Arama

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a kasem olsun, ya ma'rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya Allah'ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez."

Tirmizi, Fiten 9, (2170)
Emr-i Bi'l Ma'ruf Ve Nehy-i Ani'l-Münker Bölümü | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Huzeyfe

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Sizler yardım görecek, ganimetler elde edecek ve birçok memleketleri fethedeceksiniz. Sizden kim bu vakte ererse, Allah'tan çekinsin, ma'rufu emredip, münkerden de nehyetsin. Kim de bile bile bana yalan nisbet ederse, ateşteki yerini hazırlasın."

Tirmizi, Fiten 70, (2258)
Emr-i Bi'l Ma'ruf Ve Nehy-i Ani'l-Münker Bölümü | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | İbnu Mes'ud

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür."

Ebu Davud, Melahim 17, (4345)
Emr-i Bi'l Ma'ruf Ve Nehy-i Ani'l-Münker Bölümü | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Urs İbnu Amire el-Kindi

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zalim sultanın yanında gerçeği söylemek en büyük cihaddandır."

Ebu Davud, Melahim 17, (4344); Tirmizi 13, (2175); İbnu Mace, Fiten 20, (4011)
Emr-i Bi'l Ma'ruf Ve Nehy-i Ani'l-Münker Bölümü | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Ebu Said

Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i'tikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın". Resulullah (sav)'dan sonra, zevceleri de i'tikafa girdiler.

Buhari, Fadlu Leyletü'l-Kadr 3, İ'tikaf 1, 14; Müslim, İ'tikaf 5, (1172); Muvatta, İ'tikaf 7, (1, 316); Tirmizi, Savm 71, (790); Nesai, Mesacid 18, (2, 44); Ebu Davud, Sıyam 77, (2462, 2464); İbnu Mace, Sıyam 59; (1771)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Aişe

Biz Hz. Peygamber (sav)'le birlikte Ramazanın orta on gününde i'tikafa girdik, yirminci günün sabahı olanca eşyalarımızı (evlerimize) taşıdık. Resulullah (sav) (bir hutbe irad etti ve) sonra şunu söyledi: "İ'tikafa girmiş olanlar, i'tikaf mahallerine dönsünler. Zira bu gece bana Kadir gecesinin hangi gece olduğu gösterilmişti, sonra unutturuldu. Siz, son onda ve tek gecelerde arayın. Ayrıca bu gece kendimi su ve çamur içinde secde eder gördüm," Resulullah (sav) i'tikaf mahalline dönünce, o günün sonuna doğru hava bozdu. Mescid o sıralarda (üzeri dallarla örtülmüş) çardak şeklindeydi. Hz. Peygamber (sav)'in burnu ve burun yumuşağı üzerinde su ve çamur bulaşığını gördüm. Bu gece 21. gece idi.

Buhari, Fadlu Leyleti'l-Kadr 2, 3, İ'tikaf 1, 9, 13; Müslim, Sıyam 213, (1167)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Ebu Said

Hz. Peygamber (sav) her Ramazanda on gün i'tikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i'tikafa girdi."

Buhari, İ'tikaf 17; Ebu Davud, Savm 78, (2466); İbnu Mace, Sıyam 58 (1769)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Ebu Hüreyre

Hz. Peygamber (sav) Ramazanın son on gününde i'tikafa girerlerdi. Fakat bir sene (seferde olduğu için) i'tikafa girmedi, müteakip yıl yirmi gün i'tikat yaptı.

Ebu Davud, Savm 77, (2463); Tirmizi, Savm 79, (803); İbnu Mace, Sıyam 58, (1770)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Enes ve Übey İbnu Ka'b

Hz. Peygamber (sav) mescitte i'tikafda olduğu sırada, kendisi de hayızken, Resulullah (sav)'ın saçlarını taramıştır. Bu hizmeti yaparken kendisi odasında ayrılmamış; Resulullah (sav) başını ona uzatmıştır. Hz. Peygamber (sav) i'tikafda iken, (büyük veya küçük abdest bozmak gibi) zaruri bir ihtiyaç olmadıkça odaya girmezdi. Ebu Davud'da şu ziyade var: Resulullah (sav) itikafda iken hastaya uğrar, oyalanmadan halini sorar geçerdi. Hz. Aişe buyurdu ki: "Aslında, mütekif için sünnet olanı, hasta ziyaretine gitmemesi, cenaze merasimine katılmaması, kadına temas etmemesi, kadının tenine tenini değdirmemesi, zaruri ihtiyaç dışında çıkmamasıdır. Oruçsuz itikaf yoktur. Keza cuma kılınan mescid dışında da itikaf yoktur.

Buhari, Hayz 2, İ'tikaf 2, 3, 4, 19, Libas 76; Müslim, Hayz 6-7 (297); Muvatta, İ'tikaf 3 (1, 312); Tirmizi, Savm 80, (804); Ebu Davud, Sıyam 79 (2467, 2468, 2469), Savm 80, (2473); Nesai, Hayz 20, (1, 193)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Aişe

Hz. Peygamber (sav)'ın zevcelerinden biri, müstehaza (hayzlı olmadığı halde hastalık sebebiyle kanı akan kadının durumu) haliyle Resulullah (sav)'la birlikte itikafa girdi. Öyle ki, kadın, kanı ve elbisesinde sarı lekeyi de görüyor bu halde de namaz kılıyordu. Kanın şiddetli akması halinde (kirletmeyi önlemek için) altına leğen koyduğu oluyordu."

Buhari, Hayz 10, İ'tikaf 10; Ebu Davud, Savm 81, (2476)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Aişe

Safiyye (ra) buyurdu ki: "Hz. Peygamber (sav) i'tikafta iken ziyaret maksadıyla geceleyin yanına uğradım. Bir müddet konuştuk. Sonra geri dönmek üzere kalktım. Uğurlamak üzere de o kalktı. Kapıya kadar gelmişti ki, Ensar'dan iki kişi oradan geçiyordu. Hz. Peygamber (sav)'i görünce hızlandılar. Resulullah (sav): "Ağır olun dedi, şu yanımdaki Huyey'in kızı Safiyye'dir." Onlar "Subhanallah, dediler bu da ne demek ey Allah'ın Resulü" Hz. Peygamber (sav): "Şeytan, insana, damarlardaki kan gibi nüfuz eder. Ben, onun kalplerinize bir kötülük atmasından korkarım" buyurdu."

Buhari, İ'tikaf 8, 11, 18 Farzu'l-Humus 4, Bed'u'l-Halk 11, Edeb 121, Ahkam 21; Müslim, Selam 23-25 (2174, 2175); Ebu Davud, Sıyam 79, (2470)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | Ali İbnu'l-Hüseyn

Babam Ömer (ra) cahiliye devrinde iken geceleyin i'tikafa girmek üzere nezretmişti (adamıştı). (Hatta Mescid-i Haram'da bir gün i'tikaf yapmayı adamıştı diye de rivayet edilir). Durumu Hz. Peygamber (sav)'den sordu. Resulullah (sav) "Nezrini yerine getir" buyurdu."

Buhari, İ'tikaf 5, 15, 16, Humus 19, Megazi 54, Eyman 29; Müslim, Eyman 27, (1656); Tirmizi, Nüzur 12, 12, (1539); İbnu Mace, Keffarat 18, (2129)
İ'tikaf | İMAN VE İSLAM HAKKINDA | İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki; "Sahibi olmayan bir araziyi kim ihya ederse, bu araziyi herkesten ziyade o hak kazanır." Urvetu'bnu Zübeyr "Hz. Ömer (ra) halife iken bu hadisin hükmünü tatbik etti" dedi.

Buhari, Hars 15
İhya'ul Mevat | İHYA'UL MEVAT BÖLÜMÜ | Aişe

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Kim ölü bir araziyi ihya ederse, burası onun olur. Başkasının arazisine izinsiz ağaç dikene hiçbir hak tanınmaz. Ebu Davud'da şu ziyade var: Urve (ra) dedi ki: "Şehadet ederim ki, Hz. Peygamber (sav) şuna hükmetti; Arz, Allah'ın arzıdır, insanlar da Allah'ın kullarıdır. Kim bir ölü araziyi (mevat) ihya ederse, bu yere, o, herkesten ziyade hak sahibi olur. Bu hükmü Resulullah (sav)'dan bize, ondan namazı getirenler getirdi."

Muvatta, Akdiye 26, (2, 743); Tirmizi, Ahkam 38, (1379); Ebu Davud, Haraç 37, (3073)
İhya'ul Mevat | İHYA'UL MEVAT BÖLÜMÜ | Urvetu'bnu Zübeyr

Bana bu hadisi rivayet eden kimse şunu da anlattı: İki kişi Hz. Peygamber (sav)'a müracaat ederek aralarındaki ihtilafı arzettiler: Bunlardan biri, diğerinin arazisine hurma ağacı dikmişti. Resulullah (sav): "Tarla, eski sahibine aittir, ağaç diken de diktiklerini tarlada söksun" diye hükmetti. Ben ağaçların köklerine baltalarla vurulduğunu gördüm. Ağaçlar boylu boslu tam haldeydiler, hepsi de tarladan söküldüler.

Ebu Davud, Haraç 37, (3074)
İhya'ul Mevat | İHYA'UL MEVAT BÖLÜMÜ | Urve

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog