Arama

Resulullah (sav), kendisini Yemen'e gönderdiği zaman, ihtilam olan herkesten (vergi olarak) bir dinar veya -Yemen'de imal edilen bir kumaş olan meafiriden, bir dinara tekabül eden miktarda almasını emretti."

Ebu Davud, Haraç 30, (3038, 3039); Tirmizi, Zekat 5, (623); Nesai, Zekat 8, (25-26)
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | Muaz İbnu Cebel

Ca'fer İbnu Muhammed babasından naklediyor: "Ömer İbnul-Hattab (ra) Mecüsileri mevzubahis ederek: "Onlar hakkında nasıl hareket etmem gerektiğini bilmiyorum" dedi. Abdurrahman İbnu Avf (ra): "Sana şehadet ederim ben Resulullah (sav)'ın şöyle şöyle dediğini işittim: "Onlara, Ehl-i Kitab'a davrandığınız gibi davranın".

Muvatta, Zekat 42 (1, 278)
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | Ca'fer İbnu Muhammed

Bana ulaştı ki, "Resulullah (sav) Bahreyn Mecusilerinden cizye almıştır, keza Hz. Ömer (ra) İran Mecusilerinden, Hz. Osman (ra) da Berberilerden cizye almıştır."

Muvatta, Zekat 41, (1, 278)
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | İbnu Şihab

Anlattığına göre, Resulullah (sav) Dümetli Ükeydir'den de cizye aldı.


Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | Enes

Harb İbnu Ubeydillah, baba tarafından dedesi Umeyr es-Sakafi (ra)'den nakleder: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haraç Yahudi ve Hıristiyanlardan alınan vergidir. Müslümanlara haraç yoktur." Bir rivayette "uşur yoktur" buyurmuştur.

Ebu Davud, Harac 33, (3046-3049)
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | Harb İbnu Ubeydillah

(Babam) Ömer (ra) Nebat ahalisinden buğday ve zeytinyağından öşrün yarısı (yirmide bir nisbetinde) vergi alırdı. Bu davranışıyla kasdı Medine'ye bunlardan çokça gelmesini sağlamaktı. Kıntiyye (denen buğday ve arpa dışında kalan, nohut, mercimek, bakla nevinden tahıl) dan da öşür alıyordu."

Muvatta, Zekat 46, (1, 281)
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | İbnu Ömer

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir yerde iki kıblenin varlığı uygun olmaz. Müslüman kimseye cizye yoktur." Süfyan merhum der ki: "Bunun manası şudur: "Bir zımmi, kendisine cizye vermesi gerektikten sonra (vergisini henüz ödemeden) Müslüman olursa, artık bu vergi ondan düşer."

Ebu Davud, Haraç 34, (3053); Tirmizi, Zekat 11, (633)
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | İbnu Abbas

Kim kendi boynuna cizye akdi yaparsa, Resulullah (sav)'ın gittiği yoldan (sünnetten) beri olmuş olur.


Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | Muaz

Resulullah (sav) efendimiz buyurdular ki: "Kim bir araziyi haracı ile birlikte (satın) alırsa hicretinden rücü etmiş demektir. Kim de bir kafirin boynundan zilleti kaldırıp onu kendi boynuna koyarsa İslam'a sırtını dönmüş olur." Sinan İbnu Kays der ki: Halid İbnu Ma'dan bu hadisi benden işitince bana: "Bunu sana Şebib mi rivayet etti?" dedi. "Evet" dedim, "öyleyse" dedi, "gidince, söyle bu hadisi bana yazıp göndersin." Sinan İbnu Kays devamla dedi ki: "(Şebib'e) söyledim, onun için hadisi yazıverdi. Tekrar geldiğim zaman Halid İbnu Ma'dan kağıdı sordu. Ben de verdim. Okuyup bu hadisi işitince sahip olduğu arazinin hepsini terketti.

Ebu Davud, Haraç 38, (3082)
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler | CİHAD BÖLÜMÜ | Ebu'd Derda

Resulullah (sav) ile birlikte Hudeybiye sulhünde hazır bulunduk. (Sulh yapılıp) oradan döndüğümüz zaman, halk, develerini hızlandırarak (bir yere birikmeye) başladılar. Biz hayretle: "Bu insanlara ne oluyor, (niçin hayvanlarını hızlandırıp bir yere üşüşüyorlar?)" diye sorduk. "Resulullah (sav)'a vahiy gelmiş" dediler. Biz de, halkla birlikte harekete geçip develeri hızlandırdık, ilerleyince Resulullah (sav)'ı Kura'u'l-Gamim denen (Mekke ile Medine arasında Usfan'ın önünde bulanan) yerde bulduk. Devesinin üzerinde duruyordu. Halk toplanınca bize Fetih süresini tilavet buyurdular. Askerlerden biri: "Yani bu sulh bir fetih midir?" dedi. Resulullah (sav): "Evet!" deyip ilaveten: "Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat'a yemin ederim bu bir fetihtir" buyurdu. Süre-i celileyi okumaya devam eden Resulullah (sav): "Allah size, ele geçireceğiniz bol bol ganimetler vaadetmiştir. İman edenler için bir delil olması ve sizi doğru yola ulaştırması için bunları size hemen vermiş ve insanların size uzanan ellerini önlemiştir" mealindeki ayete kadar (Fetih 20) okudu. (Ayet'i kerimede işaret edilen acil ganimetle) Hayber kastediliyordu. Buradan ayrılınca Hayber'e gazveye çıktık. (Elde edilen ganimet) Hudeybiye'ye katılanlara taksim edildi. Bunlar bin beş yüz kişi idi. Bunlardan üç yüzü süvari idi. Ganimet on sekiz hisseye ayrıldı. Süvari olana iki, yaya olana bir hisse verildi."

Ebu Davud, Cihad 155, (2736), Harac 24, (3015)
Ganimetler Ve Fey | CİHAD BÖLÜMÜ | Mücemm'i İbnu Cariye el-Ensari

Resulullah (sav) Hayberi iki kısma ayırdı: Biri vukua gelecek hadiseler ve kendi ihtiyacı içindi, öbür kısmı da Müslümanlar arasında taksim etti. Bu kısmı on sekiz hisseye ayırdı.

Ebu Davud, Haraç 24, (3010)
Ganimetler Ve Fey | CİHAD BÖLÜMÜ | Sehl İbnu Ebi Hasme

Resulullah (sav) Hayber'i beşe taksim edip beşte birini aldıktan sonra geri kalanı, Hudeybiye Seferi'ne katılanlardan Hayber'e iştirak eden ve etmeyenler arasında taksim etti.

Ebu Davud, Harac 24, (3019)
Ganimetler Ve Fey | CİHAD BÖLÜMÜ | İbnu Şihab

Resulullah (sav) Hayber (fethedildiği) sene, (babam) Zübeyr'e dört hisse ayırdı. Bir hisse Zübeyr için, bir hisse zilkurba [(ya giren Abdulmuttalib'in kızı ve Zübeyr'in annesi olan Safiyye (ra)] için, iki hisse de atı için.

Nesai, Hayl 17, (6, 228)
Ganimetler Ve Fey | CİHAD BÖLÜMÜ | İbnu'z Zübeyr

Haşrec İbnu Ziyad'ın babaannesinden (ra) anlattığına göre, babaannesi (Ümmü Ziyad el-Eşceiyye) Resullulah (sav) ile birlikte altı kadından biri olarak Hayber Gazvesine katılır. Kadın der ki: "Bizim de iştirak ettiğimiz Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a ulaşınca Hz. Peygamber (sav) bizi yanına çağırttı. Gittik. Yüzünde öfke okunuyordu. Bize: "Kiminle çıktınız, kimin izniyle çıktınız?" diye çıkıştı. Biz: "Yün eğirip onunla Allah yolunda yardımcı oluruz. Okları (toplar gazilere) veririz, diye çıktık. Ayrıca yanımızda yaralıları tedavi için ilaç var, yemek de yaparız" dedik. Bunun üzerine: "Öyleyse kalın!" buyurdu. Cenab-ı Hakk Hayber'in fethini müyesser kılınca, bize de ganimetten, tıpkı erkeklere olduğu gibi pay ayırdı." Haşrec der ki: "Ey babaanneciğim, bu verilen ne idi?" diye sordum. "Hurma idi" diye cevap verdi.

Ebu Davud, Cihad 152, (2729)
Ganimetler Ve Fey | CİHAD BÖLÜMÜ | Haşrec İbnu Ziyad

Efendilerimle birlikte Hayber Gazvesi'ne katıldım. Resulullah (sav)'a benden bahsettiler ve benim köle olduğumu söylediler. Resulullah (sav) da bana kılıç kuşatmalarını emretti. Bana kılıç kuşatıldı. (Ancak yaşça küçük olmam ve boyumun kısalığı sebebiyle) kılıcı yerde sürüyordum. Sonra Hz. Peygamber (sav) bana ev eşyası verilmesini emretti. Delileri tedavi için okuduğum bir rukyeyi (afsunlama duası) (kontrol ettirmek için) Resulullah (sav)'a arzettim. Bir kısmını atıp, diğer bir kısmını muhafaza etmemi emretti."

Tirmizi, Siyer 9, (1557); Ebu Davud, Cihad, (2730); İbnu Mace, Cihad 37, (2855)
Ganimetler Ve Fey | CİHAD BÖLÜMÜ | Umeyr Mevla Abil-Lahm

Önceki SayfaSonraki Sayfa

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog