Arama

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kim bir kimse için şefaatçi olur, o da bu şefaatine karşı bir hediyede bulunursa hediyeyi kabul ettiği taktirde, riba kapılarından büyük bir kapıya girmiş olur."

Ebu Davud, Büyu 84, (3541)
Hediye Hakkında | HEDYE BÖLÜMÜ | Ebu Ümame

Ben ehl-i suffadan bir kısım insanlara yazı ve Kur'an'ı öğretmiştim. Onlardan bir adam bana bir yay hediye etti. Ben de: "(Bu yay) benim için (büyük) bir mal değil, onunla Allah yolunda atış yaparım, gidip Resulullah (sa)'a soracağım" dedim. Gidip sordum: "Ey Allah'ın Resulü!" dedim, "kendilerine yazı ve Kur'an öğrettiğim kim­selerden biri bana bir yay hediye etti. Bu benim için bir mal da değil. Ben onunla Allah yolunda atış yaparım!" dedim. Aleyhissalatu vesselam bana: "Eğer ateşten bir takı takınmayı seversen kabul et!" diye cevap ver­di.

Ebu Davud, Büyu 37, (3417)
Hediye Hakkında | HEDYE BÖLÜMÜ | Ubade İbnu's-Samit

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Bir kimse bir atiyyede bulunur veya bir hibede bulunursa, sonradan atiyye ve hibesinden rücu etmesi ona helal olmaz, sadece baba çocuğuna yaptığı bağıştan dönebilir."

Ebu Davud, Büyu 83, (3539); Tirmizi, Büyu 52, (1299); Nesai, Hibe 2, (6, 265); İbnu Mace, Hibe 2, (2377)
Hibe Hakkında | HİBE BÖLÜMÜ | İbnu Abbas ve İbnu Ömer

Bir rivayette: "Atiyye veya hibesinden dönen, kusmuğuna dönen köpek gibidir" denmiştir.

Ebu Davud, Büyu 83, (3539); Tirmizi, Büyu 52, (1299); Nesai, Hibe 2, (6, 265); İbnu Mace, Hibe 2, (2377)
Hibe Hakkında | HİBE BÖLÜMÜ | Bilinmiyor

İbnu Abbas (ra)'dan merfu olarak şu hadis kaydedilmiştir: "Kusmuğuna rücu eden köpek gibi hibesinden dönen kimsenin kötü örneği bize yakışmaz."

Buhari, Hibe 14, 30, Hiyel 14; Müslim, Hibat 5 , (1622); Ebu Davud, Büyu 83, (3538); Tirmizi, Büyu 62, (1298); Nesai, Hibe 2, (6, 265)
Hibe Hakkında | HİBE BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Anlattığına göre, "babası onu (Nu'man'ı) Resulullah (sa)'a getirmiş ve: "Ey Allah'ın Resulü! Ben bu oğluma bir köle bağışladım! [Sen bu bağışıma şahid ol]" demiştir. Aleyhissalatu vesselam: "Her çocuğuna böyle bir bağışta bulundun mu?" diye sormuş, babası "hayır!" deyince: "Öyleyse bağışından dön!" emretmiştir.

Buhari, Hibe 2, 11, Şehadat 9; Müslim, Hibat 9, (1623); Muvatta, Akdiye 39, (2, 751); Ebu Davud, Büyu 85, (3542, 3543, 3544, 3545); Tirmizi, Ahkam 30, (1367); Nesai, Nahl 1, (6, 558-261)
Hibe Hakkında | HİBE BÖLÜMÜ | Nu'man İbnu Beşir

Resulullah (sa) Mekke'yi fethettiği zaman şu hitabede bulundu: "Bilesiniz! Kocasının izni olmadan bir kadının (kocasının malından) bağışta bulunması caiz değildir."

Ebu Davud, Büyu 86, (3546, 3547)
Hibe Hakkında | HİBE BÖLÜMÜ | İbnu Amr İbni'l-As

Bir başka rivayette de şöyle gelmiştir: "Kocasının nikahında olduğu müddetçe, bir kadına malından hibede bulunması caiz değildir."

Ebu Davud, Büyu 86, (3546, 3547)
Hibe Hakkında | HİBE BÖLÜMÜ | İbnu Amr İbni'l-As

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Hakkında vasiyet edebileceği bir malı bulunan Müslüman kimsenin, vasiyeti yanında yazılı olmaksızın iki gece geçirmeye hakkı yoktur."

Buhari, Vesaya 1; Müslim, Vasiyyet 4, (1627); Muvatta, Vasiyyet 1, (2, 761); Ebu Davud, Vesaya 1, (2863); Tirmizi, Cenaiz 5, (974); Nesai, Vesaya 1, (6, 238, 239)
Vasiyet Hakkında | VASİYET BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

"Ölen, mal bırakmışsa ebeveyn ve akrabalarına vasiyette bulunsun..." (Bakara 180) ayeti hakkında demiştir ki: "Miras ayeti neshedinceye kadar vasiyet bu şekilde vacib idi."

Ebu Davud, Vesaya 5, (2869)
Vasiyet Hakkında | VASİYET BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Resulullah (sa)'a: "Hangi sadaka efdaldir?" diye sorulmuştu: "Sağlıklı ve fakirlikten korkup, zenginliğe ümit bağladığın, mala karşı cimri olduğun halde tasadduk etmen! Bu şekilde tasadduku, can boğazına gelip de falana şu kadar, feşmekana bu kadar diyeceğin zamana kadar devam ettir. O sırada (yaptığın tasaddukun sana bir faydası yok­tur, çünkü malın, artık) zaten birilerinin olmuştur."

Buhari, Vesaya 7, Zekat 11; Müslim, Zekat 92, (1032); Ebu Davud, Vesaya 3, (2865); Nesai, Vesaya 1, (6, 237)
Vasiyet Hakkında | VASİYET BÖLÜMÜ | Ebu Hureyre

Resulullah (sa) Veda Haccı senesinde, bende şiddet peyda eden bir ağrı sebebiyle yatmakta olduğum hastalığım için bana geçmiş olsun ziyaretine geldi. "Ey Allah'ın Resulü" dedim, "gördüğünüz gibi ağrım çok şiddetlendi. Ben mal mülk sahibi bir kimseyim. Bana varis olacak tek kızımdan baş­ka kimsem yok. Malımın üçte ikisini tasadduk etmek istiyorum!" dedim. Hemen "Hayır, olmaz!" buyurdular. "Yarısı?" dedim. Yine "olmaz!" buyurdular. "Üçte biri?" dedim. "Üçte birini mi? Üçte bir de çok. Senin varislerini zenginler olarak bırakman, halka ihtiyaçlarını açan fakirler olarak bırakmandan daha hayırlıdır. Sen aziz ve celil olan Allah'ın rızasını arayarak her ne harcarsan -hatta bu, hanımının ağzına koyduğun bir lokma bile olsa- mutlaka onun sebebiyle mükafaatlanacaksın" buyurdular. Ben: "Ey Allah'ın Resulü" dedim. "Ben arkadaşlarımdan sonra burada kala­cak mıyım?" dedim. "Eğer geri kalır, kendisiyle Allah'ın rızasını düşündüğün bir amel ya­pacak olursan bu ameller sebebiyle mutlaka derecen artacak, merteben yükselecektir. Şunu da söyleyeyim. Sen daha yaşayacaksın. Öyle ki Allah seninle bir kısım kavimlere hayır ulaştıracak, diğer bir kısımlarına da şer" buyurdular. Resulullah (sa) sonra şöyle dua ettiler: "Allahım! Ashabımın hicretini tamama erdir. Onları gerisin geri (başarısızlıkla) çevirme!" Ve sözlerini [Hicret evi olan] Mekke'de ölmüş olan Sa'd İbnu Havle hakkında sarfettikleri "Lakin zavallı, Sa'd İbnu Havle'dir!" mersiyesiyle tamamladılar.

Buhari, Cenaiz 37, Vasaya 2, 3, Fezai-lu'l-Ashab 49, Megazi 77, Nafakat 1, Marza 13, 16, 43, Feraiz 6; Müslim, Vesaya 5, (1628); Muvatta, 4, (2, 763); Tirmizi, 6, (975); Ebu Davud, Vesaya 2, (2864); Nesai, Vesaya 3, (6, 241, 243)
Vasiyet Hakkında | VASİYET BÖLÜMÜ | Sa'd İbnu Ebi Vakkas

Resulullah (sa) devesinin üzerinde hitabede bulundu. Ben deve­nin boynunun altında idim. Deve durmadan geviş getiriyor, hayvanın salyası omuzlarımın arasında akıyordu. İşte bu esnada Aleyhissalatu vesselam'ın şu sözünü işittim: "Allah Teala hazretleri her hak sahibine hakkını verdi. Bu sebeple varis­lerden biri lehine vasiyet yoktur."

Tirmizi, Vesaya 5, (2122); Nesai, Vesaya 5, (6, 247)
Vasiyet Hakkında | VASİYET BÖLÜMÜ | Amr İbnu Hatice

İbnu Ebi Evfa (ra)'ya: "Resulullah vasiyette bulundu mu?" diye sordum. "Hayır" dedi. Ben tekrar: "Öyleyse, kendi vasiyette bulunmaksızın halka nasıl vasiyeti farz kı­lar veya emreder?" dedim. "Kitabullah'ı vasiyet etti!" diye cevap verdi.

Buhari, Vesaya 1, Megazi 83, Fezailu'l-Kur'an 18; Müslim, Vasiyet 16, (1634); Tirmizi, Vesaya 4, (2120); Nesai, 2 (6,240)
Vasiyet Hakkında | VASİYET BÖLÜMÜ | Talha İbnu Musarrıf

Hz. Aişe (ra)'nin yanında, Hz. Ali'nin Resulullah (sa)'ın vasisi olduğunu söylemişlerdi: "Resulullah ona ne zaman vasiyette bulundu? Öleceği sırada o be­nim göğsüme yaslanmış vaziyette idi, bir leğen getirtti. Kucağımda bükülmüştü, öldüğünü bile hissetmedim. Öyleyse ona ne zaman vasiyet etti" diye itiraz etti.

Buhari, Vesaya 1, Megazi 83; Müslim, Vasiyyet 19, (1636); Nesai, Vesaya 2,(6,240)
Vasiyet Hakkında | VASİYET BÖLÜMÜ | Esved İbnu Yezid

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog