Arama

Ben Resulullah'ın kimseyi dinden başka bir şeye nisbet ettiğini görmedim.

Ebu Davud, Edeb 86, (4987)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Aişe

Resulullah (sa) (namazda) emrolunduğu yerde açıktan okudu, emrolunduğu yerde sükut etti (gizli okudu). "Ve senin Rabbin unutkan değildir" (Meryem 64); "Andolsun ki, Allah'ın Resulü'nde sizin için (her hususta) güzel bir örnek vardır" (Ahzab 21).

Buhari, Ezan 105
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | İbnu Abbas

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ben size (kendiliğinden) ne bir şey veriyor, ne de sizi bir şeyden menediyorum. Ben sadece bir memurum (Allah'ın emrine göre veriyorum)." Bir rivayette de şöyle demiştir: "Ben (sadece, emre uygun şekilde) taksim ediyicim, emredildiğim yere koyarım."

Buhari, Humus 7; Ebu Davud, Haraç 13, (2949)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Ebu Hureyre

Resulullah (sa) (Allah'ın emir ve yasaklarını tebliğ eden) memur bir kul idi. Bize (Al-i Beytine) insanlardan ayrı olarak üç şey dışında hiçbir tefrikte bulunmadı. O üç şey de şunlardır: Abdesti mükemmel yapmamızı emretti. Sadaka yemememizi emretti. Merkebi at üzerine aşırmamamızı emretti."

Tirmizi, Cihad 23, (1701); Nesai, Taharet 106, (1, 89)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | İbnu Abbas

Resulullah (sa) bize (bazan) sabah oluncaya kadar Beni İsrail kıssası anlatırdı. Anlatma işini farz namaz için kalkınca bırakırdı.

Ebu Davud, İlm 11, (3663)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Abdullah İbnu Amr İbni'l-As

Resulullah (sa) Müslümanlar arasında (tedavülü) caiz olan sikke (dökülmüş paraların) bir kusur olmadan kırılmasını yasakladı.

Ebu Davud, Büyu 50, (3449)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Alkame İbnu Abdillah

Bir adam Resulullah (sa)'a gelerek: "Hayvanımı bağlayarak mı yoksa serbest bırakarak mı Allah'a tevekkül edeyim?" diye sormuştu. Ona: "Bağla ve tevekkül et!" buyurdu.

Tirmizi, Kıyamet 61, (2519)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Enes

Dahhak İbnu Kays, Mesruk'u işçi olarak kullanmak istemişti. Umare tu'bnu Ukbe ona: "Hz. Osman (ra)'ın katillerinden baki kalmış bir adamı isti'mal mi edeceksin?" dedi. Mesruk rahimehullah da ona: "Abdullah İbnu Mes'ud (ra) bana rivayet etti: "Resulullah (sa) baban Utbe'yi öldürmek istediği zaman, (baban); "Çocuklara kim hami olacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam da; "Ateş" buyurdular. Senin için Resulullah'ın (münasib görüp) razı olduğuna ben de razıyım!" dedi.

Ebu Davud, Cihad 128, (2686)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | İbrahim Nehai

Necran'ın iki sahibi Seyyid ve Akib, Resulullah (sa)'a geldiler. Onunla mülaane yapmak istiyorlardı. Bunlardan biri arkadaşına: "Bunu yapma! Eğer (Muhammed gerçek) bir peygamberse ve bize lanette bulunursa biz bir daha felah bulamadığımız gibi, bizden sonra gelecek nesiller de iflah olmazlar!" dedi. Resulullah'a gelip: "Biz sana istediğini vereceğiz, bizimle emin birini gönder. Bizimle emin olmayanı gönderme!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Ben sizinle gerçekten hakkıyla emin bir adam göndereceğim" buyurdu. Bunun üzerine Resulullah'ın ashabı (bu övülen şahıs olabilmek için) ona yaklaştı. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrah, sen kalk!" emretti. Ebu Ubeyde kalkınca, Resulullah (sa): "İşte şu, bu ümmetin eminidir!" buyurdular.

Buhari, Fedailu'l-Ashab 21, Megazi 72, İcazetu Haberi'l-Vahid 1
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Huzeyfe

Resulullah (sa) buyurdular ki: "Şeytanlar için develer vardır. Şeytanlar için evler vardır. Şeytanlara ait develere gelince, ben, onları gördüm. (Şöyle ki): Biriniz, yedeğinde, iyi beslediği seçkin develerle (yola) çıkar, bunlardan hiçbirine binmez. Yol esnasında yürümekten kesilmiş (bir din) kardeşine rastlar, devesine onu da almaz (işte bu develer şeytana aittir, çünkü gösteriş ve tefahur için beslenmiştir). Şeytana ait evlere gelince, onların, (müreffeh) inşalar tarafından (seyahata çıkınca kullanılan ve) ipeklerle örtülmüş kafeslerden (hevdeç) başkası olmadığını zannediyorum."

Ebu Davud, Cihad 62, (2568)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Ebu Hureyre

Resulullah (sa) buyurdular ki: "(Kıtlık) senesi, yağmurun yağmadığı (sene) değildir. Asıl kıtlık senesi, yağmur bol bol yağdığı halde yerin hiç birşey bitirmediği senedir."

Müslim, Fiten 44, (2904)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Ebu Hureyre

Mutarraf İbnu Abdillah İbni'ş-Şihhir, babasından naklen diyor ki: "Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ademoğlunun misali, yanibaşında doksan dokuz tane (öldürücü) belanın bulunmasına benzer. Bu belalardan kurtulmuş olsa bile, sonunda ölünceye kadar çekeceği düşkünlük hali yakalayacaktır."

Tirmizi, Kader 14, (2151)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Abdillah İbni'ş-Şihhir

Resulullah (sa) buyurdular ki: "İki (büyük) nimet vardır, insanların çoğu onlar hususunda aldanmıştır: Sıhhat. Ve boş vakit!"

Buhari, Rikak 1; Tirmizi, Zühd 1, (2305)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | İbnu Abbas

Müseylime-i Kezzab, Resulullah (sa) zamanında [Medine'ye] geldi ve: "Eğer Muhammed bu işi (hilafeti) kendinden sonra bana bırakırsa ben ona tabi olurum" demeye başladı. Sonra kavminden kalabalık bir cemaatle Medine'ye geldi. Resulullah (sa) da Sabit İbnu Kays İbni Şemmas ile birlikte ona uğradı. Bu sırada Aleyhissalatu vesselam'ın elinde bir dal parçası vardı. Arkadaşlarının arasında oturmakta olan Müseylime'ye yaklaştı ve: "Sen benden şu parçayı istemiş olsan dahi bunu sana vermem! Sen, Allah'ın senin hakkındaki emrini asla tecavüz edemeyeceksin. (Şayet bana itaatten) yüz çevirecek olursan Allah mutlaka senin hakkından gelecektir. Öyle zannediyorum ki, sen hakkında bana ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin! [işte Sabit, bana bedel sana cevap verecek!" buyurup, oradan ayrıldı.] İbnu Abbas der ki: "Ben, Resulullah (sa)'ın: "öyle zannediyorum ki, sen hakkında bana ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin" sözü ile neyi kastettiğini sordum. Ebu Hureyre (ra) bana şu hususu haber verdi: "Resulullah (sa) buyurmuştu ki: "Ben bir gün rüyamda, elimde iki altın bilezik gördüm. Yine rüyamda onlara fazla bir ilgi göstermiştim. Allah Teala hazretleri: "Onlara üfle!" diye vahyetti, ben de üfledim, derken uçup gittiler. Ben bunları, benden sonra çıkacak iki yalancı ile yorumladım."[Ravi, Ubeydullah der ki]: "Bunlardan biri, San'a'nın sahibi el-Anesi, diğeri de Yemame'nin sahibi Müseylime'dir."

Buhari, Menakıb 25, Megazi 70, 71, Tevhid 29; Müslim, Rü'ya 21, (2273)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | İbnu Abbas

Seleme İbnu Nuaym İbnu Mes'ud el-Eşcai, babası (ra)'ndan anlatıyor: "Resulullah (sa)'ın, Müseylime'nin kendisine yazdığı mektubu okuyunca, mektubu getiren iki elçiye şöyle söylediğini işitmiştir: "Bu yazdığı meselede siz ne diyorsunuz?" Elçiler: "Biz de onun söylediğini söyleriz!" dediler. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Eğer elçileri öldürmemek kaide olmasaydı boyunlarınızı muhakkak uçururdum!" buyurdular.

Ebu Davud, Cihad 166, (2761)
Muhtelif Nev'de Hadisler | MUHTELİF NEV'E GİREN HADİSLER | Seleme İbnu Nuaym

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog