Arama

hardly

z. 1. zorla, güçlükle, güçbela. 2. hemen hemen: Hardly anything was left. Hemen hemen hiçbir şey kalmamıştı. I hardly knew her. Tanışıklığımız çok yüzeyseldi. This is hardly the time for that! Şimdi hiç de onun zamanı değil!

FacebookTwitterWhatsapp

    © Arkeolog