları Ve Ahlakları | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav) ile birlikte ekmek ve et yedim ve: "Ey Allah'ın Resulü! Allah seni mağfiret buyursun!" dedim. Bana: "Seni de!" diye karşılıkta bulundu. Ravi der ki: "(İbnu Sercis'e): "Resulullah sana istiğfarda mı bulundu?" diye soruldu. O: "Evet, "Seni de!" de dedi" diye cevap verdi ve sonra şu ayeti okudu. (Mealen): "Kendi günahın için de, mü'min erkek ve mü'min kadınlar için de Allah'tan af diIe..." (Muhammed 19). İbnu Sercis devamla dedi ki: "Sonra etrafında döndüm, iki omuzu arasında peygamberlik mührünü gördüm. Sol kürek kemiğinin geniş tarafında idi, yumruk gibi ve üzerinde siğiller emsali benler vardı."

Müslim, Fezail 112, (2346)
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Sercis

Resulullah (sav)'ın peygamberlik mührü, iki omuzu arasında idi. Tıpkı bir güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızı bir yumru (gudde = bez) idi.

Tirmizi, 42, (3647)
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Cabir İbnu Semüre

Ben Resulullah (sav)'dan daha güzelini hiç görmedim. Sanki güneş mübarek yüzlerinde yürüyor gibiydi. Yürürken Resulullah (sav)'dan daha hızlı yürüyen kimse de görmedim. Sanki yer O'nun ayağı altında duruluyor gibiydi. Biz O'nunla beraber yürürken kendimizi zorlardık. O ise, aldırmazdı.

Tirmizi, Menakıb 26, (3650)
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sav) konuşurken (ağır ağır konuşurdu. Öyle ki) eğer biri çıkıp, kelimeleri saymak istese sayardı. O, sözü sizin gibi peş peşe getirmezdi.

Buhari, Menakıb 23; Müslim, Fezailu's-Sahabe 19, (2493), Zühd 71; Tirmizi, Menakıb 20, (3643); Ebu Davud, İlm 7, (3654, 3655)
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Aişe

Resulullah (sav), söylediği bellensin diye kelamını üç kere tekrar ederdi.

Tirmizi, Menakıb 21, (3644)
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Enes

Resulullah (sav), oturup konuştuğu zaman, (vahiy bekleyerek veya Mele-i A'la'ya iştiyak duyarak) çok sık nazarını semaya çevirirdi.

Ebu Davud, Edeb 21, (4837)
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Abdullah İbnu Selam

(Annem) Ümmü Süleym, Resulullah (sav) için yere bir post serer, O da üzerinde kaylule (öğle uykusu) kestiridi. Aleyhissalatu vesselam uyanınca annem O'nun terini ve kıllarını toplardı. Bunlan bir şişede toplar, sonra onu sürünme maddesine katardı. [Ravi devamla der ki: "Hz. Enes (ra) muhtazar (can çekişme halinde) olunca kefenine sürülecek hanuta bundan katılmasını vasiyet etti."]

Buhari, İsti'zan 41; Müslim, Fezail 84, (2331); Nesai, Zinet 119, (8,218)
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler | PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ | Enes

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog